s

Beyaz sayfa lekeli olmasın

Bir ligin daha başına geldik. 3-5 gün sonra ak koyun-kara koyun belli olacak. Başarısız, kötü görünenler, "Daha sabredin, transfer dönemi devam ediyor" diyecek. İyi sonuçlar alanlar da takımlarıyla böbürlenecek.

Kulüpleri bir kenara bırakalım ve geçen sezonun en çok eleştirilenlerine bir bakalım mı? Evet evet bildiniz, hakemlerimiz... Üstelik Anthony Taylor gibi bir fenomen de işbaşında... Sadece eğitimci mi olacak yoksa harbi harbi, Avrupa'daki örneklerde olduğu gibi direktörlük mü yapacak göreceğiz.

Ama biz dersimizi herkesten önce aldık! Darısı sizin başınıza...

Üst klasman hakem seminerinin açılışı sonrasında, Taylor'dan yeni kurallarla ilgili bir sunum geldi basın mensuplarına... Ama adam iki okkalı soru sordu ki, "Siz ne biliyorsunuz?" der gibi herkesi mat etti. Ya da etmeye çalıştı. Kıssadan hisse, sözün özü şunu dedi:

"Eleştirileriniz kurallara göre olmalı... Futbol oyun kuralları rehberliğinde tenkitlerde bulunmalısınız."

Sandım ki, o "quiz"de başarılı cevap vereni hakem kadrosuna alacaklar! Ama öyle olmadı. Zaten yaşım tutmazdı.

Ben "yorumcu" değil "gazeteci" olduğum için üzerime alınmadım. En fazla bir pozisyon yaşandığında kitapçığa bakar, yine doğruyu yazarım. Ama hakemler bilmek, uygulamak zorunda...

Taylor'un zaman geçirme konusunda hakemlere söylediği en kritik cümle, "Siz polis değilsiniz. Daha esnek davranmalıysınız. Futbol bir matematik değil... Kesin yargı içermez" oldu.

Gazetecilerle konuşurken söylediği en hassas söz ise şu oldu: "Geçmişe değil, geleceğe bakalım. İşin içinde insan var. Tam mükemmeliyet söz konusu değil. Bize bu sezon bir şans vermelisiniz."

Var mı itirazı olan?

Lig sıfırdan başlıyorsa, hakemler de "beyaz sayfa" ile başlayacak tabii ki... Nasıl takımlara transfer dönemi sonuna kadar bir şans veriliyorsa, "futbol alemi" de hakemlere bu şansı tanımalı...

Ancak Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu'na, ders bitiminde hakemlik camiasında herkesin merak ettiği iki kritik soruyu yönelterek, gazetecilik görevini yerine getirmek istedim. Sağ olsun o da kırmadı, hiç arkaya dolanmadan doğrudan yanıtladı.

İletişim ve şeffaflık konusunda basınla ilişkileri devam ettireceğini söyleyen Sayın Başkan'a, "Statüye göre MHK, 9 üyeden oluşmak zorunda... Ancak iki üyenin istifası sonrasında bu tamamlanmadı.

Özellikle PMİK yeniden oluşturulacak mı, bu aykırılık son bulacak mı?" derken, geçen sezon atamalarda kulüplerle ortak hareket etme gibi bir düşünceleri bulunduğunu, dolayısıyla bu sezonki atamaların nasıl gerçekleşeceğini de ekledim.

Bilmeyenler için söyleyeyim; Profesyonel Müsabaka İcra Kurulu (PMİK), talimata göre oluşturulmak zorunda... Ayrıca talimat'ta PMİK'in açılımı şöyle: "Profesyonel lig, Türkiye Kupası ve Süper Kupa müsabakalarına hakem, gözlemci ve mentör atamalarını yapmak üzere, MHK Başkanı ve Merkez Hakem Kurulu üyeleri arasından atanacak iki üyeden oluşturulur" denmekte...

Ancak Ahmet Şahin ile Yunus Yıldırım'ın istifası sonrasında atama yapılmadı. Kimseye duyurulmadan PMİK oluşturulmuşsa bilemem!

Gündoğdu'nun ifadeleri netti:

"MHK'ya atama düşünmüyoruz. Bu şekilde devam edecek. Atamalar konusunda da kulüpler bu sürece dahil olmak istemedi. Bu nedenle yine aynı şekilde devam edecek."

Bir Merkez Hakem Kurulu Başkanı ancak bu kadar net olabilirdi. Dahası var mı?

Anthony Taylor haklıydı:

"Kitabı bilmeyen işini yapamaz."

Ama ya kitaba uymayanlar... Kulüplerden, futbolculardan, hakemlerden hatta gazetecilerden kurallara uymasını bekleyenler, kendileri kurala uymazsa... O zaman yine tartışılan bir MHK karşımıza çıkar.

İster istemez, "Hakemlik mi yerlerde yoksa hakem yönetimi mi?" sorgulaması kendiliğinden ortaya çıkar ki, bu da "beyaz sayfa"nın daha baştan lekelenmesine neden olur.

İyisi mi siz bir kez daha düşünün.

Categories: Beyaz sayfa lekeli olmasın

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.