Malzeme bu, Tekke ne yapsın?
Kupanın yeni formatından en fazla muzdarip olan Fatih Tekke’dir eminim. Sadece Onuachu ve Oulai’nin yokluğu değil, sakat futbolcuların çokluğunda hoca doğru tercihleri yapmaya çalıştı. Başka seçeneği de yoktu zaten.
Yetenekli ayakların ve bitirici oyuncuların fazlalığı Galatasaray’ı maçın favorisi gösteriyordu. Trabzonspor iyi başladığı ilk yarım saatte denk bir mücadele sergiledi. Olaigbe ve Zubkov ile Galatasaray kalesini yokladı, olmadı.
Fatih Tekke rakip çok adamla gelirken bile Zubkov’u orta alan çizgisinde tutarak geriden çıkacak uzun toplarla buluşturmayı planladı. Ancak ilk iki golü bu zaaftan yedi. Sallai’nin sağdan ortasında Barış arka direkte topla buluştuğunda Ukraynalı’nın gölgesi ona yetişemedi. İkinci gol benzeri hatalardan kaynaklandı. Fatih hoca yoklukta Ozan Tufan’dan sağ bek yaratmaya çalışınca, Galatasaray Sallai ve Sane ile bu kanadı istediği gibi kullandı. Eren Elmalı solda savunmadan çıkarken önünde Zubkov direnci olmayınca, sahalara dönüşünü golle kutladı.
Final maçlarında on dakikada iki gol yemek ağır gelir. Trabzonspor’un bu süreci atlatması zordu. İkinci yarının başında üçüncü golü görmemesi şanstı. Kaleci Onana’nın kariyerini tartışmam. Lakin öyle büyük bir hata yaptı ki, Barış’ın aşırtmasında top direğe çarpmasa, geri dönüp çizgiden çıkarması mümkün değildi.
Trabzonspor her şeye rağmen 55. dakikada Augusto ile umutlandı. Ve bana göre yanlış zamanda risk almaya başladı. Zubkov’un orta alanda kaptırdığı top döndü dolaştı eksik savunmada Yunus’un önüne, oradan da kaleye düştü. Sonrasında Icardi bu maçı da boş geçmedi.
Oyun disiplininden tamamen kopan bordo-mavililer, çaresizlik içinde geçen bir son bölüm yaşadı. Çok yıprandı, daha farklı kaybedebilirdi. Takım, birkaç oyuncu hariç bitime dek iyi mücadele etti. Fatih hocanın bu ortamda tek kazancı, yeni sakat vermemesi oldu.
Sende Yorum yap