Türkiyenin ilk evlat edinen bekar babası! İlk günden beri ona hikayemizi anlatıyorum

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr - Ordu’dan İstanbul’a göç eden kalabalık bir ailenin en küçük ferdi olarak dünyaya gelen Serkan Özübek (51), ilk ve ortaöğrenimini devlet okullarında tamamladıktan sonra Şişli Terakki Lisesi’nden mezun oldu. Yıldız Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlayan Serkan, 1997 yılından bu yana, özel sektörde çalışıyor. Hayatı uzun yıllar planlı, düzenli bir çizgide ilerlerken, yakın bir arkadaşının, bekar bir kadın olarak evlat edinme sürecine girmesi ve çocuğuna kavuşması, Serkan’ın zihninde bir kıvılcım yaktı.
O anne-çocuk ilişkisini yakından gözlemledikçe, fikrin ağırlığı arttı. "O güzel ebeveynlik halini gördükçe, bu fikrin içimde büyüdüğünü fark ettim"diyen Serkan’ın aynı dönemde, KALBEN Derneği ile yolu kesişti. Derneğin kurucusu Pelin Çalışkanoğlu Ekşi ile tanışması, onu bir başvuru sahibinden çok daha fazlasına dönüştürdü. KALBEN Derneği’nin kurucu üyeleri arasında yer alıp, devlet korumasındaki çocuklar için projelerde aktif rol oynadı. Çocuklarla temas ettikçe, oyunlar oynadıkça, sohbet ettikçe içindeki düşünce de netleşti. "Ben bu çocuklardan birinin babası olmalıyım"fikri derinleşti.

‘YA BENİ SEVMEZSE, YA ANLAŞAMAZSAK DİYE ENDİŞELENİYORDUM’
Bu konuda ilk olmasının aslında gurur yanında biraz da şaşkınlık ve hatta üzüntü yarattığını dile getiren Serkan,"2016 yılında başvurumu yaptım, 2017 yılında başvurum onaylandı, 2018 yılı sonlarında oğluma kavuştum. 2002 yılında medeni kanunda değişiklik yapılmış ve bekar kadın ve erkeklere de evlat edinme hakkı tanınmış. Aradan geçen 16 yılda, ilk olmam aslında çok da gururlanacak bir şey değil gibi geliyor bana. 2016 yılı Şubat veya Mart aylarında artık kesin kararımı vermiştim ama gidip başvurmaya henüz cesaret edemiyordum. Her gece düşünüyordum, yapabilir miyim, ya beni sevmezse, maddi gücüm yeter mi gibi sorular vardı"dedi ve ekledi:

‘ERKEKLERİN KENDİNE BİLE BAKAMAYACAĞINA DAİR BİR ÖNYARGI VAR’
"Kişilik olarak, düzenli, disiplinli, mantıklı, çocuklarla iyi anlaşan birisiyim"diyen Serkan, “Hayata pozitif yönünden bakan bir yönüm var. ‘İyi düşün, iyi şeyler başına gelsin’ sözüne de inanan birisiyim. 6 tane yeğenim var. Hepsiyle arkadaş gibiyiz. Keza arkadaşlarımın çocukları da beni çok sever. Tüm bunları düşününce, babalık yapabileceğime inandım. Herkes beni çok destekledi. İş arkadaşlarım, özel arkadaşlarım, ailem. Hepsi tam destek verdi. Zaten, prosedürler sırasında özellikle aileniz size destek mi diye çok inceliyorlar. Yeri gelmişken, en alttan en üste kadar tüm kurum çalışanlarına, evlat edinme-koruyucu aile biriminde çalışan uzmanlara sonsuz teşekkürler. Hepsi de gerçekten çocuklar için, onların iyiliği için canla başla çalışıyor” bilgisini paylaştı.
"Bir erkeğin bırakın bir çocuğa, kendine bile doğru düzgün bakamayacağına dair bir önyargı var"diyen Serkan, “Ama ben bunun en büyük sebeplerinden birisinin eşler ve anneler olduğuna inanıyorum. Maalesef ataerkil bir toplumda, erkekler belki de olması gerekenden daha fazla el üstünde tutulup, kendilerini geliştirmeleri için fırsatlar verilmiyor. Geliştirmek derken, yalnız başlarına sağlıklı bir şekilde yaşamaları için demek istiyorum. Mesela, kız-erkek kardeşler olarak çok arkadaşlarım var. Evde yemek yenecekse, annelerin ‘kızım kalk, kardeşine-abine yemek koy, kızım, sofrayı topla’ gibi işleri hep kızlarına söylediğine çok şahit oldum. Erkek kardeşlerin de işine geliyor bu. Ben ve abilerim, annem ve babam yazları köye gidip 3-4 ay kaldığında, kendi başımıza yetiyorduk. Babam, evde salata yapardı. Kendi tabağını kendisi kaldırırdı. Elinden geldiği için ve açıkçası güzel de yaptığı için, bayramlarda tatlıları babam yapardı. Biz böyle gördük, böyle büyüdük. Bu sebeple, aslında annelere çok iş düşüyor bana göre” şeklinde konuştu.

