Sakız çiğneyerek çene hattı yapılır mı?

Son zamanlarda sosyal medyada sıkça karşıma çıkıyor: “Çene hattını belirginleştirmek istiyorsanız bol bol sakız çiğneyin.” Hatta bazı videolarda sert sakızların önerildiğini, saatlerce çiğnemenin adeta spor yapmak gibi anlatıldığını görüyorum. Peki, gerçekten öyle mi?
Sakız çiğnemek tabii ki çiğneme kaslarımızı çalıştırıyor. Özellikle çene köşesinde bulunan kaslar daha fazla çalışıyor. Ancak burada önemli bir ayrıntı var. Yapılan kontrollü bir çalışmada, düzenli sakız çiğnemenin 6 ay sonunda çene kemiğinin şeklini veya çiğneme kasının kalınlığını belirgin biçimde değiştirmediği görüldü. Yani “ne kadar çok sakız, o kadar keskin çene” denklemi bilimsel olarak doğrulanmış değil.
Üstelik işi fazla abartmanın bir bedeli olabilir. Uzun süre ve çok yoğun sakız çiğnemek, çene kaslarında ağrı ve yorgunluğa, bazı kişilerde ise çene eklemi şikâyetlerine yol açabilir. Özellikle çene ekleminde problemi, diş sıkma veya gıcırdatma alışkanlığı olanların daha dikkatli olması gerekir. Çünkü çene eklemi problemi olan hastalarımıza, çeneyi çok fazla yormamalarını; çekirdek çitleme, tırnak yeme gibi alışkanlıkları bırakmalarını söylüyoruz. Tabii ki bu uyarılarımıza, “Sert sakızları hiçbir zaman, yumuşak sakızları da uzun süre çiğnemeyin.” diye ekliyoruz.
Ama sakızın tamamen haksızlığa uğramasına da izin vermeyelim. Şekersiz sakız, tükürük akışını artırarak ağız içindeki asitlerin dengelenmesine yardımcı olabilir ve özellikle yemeklerden sonra çürük riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Benim önerim şu: Çene hattı uğruna saatlerce sakız çiğnemeyin. Sakızı ağız sağlığı için, mümkünse şekersiz olarak tüketin; çene hattını ise sakızdan çok genetik yapı, yağ oranı ve genel yüz yapısının belirlediğini unutmayın.
Sende Yorum yap