s

O meşhur yeşilden eser yok şimdi...

Londra’da sıcak dalgası etkisini sürdürüyor. Normalde her yıl bir hafta sürer geçer giderdi. O bir hafta boyunca da fütüristik felaket senaryoları dinlerdik haberlerde. Şöyle olacak, böyle olacak… Yıllar içinde sinyaller de gelmişti. Mesela 2019’daki ilk ciddi sıcak dalgasında insanlara evden çıkmayın çağrısı yapılmış (evlerde klima yok bu arada), kırımızı alarm verilmişti. Tren seferleri, rayların aşırı ısınıp genleşmesi nedeniyle aksamış, King’s Cross’ta, Thameslink terminalinin bulunduğu alanda büyük kalabalıklar gözleri tabelada bekleşip durmuştuk. Tren seferlerinin yerini otobüs seferleri aldığından ben de o zaman oturduğumuz Londra’ya 20 dakika mesafedeki evime iki buçuk saatte yarı tren yarı otobüsle kasabaların arasından dolaşarak gitmiştim.

2022’deki sıcak dalgası daha sert gelmiş, biraz daha uzun sürmüştü. Bir hafta kadar Londra’da 40 dereceleri gördüğümüz ilk sıcak dalgasıydı bu. Çayırlar tutuşmuş, Londra’nın güneyinde bir ev yanmış, sokaklarda çöpler kokmaya başlamış, parklar gölgelere serilmiş insanlarla dolmuş, Londra’nın nehir ve akarsuları serinleyen insanların istilasına uğramıştı. İnsnlar hayvanlara bir kap su koyun kampanyası başlatmıştı. Yüzmenin tehlikeli kabul edildiği ve yasak olduğu Hackney Marshes bile işgal edilmiş, nehir insan dolmuş, ağaç dallarından suya atlayanların fotoğrafları gazetelerin haftanın fotoğrafı sayfalarını süslemişti. Bol su için uyarıları yapılıyor, metroda klimaların ne kadar yetersiz olduğu konuşuluyordu. Bu dalga da neticede bir kaç gün sürdü ve eninde sonunda Londra yağmuruna ve bulutuna kavuştu. Herkes işine gücüne döndü.

Bu anlattıklarımı destekelemek için şunu belirtmem lazım, Londra’da yaz demek normalde sıcak ve güneşli geçen bir belki iki hafta demek. O haftalarda da sıcaklık 20’li dereceleri pek aşmaz. Normal bir yaz günü parçalı bulutlu, bir açıp bir kapayan, arada muhakkak yağmur yağan, 16-24 dereceler arasında seyreden bir gündür. Ceket giymek normaldir ve öğle vakti de olsa insana rahatsızlık vermez. Çoğu yaz gününde pardösüler, montlar, yağmurluklar, botlar ve şemsiye standarttır.

2022’deki şokun ardından artık her yaz mutlaka bir hafta çok sıcak geçiyor. Artık alışıldı. O hafta, bir iki iklim haberi, bazı kaygılı bilim adamlarının çok da umursanmayan demeçleri, özellikle Guardian gibi aşırı karamsar gazetelerin endişe verici ve doğrusu hayatla mücadele eden kimsenin okumaya meraklı olmadığı iç karartıcı yorumlarıyla geçiştiriliyor.

Bu yaz çok başka ama. Kuraklık geçiştirilecek gibi değil. Londra’ya en son Haziran’da yağmur yağdığını tatil dönüşü fark ettim. Son yağmurlu günün üzerinden 40 gün geçmiş. Bu inanılmaz bir iklim kayması. Senelik Türkiye tatilimizden dönünce her yeri sıcaktan kavrulmuş, değişmiş bulduk. Parklar, bahçeler, ki Londranın büyük bölümü park ve bahçedir, sapsarı, kupkuru. Londra yeşil değil, soluk sarı artık. Otlar ölmüş, toprak çatlamış. Geniş yeşil alanlar, üzerinde derin yarıklar olan kurak çöl toprağına dönüşmüş. Hyde Park, Regents Park, Primrose Hill, Richmond, Victoria Park tanınmaz halde. İlk kez hükümet NHS’e yani İngiltere’nin SGK’sına kuraklık ve sıcak konusunda kriz planı hazırlanması talimatı verdi. Yani kuraklık kalıcı olacak her yaz buna hazırlıklı olun dendi.

Yani artık mevsimlerin değiştiği, iklimin farklı bir yola girdiği, resmi olarak da kabul edilmiş oldu. Bunun olağandışı bir kereye mahsus bir olay olmadığı, artık yeni gerçekliğin sıcak ve kurak geçecek yazlar olduğu kabul edildi.

İnsan maalesef gözüyle görmediğine bir türlü inanmıyor ya da inanmak istemiyor. Bakın en azından Londra’da iklim krizi gerçek. Ben görüyorum. Sıcaktan kavrulan Londra’ya bakıyorum ve şunu demeden edemiyorum: Ey Londra, o meşhur yeşilinden eser yok şimdi…

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.