Türkiyeye dijital kuşatma! Algoritmalar silah gibi kullanılıyor

Günümüzde geleneksel savaşların yerini dijital ve gayri nizami yöntemler aldı. Yabancı dijital medya platformları artık yalnızca iletişim aracı değil; ülkelerin güvenliğini ve istikrarını hedef alan aktörler haline geldi. Milyarlarca insanın verisini toplayıp işleyen bu mecralar, Türkiye’de reklam pazarını da büyük ölçüde ele geçirdi. 2024’te Google, Meta, YouTube, TikTok ve X gibi platformlara Türkiye’den yaklaşık 158 milyar TL reklam geliri aktarıldı.
TÜRKİYE DİJİTAL KUŞATMA ALTINDA
Toplanan kişisel verilerin algı operasyonları, seçim manipülasyonları ve toplumsal kaosu körükleyen dezenformasyon için kullanıldığına dikkat çekilirken, denetimsiz algoritmaların kültürel erozyonu derinleştirdiği, Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla kendisine karşı yürütülen kuşatmayı finanse ettiği uyarısı yapılıyor.
Yabancı dijital medya platformlarının yalnızca iletişim ve reklam mecrası olmaktan çıkarak Türkiye'nin ekonomik yapısını, toplumsal huzurunu ve milli güvenliğini hedef alan stratejik aktörlere dönüştü.
KENDİ KAYNAKLARIMIZLA KUŞATILIYORUZ
Milyarlarca liralık reklam gelirini kontrol eden bu platformların, topladıkları büyük veri üzerinden algı operasyonları yürüttüğü, yerli medyayı zayıflattığı ve Türkiye aleyhine yürütülen küresel manipülasyonlarda kritik rol oynadığı vurgulanırken, uzmanlar "dijital egemenlik" sağlanmaması halinde ülkenin kendi kaynaklarıyla kendi kuşatmasını finanse eder hale geldiğine dikkat çekiyor.
Google, Instagram, WhatsApp, YouTube, Facebook, TikTok ve X gibi platformlara, 2024 yılında Türkiye'den reklam aracılığıyla milyarlarca para aktarıldı.
Bu durum bir yandan ulusal ve yerel medyayı zarara uğratırken diğer taraftan uzmanlar, dijital medya platformlarının 'milli güvenlik sorunu' olduğunu vurguluyor. Bu platformlar, küresel düzeyde Türkiye aleyhine yürütülen faaliyetlerde de başrolü oynuyor. Ayrıca Türkiye'de yayın yapan medya kuruluşları RTÜK tarafından denetlemeye tabi tutulurken, dijital medya platformları tabiri caizse istedikleri gibi at koşturuyor, dezenformasyonun yayılmasına ve kaos ortamının zemininin oluşturulmasına destek veriyor.
'Big data'da kayıtlı bulunan milyonlarca insana ait en detaylı veriler, yabancı dijital platformları elinde tutan kişi ve kuruluşlar tarafından siyasi ve istihbari amaçlar doğrultusunda kullanılıyor. Sabah'tan Yusuf Özdemir ve Semih Kara'nın haberine göre bu verilerle, seçimlerde manipülasyon, siyasi haberlerde algı yönetimi, afetlerde dezenformasyon yapılıyor.
Kişilerden elde edilen bilgilerle, kişinin tercihleri analiz edilerek ona özel siyasi ve gündeme ilişkin bilgiler ön plana çıkarılarak tercihlere doğrudan yön verilmesi hedefleniyor. Platformlar, Türkiye aleyhine yürütülen tüm dış destekli operasyon ve manipülasyonlarda başrolü oynarken, yabancı istihbarat servisleri bu bilgileri 'toplumsal haritalandırma' çalışmalarıyla Türkiye'de kaosu körüklemek için kullanıyor.
REKLAM GELİRLERİ 158 MİLYAR TL OLDU
Türkiye'de reklam harcamalarında yerel basının payı 2014'te yüzde 80 iken, bu oran 2019 yılında yüzde 52'ye ve 2024 yılında yüzde 26'ya düştü.
2014 yılında bu oranın yüzde 20'sine sahip olan yabancı dijital platformlar, 2019'da yüzde 48, 2024'te ise yüzde 74 seviyelerine ulaştı. 2024'te yabancı medya platformlarının sadece Türkiye pazarından kazandığı para yaklaşık olarak 158 milyar lira oldu.
UZMANLARA GÖRE BU TABLO ARTIK DİJİTAL CASUSLUK BOYUTUNDA
Yabancı dijital platformların elinde toplanan milyonlarca kişiye ait veriler; seçim manipülasyonundan algı operasyonlarına, afet dönemlerinde dezenformasyondan toplumsal kaos üretimine kadar geniş bir alanda kullanılıyor. Uzmanlara göre kişisel tercihler analiz edilerek bireylere özel içeriklerle yönlendirme yapılıyor, bu veriler yabancı istihbarat servislerinin “toplumsal haritalandırma” çalışmalarında Türkiye aleyhine kritik bir araç haline geldi.
"BİZ FİNANSE EDİYORUZ"
Dünya genelinde birçok ülke bu tehlikeye karşı tedbir alırken uzmanlar tehlikenin büyüklüğünü ve Türkiye'de devlet, kurumlar ve bireyler düzeyinde alınması gereken tedbirleri anlattı.
Takvim Gazetesi'ne konuşan Kastamonu Üniversitesi Yapay Zekâ Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Tunay Kamer, yabancı platformların Türkiye'de kazandıkları reklam gelirleriyle yine Türkiye'ye karşı algı operasyonları yürüttüğünü belirtti. Kamer, "Bu durum sadece ekonomik bir kayıp değil, kendi kuşatmamızı kendi kaynaklarımızla finanse etmemiz anlamına geliyor. Denetimsiz bırakılan her algoritma, kimlik kontrolü yapılmamış bir istihbarat elemanı potansiyeli taşır. Güvenlik artık sınır kapılarında değil, sanal dünyada başlıyor. Verilerimizi korumak, algılarımızı yönetmek ve dijital kimliğimizi güvence altına almak milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir" dedi.
Categories: Türkiyeye dijital kuşatma! Algoritmalar silah gibi kullanılıyor
Sende Yorum yap