s

Yunanistan’dan gelen mesajlar...

Dün Yunanis- tan’dan çok sayıda mesaj geldi.

Milliyet sadece Atina’daki devlet kurumlarında değil sokakta da büyük dikkatle takip edilir.

Gelen küfürlerin bir önemi yok, ciddiye alınacak şeyler değil.

Ancak gelen mesajlardan birisi çok dikkatimi çekti.

Mesaj, yıllar önce de yazdıklarımdan mutlu olmadığını belirten bir Yunanistan vatandaşına aitti.

Haritalar ve fotoğraflarla dolu mesajın özeti şu; “Rodos yakınlarındaki Hesamili adındaki küçük kaya parçası Mavi Vatan’ınızı bozuyor ama ABD orayı almanıza izin vermeyecektir. İsrail, Kıbrıs, Yunanistan.”

Mesajdaki tehdit cümlesi, fotoğraf karesi ve haritaları görünce öfkelenmedim.

Benim takıldığım mesajdaki ilk cümle oldu, “Hesamili ve Kıbrıs için planlarını biliyoruz.”

Vay arkadaş dedim, Hesamili adını ilk kez duydum, Kıbrıs konusunda biraz fikrim vardır, Türkiye’nin ne Kıbrıs’ın tamamını almak ne de saldırı olmadıkça yeni bir harekâta girişmek gibi bir niyeti olmadığını biliyorum.

Artık nasıl bir komplo teorisi kuruyor, Türkiye adından ne kadar çok çekiniyorlarsa iş şehir efsanesi üretmeye kadar varmış, dedim ya öfkelenmedim sadece yazan adına üzüldüm.

Sayfaya almadığım bir de eski fotoğraf var. O kare, Ege’de gerginliğin en üst seviyede olduğu dönemde çekilmiş, bana daha önce yollanmıştı, mesaj sahibini de öyle hatırladım zaten.

Tahrik olunacak bir durum yok, Türkiye, ne Ege’nin Yunanistan gölü olmasına izin verir ne de Doğu Akdeniz kaynaklarının Türkiye olmadan paylaşılmasına göz yumar.

Yunanistan ile sorunlarımız olduğu doğru, bu sorunları diyalog yoluyla çözme irademiz olduğu da doğru.

Fakat karşımızda ruh hali sakatlanmış belirli bir grup olduğunu da unutmamak lazım.

Kurdukları komplo teorilerine inanıyor ve buna göre yaşıyorlar.

Benim için hava hoş diyemiyorum zira ruh hali sakatlanmış insanların sayısı arttıkça Atina’da sorunları diyalogla çözme iradesi de zarar görüyor.

Savunma ve dışişleri bakanlıkları yapmış, Türkiye’yi alakadar eden konuları en iyi bilenlerden birisi olan Dimitris Avramopoulos ne demişti: “Türkiye’nin rolüne dair algının, tehdit ve korku duygusuyla şekillendiği bir saplantı içindeyiz. Türkiye’yi yalnızca bir tehdit olarak görme saplantımız, yalnızca ülkenin uluslararası konumunu değil, aynı zamanda Yunan vatandaşlarının psikolojisini de olumsuz etkiledi.”

Adamın haklılığı her gün biraz daha fazla ortaya çıkıyor...

İstanbullu bir Rum’dan gelen mesaj...

Özay Bey, merhaba, sizi devamlı okuyorum, bir İstanbullu Rum olarak sizi candan tebrik ediyorum. Yaklaşımlarınız gayet objektif ve gerçekçi. Maalesef tarihten ders almak istemeyen bu kesim, hep başımızı belaya sokmuş, ikili ilişkilerin kötüleşmesini sağlamıştır. Halklarımız birbirlerini sever saygı duyarlar. Binlerce Türk ve Yunan ziyaretçi şu an Yunanistan ve Türkiye’deler. Hiçbir zaman hiç kimse şikâyette bulunmamış, hep halklarımızın ortak yanlarından ve misafirperverlikten bahsederler…

Saygılarımla Dr. Antonios Hacopulos

İsmi hatırlıyorum dedim sonra baktım, Beyoğlu Musiki Sevenler Derneği Başkanı ve Kilise Mugannisi Dr. Antonios Hacopulos’tan gelmiş mesaj.

Türkiye’de sayıları bin 500 kadar kalan, bu ülkeyi vatanı bilen insanlar.

Onlar da Yunanistan aşırı sağının yaptıklarının farkındalar, en önemlisi de gerçekçi bir tavır içerisindeler.

İki ülke arasındaki sorunların çözümü diyalogdan geçer diyenlerin bu aşırı sağcılar kadar cesur ve sözünü esirgemeyen bir tavırda olması gerektiğine inancım her gün daha da artıyor.

Aşırı sağ, koca bir bardak suyu kirleten idrar damlaları gibi hayatımızı zorlaştırıyor, buna dur dememiz lazım...

Devlet başkanına var teröriste yok...

Venezuela Devlet Başkanı’nın ABD’ye kaçırılmasının ardından iddianame ortaya çıktı.

Bu, yeni yazılmış değil, 1999’da Maduro’nun ilk kamu görevi sırasında açılmış bir davanın iddianamesi.

Toplam 6 kişi suçlanıyor, Devlet Başkanı Maduro, eşi, oğlu ile iki eski içişleri bakanı ve bir çete lideri olduğu iddia edilen kişiyle birlikte toplam 6 sanık var.

Toplam 25 sayfalık iddianamede, adı geçen 6 sanığa, 4 ayrı suçlama yönetiliyor.

- Terörist gruplarla uyuşturucu kaçakçılığı komplosu kurmak.

- ABD’ye kokain sokmak için komplo kurmak.

- Söz konusu komployu gerçekleştirmek için yasadışı silahlar (çoğunlukla makineli tüfekler) bulundurmak.

- Yasadışı silahları kullanmak.

ABD’nin uluslararası hukuku çiğneyerek bir devlet başkanını kaçırdığı dosya bu.

Ne garip aynı ABD, başlarına toplam 12 milyon dolar ödül koyduğu PKK’nın terör ağalarını bırakın yakalamayı, devlet görevlileriyle Kandil’de ziyaret etti, başına ödül koyduğu dönemde Washington Post, Cemil Bayık’ın yazısını yayımladı. Bu yazı Kandil’den Washington’a okur mektubu ya da elektronik postası olarak gitmedi elbette.

Başına ABD’nin para ödülü koyduğu terörist yazısını basan Washington Post, Maduro’nun bir devlet başkanı olarak yazısını basamazdı. Özgürlükler ülkesi ABD’nin gerçek yüzü açısından bu da aklımızda kalmalı.

Kaçırılan Venezuela Devlet Başkanı’na yönetilen 4 suçlama, terör örgütünün çok uzun suç listesinde de yer alıyor.

ABD’nin gerçek yüzü bilmediğimiz şey değil, sadece ahlaki üstünlüğünü kaybetmiş bir ülkenin askeri üstünlüğünün sonsuza dek sürmeyeceğini anlatmak adına yazdım bu satırları.

Elli yıl sonra ne böyle bir ABD olacak ne de böyle bir dünya düzeni...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.