Babunlar antiloplara karşı
Hırsız sözcüğünün çağrışımlarını gözden geçirdim. Ne çağrışımı olacak aslında, kendisine ait olmayan bir şeyi çalana, başkasının malına mülküne el koyana deniyor. Olumsuz bir sözcük. Ama acaba bu baktığımız yere göre değişebilir mi? Ekonomik koşullara, çalınan şeyin niteliğine ya da çalan kişinin ihtiyacına / çalma sebebine ve bir sürü başka etkene bağlı olarak ‘hırsız’ yer değiştirebilir mi? Sözü dolaştırmadan sorarsak, misal doğum gününde canı çekti diye marketten bir parça antrikot çalmış birinden hırsız diye söz edebilir miyiz?

Şimdi ilk cevap “tabii ki edebiliriz” muhtemelen. Ama “Hırsızlar” adlı oyun bu olay üzerinden hırsızlık kavramını enine boyuna tartışan, seyirciye de işin farklı boyutlarını düşündüren bir kara komedi. Ayfer (Feri Baycu Güler) ile Rukiye (Merve Şen) markette çaldıkları bir parça etle yakalanmış iki arkadaş. Karşılarında da onları yakaladığı için kendini kahraman addeden çömez güvenlik görevlisi Berkay (Toygun Elaldı) ve gözüne girmeye çalıştığı kıdemli güvenlikçi Hikmet (Murat Kılıç) var. Marketin deposunda gerçekleşen ‘sorgu’ seansı dengelerin sürekli değiştiği bir hesaplaşmaya dönüşüyor ve kişiler arasındaki kimi umulmadık yakınlaşmalarla (işin sürprizini bozmamak için söz etmeyeceğimiz) yön değiştiriyor.
Mam’art’ın yıl sonunda perde açan yeni oyunu “Hırsızlar”, Kanadalı yazar Morris Panych’in imzasını taşıyor. Şu anda yazarın “Bulaşıkçılar” oyununu üç farklı topluluktan izleyebilir durumdayız Türkiye’de, “Hırsızlar” ise Feri Baycu Güler tarafından ilk kez Türkçeye çevrilmiş ve işin güzel tarafı Sinem Özlek’in uyarlamasıyla sahneleniyor. İsimlerin Ayfer, Hikmet vs yapılmasından ibaret olmayan, gerçekten bu coğrafyaya, bu topluma ait öğeler taşıyan, bu yüzden de seyirciye son derece yakın gelen bir uyarlama. Bir taşlamadan beklenecek ince esprileri, zeki diyalogları var. Zaman zaman, özellikle iki güvenlik arasındaki pinpon maçına benzer atışmalarda bir zamanların Devekuşu Kabare’sinin tadını yakalıyorsunuz. Buna karşılık bazı mesaj içeren tiratların didaktik olma riski taşıdığını belirtmeliyim, oyunun kendi mesajı altını çizmeden de zaten içinde vurucu şekilde saklı.
Yönetmeni Ali Gökmen Altuğ. Komedinin temposunu düşürmeden içeriğin hakkını veren, oyunculara alan tanıyan bir reji. Ve tabii kendilerine tanınan alanın hakkını veren oyuncular. Ayfer’de Feri Baycu Güler, Hikmet’te Murat Kılıç, tiyatro sahnelerine sekiz seneyi bulan bir ara vermiş iki yetenekli oyuncu olarak “biraz ayıp etmişler” dedirtiyorlar. Komedi oynuyorum diye doğallıktan çıkıp abartmamak, metnin kendi mizahına güvenip onunla beraber akmak gerçekten güldürüyor. Komedide sadece oyuncunun eğlenmesinin yetmediğini hatırlamak için bile görülmeli. Rukiye ve Berkay’da iki genç oyuncu; Merve Şen (bu yılın keşiflerinden oldu benim için) ve Toygun Elaldı ile “Hırsızlar”ın uyumlu oyuncu kadrosu tamamlanıyor.
Baştan söylediğim gibi komedisinin içinde ciddi bir söz saklanan bir oyun, “Hırsızlar”. Yaşadığımız çağa dair hepimizin içinde olan sorular soruyor. Kimin tarafı neresi, oyunun tanıtım metninde de dediği gibi “kim hırsız, kim kahraman?”. Belki de Ayfer’in söylediği gibi biri antilop, biri babun. Tesadüf eseri karşı taraftalar. Oysa ikisinin de kavgası bir yudum su için. Ama orada da timsahlara yem olmak var, ikisi için de.
Oyunun bu ayki takvimi: “Hırsızlar” bugün 20.30’da Kartal Sanat Tiyatrosu’nda, 14 Ocak’ta Fişekhane’de, 15 Ocak’ta Zorlu PSM’de, 28 Ocak’ta Baba Sahne’de.
Hırsızlar / Mam’art
Yazan: Morris Panych/ Çevirmen: Feri Baycu Güler/ Uyarlayan: Sinem Özlek/ Yönetmen: Ali Gökmen Altuğ/ Işık tasarımı: Kemal Yiğitcan/ Dekor ve kostüm tasarımı: Esra Enis/ Ses tasarımı: Serkan Kargacı/ Proje koordinatörü: Edanaz Dinç/ Fotoğraf: Ayşegül Karacan/ Işık operatörü: Mehmet Kunduracı/ Sahne amiri: Suat Tepe/ Reji asistanı: Esin Şahin/ Afiş tasarımı: Ezgi Ulusoy/ Oynayanlar: Feri Baycu Güler, Murat Kılıç, Merve Şen, Toygun Elaldı.
Categories: Babunlar antiloplara karşı
Sende Yorum yap