s

Makamında oturmuyor tarlada çalışıyor!

Daha önce de yazmıştım; Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran sahada yaptığı bir işle dikkatimi çekmişti. Korkuteli, Antalya’nın yayla turizm merkezlerinden biri. Aynı zamanda Türkiye’nin sayılı mantar üretim merkezleri arasında. Yani tarımı, turizmi ve kırsalı birlikte okumanız gereken bir ilçe.

Caran’ın farkı da burada: Enerjisini masada tutmuyor; yola tarlaya, üretime taşıyor. Sosyal medyada onu bu kez makamında değil, traktörün üstünde görünce aradım. Sözü netti: “Bu yıl Korkuteli için üretim yılı, tarım yılı olsun.”

Lafta kalmamış. İlçede yıllardır atıl duran 400 dönüm arazi buğdayla buluşturulmuş. Üstelik “traktöre binip fotoğraf verelim” işi değil; gerçekten ekilmiş, gerçekten üretilmiş. O buğday da Korkuteli Halk Ekmek’te ekmeğe dönüşüp vatandaşın sofrasına gitmiş. Tarlada başlayan emek, mutfakta karşılığını bulan ürüne dönüşmüş.

Keşke bu tablo, makam odasından çıkmayan ya da ulaşılması zor olan başka belediye başkanlarına da örnek olsa. Çünkü belediyecilik makamda değil, sahada anlam kazanıyor. Caran, göreve geldiklerinden bu yana ilçe tarihinin en büyük yol yapım hamlesini yaptıklarını söylüyor: 265 bin metrekare sathi kaplama, 30 bin 800 ton sıcak asfalt… Bunlar rakam değil; köyün yolunu, yaylanın kışını, günlük hayatın akışını değiştiriyor. Korkuteli’de sahaya inen bir anlayış da yerleşiyor. Bu tabloyu görünce insanın içinden sadece şunu söylemek geliyor: Tebrikler Başkan.

Kil hamuruyla terapi

Konu kadından açılmışken, Fatih Belediyesi’nin Ayvansaray Bahçe’de düzenlediği Kil Hamuru Seramik Atölyesi’ni de not düşeyim. Seramiğin temel bilgisiyle başlayan atölyede katılımcılar hayal ettikleri formları kendi elleriyle şekillendiriyor. Doğanın içinde, sakin bir ortam… Bir sanat etkinliği değil; şehrin stresine küçük bir mola. Ayvansaray Bahçe’de hamur, biraz da telaşı yoğuruyor.

Trafikte üstünlük oyunu

Gelelim en önemli meseleye. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya bir önerim var: Trafik ve asayişte birçok konuda ciddi kararlar aldınız; yetkisiz çakar büyük ölçüde bitti, hakkınızı teslim etmek gerekir. Ama bu kez de “yetkili çakarlılar” çıktı!

Kırmızı-mavi lambayı kullananların önemli bir kısmı bunu güvenlik için değil, trafikte öncelik elde etmek için kullanıyor. Oysa korunması gereken kişiye, zaten koruma polisi ve gerekli tedbir sağlanıyor. Hal böyleyken sivil araçlara dağıtılan bu yetkiler neye hizmet ediyor? Yetkisiz çakar bu ülkede sadece bir trafik ihlali değil; adalet duygusunun turnusol kâğıdıdır. Vatandaşı geren yoğunluk değil, haksız ayrıcalık hissi. Ambulansın, itfaiyenin, polis aracının yolu açılır; buna kimse itiraz etmez. Ama sivil bir araç sirenle makas atıyorsa sabır da biter, güven de...

Bu yüzden çağrım net: Çakar izinleri yeniden ele alınmalı, verilen yetkiler gözden geçirilmeli, zorunlu olmayanların tamamı iptal edilmeli. Trafikte düzen, ayrıcalıkla değil adaletle sağlanır.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.