Aldığınız benzin gerçekten tam mı?

Bir benzin istasyonunda, geçen gün, araç sahibiyle görevli arasında geçen konuşma ilgimi çekti. Araç sahibi aldığı benzinin az doldurulduğunu düşünmüş olacak ki, “Pompada bir hata olabilir mi?” diye sordu. Görevli, “Pompada ne yazıyorsa o…” dedi.

Belki görevli haklıydı, belki aracın yakıt göstergesi, araç sahibini yanıltıyordu. Ancak bu konuşma kafama takıldı. Pompada ne yazıyorsa onu ödüyoruz. Peki, pompa 1 litre gösterdiğinde ölçü kabına da gerçekten 1 litre yakıt doluyor mu?
Biz akaryakıt alırken önce fiyata, sonra pompadaki litreye bakıyoruz. Aldığımız yakıtı ölçme ya da kontrol etme şansımız yok. 1 litre yazıyorsa 1, 40 litre yazıyorsa 40 litre aldığımızı kabul ediyoruz. Tamamen pompanın doğru çalıştığına güveniyoruz.
Elbette bir sürücünün “Benzin az geldi” demesi kanıt olamaz. Araçların yakıt göstergeleri hassas bir ölçüm cihazı da değil. Ancak benim sormak istediğim başka: Türkiye’deki pompalar sahada ne kadar doğru ölçüm yapıyor? Kaç istasyon, ne sıklıkla denetleniyor? Kaç sayaçta eksik ya da fazla ölçüm tespit ediliyor?
Pompanın ayarı doğru mu?
Biraz araştırdım. Akaryakıt sayaçlarında izin verilen azami hata payı yüzde 0.5. Bu da 20 litrelik dolumda yaklaşık 100 mililitre demek. Bu sınırın dışında çalışan sayaç, TSE tarafından mühürleniyor. Ardından yetkili tamir ve ayar servisine başvurulması gerekiyor.
Yüzde 0.5 ilk bakışta küçük görünebilir. Ancak Türkiye genelinde her gün milyonlarca litre akaryakıt satıldığını düşündüğümüzde, mililitrelerle başlayan farkın toplamı bence hiç de küçük olmayabilir.
Akaryakıt sayaçları iki yılda bir muayeneye tabi tutuluyor. Muayeneleri TSE gerçekleştiriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilileri ise gerekli gördüğünde ya da ihbar üzerine çat kapı denetim yapabiliyor. Tüketici şikâyet ederse pompa yeniden ölçülebiliyor. Şüphe duyan sürücü ALO 130’a da başvurabiliyor.
Ancak benim merak ettiğim mevzuat değil, sahadaki sonuç. İki yılda bir muayene yeterli mi? Aradaki sürede pompalar nasıl takip ediliyor? Denetimlerde nasıl bir tablo çıkıyor?
Bu konu bence çok önemli! TÜİK’in Haziran 2026 verilerine göre, Türkiye’de trafiğe kayıtlı 34 milyon 545 bin 132 motorlu kara taşıtı bulunuyor. EPDK’nin lisans sorgulama sistemine göre, 9 Ağustos 2026 itibarıyla Türkiye’de 12 bin 605 istasyonlu bayilik lisansı var. Kaba bir hesapla istasyon başına yaklaşık 2 bin 740 taşıt düşüyor.
Elbette her araç aynı istasyondan yakıt almıyor, her istasyonda da birden fazla pompa bulunuyor. Ancak bu rakamlar akaryakıt piyasasının ne kadar büyük olduğunu göstermeye yetiyor. Milyonlarca sürücü, her yakıt alışında pompanın ekranında yazan rakama güvenerek parasını ödüyor.
Akaryakıtın litre fiyatını kuruşu kuruşuna takip ediyoruz. O hâlde o litrenin gerçekten tam verilip verilmediğini de aynı hassasiyetle takip etmemiz gerekiyor.
“Pompada ne yazıyorsa o” demek kolay!
Asıl soru şu: Pompa gerçekten doğru mu yazıyor?
38 günde 38 gece
Güzel bir etkinlikle yazımı sonlandırayım. Kocasinan Belediyesi, Fuar38 ile eski fuar geleneğini canlandırdı. 31 Temmuz’da Muazzez Ersoy konseriyle başlayan etkinlik, 6 Eylül’de sona erecek. Programda geleneksel fuar oyunları, yaz sineması ve sahne şovları yer alıyor. Coşkun Sabah, Kubat, Hakkı Bulut ve sürpriz isimler de sahneye çıkacak. Vali Gökmen Çiçek, Kayseri’ye birlik ve beraberliğin yakıştığını söyledi. Başkan Ahmet Çolakbayrakdar ise projenin belediyenin öz kaynaklarıyla hazırlandığını belirterek, “Kendi yağımızda kavrulduk” dedi.
Sende Yorum yap