Biçare MHK Başkanı ve dublör Taylor!
Merkez Hakem Kurulu’nun “medya takip” örgütlenmesine hayranım. CIA gibi çalışıyorlar. Başkanı, “Haber ve köşe yazısı okumuyorum” diye kulağının üzerine yatarken, ekibi muhalif gazeteci ve yorumcuların her cümlesinde dava konusu detay arıyor.
Devam etsinler, bulurlarsa haberimiz olsun!
MHK Başkanı, berbat geçen sezonun ardından koltuğunu korumak için kurnaz bir plan kurguladı.
Tutunacak dalı yoktu. Dahiyane bir hamle ile hakemliği henüz bırakan İngiltere’nin dünyaca ünlü ismi Anthony Taylor’u “MHK Elit Hakem Direktörü” yaptı.
Taylor’un kariyerine söz eden çarpılır.
Lakin, aylık maaşının 15 bin euro civarında olduğu konuşulan İngiliz asilzadesi, zaman içinde nasıl bir kuyuya düştüğünü sorgulamaya başlayacaktır eminim.
Tıpkı MHK danışmanı iken canını zor kurtardıktan sonra UEFA Hakem Komitesi başkanlığına terfi eden Roberto Rosetti’nin kaçış hikayesi gibi.
Araya Uilenberg, Dallas, Vitor Melo, Pereira ve Capela’yı da sıkıştırabiliriz.
Gün bitiminde hepsi günah keçisi oldu.
Aklıma hemen şu soru geliyor;
“Elit hakem direktörünüze” rağmen işler yine kötü giderse, faturayı kime keseceksiniz?
Yanıtı belli; bu kadar maaş, huzur hakkı, tazminat ve sınırsız harcama yetkisine sahip ama liyakatten uzak bir MHK Başkanı, konforlu yaşam alanını terk eder mi?
Kol kola girin
Anthony Taylor ayağınının tozuyla Riva’da antrenmana çıktı.
Karşıma biraz “flu” da olsa ilginç bir fotoğraf karesi düştü.
En önde FIFA elit hakemimiz Halil Umut Meler, yanında Taylor, yamacında TFF ve MHK başkanlarının “prensi” Yasin Kol ve son kulvarda VAR sorumlusu eski FIFA hakemi Yaşar Kemal Uğurlu, ısınma turundalar.
Görüntü kime ne mesajdır bilemem ama Yasin Kol’un Taylor ile hangi dilde muhabbet ettiği ‘merakımdır.’
Aniden şimşek çaktı beynimde, acaba 2027 FIFA listesine Yasin Kol’u mu yazacaklar diye?
Nasıl ya; TFF başkanın hemşehrilisi de olsa UEFA maçlarında VAR odasıyla anlaşmak için tercüman mı kullanacak dedim.
Sonra aklıma çok sevdiğim Yunus Yıldırım hocanın öyküsü geldi.
O da dil bilgisinden eksik iken kokart takmış, sonra mevcut MHK tarafından UEFA gözlemcisi yazılmış, lakin pasaportuna tek damga vurduramamıştı.
Bu TFF ve MHK Başkanı döneminde artık hiçbir şeye şaşırmamak lazım.
Yaptım oldu, o kadar!
Tekke’nin Salah ile sınavı
Dünyaca ünlü bir futbol yıldızının Süper Lig’de forma giyecek olmasından heyecan duymayan var mıdır acaba?
Muhammed Salah’dan söz ediyorum elbette.
Dünya Kupası’ndan sonra menajeri Beşiktaş ile flört ederken methiye düzenlerin, Mısırlı oyuncunun Trabzonspor’a transferini sorgulamasına şaşırıyorum.
Futbol kariyeri ve kişiliği tartışmaya kapalı bir ismin Trabzonspor’a neler katacağını değil, şimdiden hangi sorunlara sebep olacağını konuşmak, anlamsız ve gereksizdir.
Bakın; Salah, Trabzonspor’a imza attığı andan itibaren, dünyanın ve Avrupa’nın pek çok ülkesinde bu transfer gündemde.
Coğrafya bilgisi zayıf olanlar ve fast food obezleri, “Trabzon kentinin, nerede ve hangi kıtada “ Son tuşa bastıklarında Türkiye’yi, ligimizi, hamsiyi ve Trabzonspor’u öğreniyorlar.
Muhammed Salah gibi bir futbol karakterinin bu enerjiyle insanları sadece statlara değil, ekranlara da mıknatıs gibi çekeceği aşikardir.
Bu gerçeğe kim karşı çıkabilir ki?
Kriz yönetimi hocada
Çıkarsa krizi yönetmek, ilk kez bir dünya starına liderlik yapacak olan Teknik Direktör Fatih Tekke’nin görevidir. Bu aynı zamanda Tekke’nin en ciddi hocalık deneyimidir.
Salah; Avrupa’daki kariyerinde Jose Mourinho, Rudi Garcia, Spalletti, Jürgen Klopp, Arne Slot gibi isimlerle çalıştı.
Son döneminde Liverpool’da Arne Slot ile yaşadığı sorunları ve sonuçlarını Fatih Hoca’nın iyi analiz etmesi gerek.
Bonservisi elinde iken daha yüksek ücretler alabileceği Suudi Arabistan veya MLS ekipleri yerine Türkiye’yi tercih etmesinin nedeni duygusal olamaz.
Bu transfer Trabzonspor cephesinde gün ışığına çıkmamış bazı projelerin habercisidir bence!
Sende Yorum yap