‘BEKAR ERKEK OLDUĞUM İÇİN İLAVE PROSEDÜRLER OLDU’
Gündelik hayatta sorgulanma değil, tam aksine daha çok takdirle karşılaştığına dikkat çeken Serkan, “Evlat edinme haricinde, tek ebeveyn baba olmak, tek ebeveyn anne olmaktan daha takdir gören bir şey. Çünkü demin bahsettiğimiz gibi önyargıları yıkmış oluyorsunuz. ‘Babaya bak, bravo’ deniyor ama annenin görevi gibi görülüyor ebeveynlik. Bu nedenle, genelde erkeklere pozitif ayrımcılık oluyor. Resmi olarak ise, evet bekar erkek olduğum için ilave prosedürler oldu. Daha fazla incelendim. Ve en önemlisi, normalde olmayan bir prosedürle, annemin evine de sosyal hizmet uzmanları ziyarette bulundu. Burada amaç, ailesi de destek mi diye anlamaktı” ifadelerine yer verdi ve ekledi:

‘BABALIK DEĞİL DE TEK EBEVEYNLİK ZOR BENCE’
Babalığın, anlatılmaz yaşanır bir şey olduğunu söyleyen Serkan, “Sabır gerektiriyor. Bu çocuğu ilmek ilmek işliyorsunuz. Geleceğe sizin yetiştirdiğiniz, sizin değerlerinizle büyüyen bir eser bırakıyorsunuz aslında. Benim babamın da bizimle, çocukları ile arası çok iyiydi ama tabii çocuk gözüyle ya da yetişkin olunca arkadaşlarınızın babalığına uzaktan bakınca, çok da zor değil gibi geliyordu. Daha çok anneler ilgileniyor çocuklarla gibi geliyordu. Şu an, çok zor diyemem ama kolay da değil tabii. Maddi olarak da zor, manevi olarak da. İkisi de aslında tek ebeveyn olmakla ilgili. Her türlü sorumluluk sizin omuzlarınızda. Yani aslında babalık değil, tek ebeveynlik zor bence. Ama avantajları da var güzellikleri de” şeklinde konuştu.
"Evlat edindiğiniz çocuk 1 yaşından büyükse çocuk eve gelmeden önce yuvaya gidip onunla oyunlar oynuyorsunuz, kitap okuyorsunuz, bağ kurmaya çalışıyorsunuz"diyen Serkan, “Buna “bağlanma programı” deniyor. Ben de 1 hafta boyunca, işten izin alıp sabahları yuvaya gittim. Öğlene kadar oyunlar oynadık. Sonrasında yuva müdürü, verilen raporlar, kendi gözlemleri neticesinde baba/anne - çocuk ilişkisi kurulduğuna kanaat getirirse, 'Çocuğu alabilirsiniz' diyor. Burada amaç, eve geldiğinde size alışmış olsun. Bu sebeple, sizi 'baba olarak' kabul etmemesi zor bir ihtimal. Ancak elbette ilerleyen zamanlarda, sizinle problem yaşayabilir, tartışabilir, ergenlikte olaylar çıkabilir. Ancak bu, biyolojik çocuğunuz olsa da başınıza gelebilir. Bu sebeple, baba olarak kabul etmezse değil de, ya sevmezse diye endişelerim vardı. Ancak, bu konuda da hiç problem yaşamadım. Çok güzel bir ilişkimiz var. Sayısını hatırlamadığım kadar kitap okudum. Çok ciddi, adeta üniversite dersleri gibi geçen akredite kurumlardan 200 saat temel koçluk/ebeveyn koçluğu eğitimi aldım. Dr. Özgür Bolat’ın Anne-Baba Okulu eğitimine katıldım. Kitap yazdım. ‘Kalpten Baba - Hayatıma Hoş Geldin’ isimli kitabım çıktı. Çocuk kitaplarına hep ilgim vardı ama oğlumla beraber bu daha da arttı” ifadelerine yer verdi.

‘İLK GELDİĞİ GÜNDEN BERİ ONA MASAL ANLATIRKEN HİKAYEMİZİ DE ANLATIYORUM’
Evlat edinmenin saklanmaması gereken bir durum olduğuna dikkat çeken Serkan, “Çocuğunuza da söylemeniz gerekiyor. Uzmanlar en geç, 6-7 yaşında, okula başlamadan söylenmesini tavsiye ediyor. Ben, ilk geldiği günden beri söylüyorum. 4-5 yaşına kadar, akşamları yatarken, ona kitap okuyup masal anlatırken, bizim hikayemizi de anlattım. Masal gibi anlattım ama biz olduğumuzu biliyordu. Bilinçaltına bu gerçeğimiz yerleşsin istedim. 6-7 yaşına gelip büyüyünce, daha ciddi bir şekilde evlat edinmenin ne olduğunu anlattım. Hiç şaşırmadı çünkü bu hikayeyi biliyordu. Okulda diğer veliler, arkadaşları biliyor. Hatta geçen yıl, ‘Baba bir çocuk daha evlat edinsene ama erkek olsun. Oynarız onunla’ dedi. Evde arkadaş arıyor kendine” dedi ve ekledi:

‘TÜM BEKAR BABALAR, HEPİMİZ GURUR DUYALIM’
"Büyüdüğünde, benimle ve kendisi ile gurur duymasını ve onun da bir çocuğu hatta belki birkaç tane çocuğu, biyolojik çocuğu olsun veya olmasın, evlat edinmesini istiyorum"diyen Serkan, “Devlet korumasındaki çocuklar için sosyal sorumluluk projelerine katılsın istiyorum. Eğer bir yerlerde evlat edinmek isteyen ama ‘yeterli değilim’ diye düşünen birileri varsa, bariz bir yeterli olmama durumunda, zaten sosyal hizmet uzmanları dosyanızı onaylamıyor. Ama bu yeterli değilim duygusu, biraz psikolojik ve duygusal bir anlam taşıyorsa, emin olun devlet korumasındaki çocuklar her ne kadar iyi bakılsalar da, iyi beslenseler de ve sevilseler de, aile anlamında şuan zaten “sıfırda”. Onları “artıya” taşıyacak her şey çok değerli” bilgisini paylaştı ve sözlerini şöyle noktaladı:
Categories: Türkiyenin ilk evlat edinen bekar babası! İlk günden beri ona hikayemizi anlatıyorum
Sende Yorum yap