s

15 yaş altı çocuklar için sosyal medya yasağı gerekli mi?

Son yıllarda çocuklar için sosyal medya yasağı, ebeveynler, eğitimciler ve siyasetçiler arasında en çok tartışılan konuların başında geliyor. Özellikle 15 yaş altı sosyal medya kullanımı, beyin gelişimi ve ruh sağlığı üzerindeki etkileri nedeniyle bilimsel araştırmaların odağında.

İnsanlık artık gerçek dünyadan çok sanal dünyada yaşıyor. Dünya’da ve Türkiye’de nüfusun yaklaşık %65’i günde 2-2.5 saatini sosyal medyada geçiriyor. Bu kullanım her yaş için risk barındırsa da en ağır bedeli çocuklar ve ergenler ödüyor.

Avustralya çocukları zararlı içeriklerden, siber zorbalık ve cinsel istismardan korumak amacıyla 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirdi. Benzer düzenlemeler Avrupa’da konuşulurken, ülkemizde 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandıran yasa teklifinin bu ay TBMM’ye getirilmesi bekleniyor.

Birçok ebeveyn bu yasağı desteklerken gençler yasağın haklarını hiçe saydığını savunuyor. Peki bilim ne söylüyor?

Sosyal medya kullanımı beyin gelişimini olumsuz etkiliyor

Sağlıklı beyin gelişimi, doğru deneyimlerin doğru yaşta ve doğru sırada edinilmesini gerektirir. Oysa bugün çocukların dikkati akıllı telefonların ekranlarına hapsolmuş durumda. Beyin gelişimini sağlayacak olan fiziksel oyun, yüz yüze etkileşim ve sosyal öğrenme yerini algoritmaların seçtiği içeriklere ve emojilerle gerçekleşen etkileşime bıraktı.

Çocuklar ve ergenler biyolojik olarak ödüle, yeniliğe ve sosyal değerlendirmeye daha duyarlıyken, dürtü kontrolü ve duygu düzenlemeden sorumlu beyin bölgeleri henüz olgunlaşmamıştır. Bu hassas dönemde sosyal medyanın sunduğu çekici içerikler ve görünürlük istatistikleri dikkati dağıtır, kullanımı ödüllendirir ve beynin üst düzey becerileri barındıran bölgesinin gelişimini kısıtlar.

20’li yaşlara kadar olan dönemde, özellikle bir içeriği tamamlamadan diğerine geçilmesi, zaplama ve “kaydır-geç” alışkanlığı bilimsel olarak dikkat ve odaklanma üzerinde risk oluşturur. Bu durum, tek bir hikâyeyi takip etme, bekleme ve derin dikkat gerektiren etkinlikleri zorlaştırır. Burada içeriğin ritmi ve çocuğa kazandırdığı vazgeçme refleksi, ilerleyen yıllarda kalıcı odak sorunlarına zemin hazırlar.

Sosyal medya kullanımı ruh sağlığına zarar veriyor

Araştırmalar yoğun sosyal medya kullanımının gençlerde başta depresyon ve kaygı sorunlarını, yeme bozuklukları, kendine zarar verme ve intihar risklerini arttırdığını gösteriyor. Sosyal medyanın verdiği bir dizi zarar bu riskin artmasında rol oynuyor.

Gelişim çağında olan genç, odasına kapanıp başkalarının paylaşımlarına ve kendi görünürlük istatistiklerine kapıldığında kritik olan sosyal ilişkilerden uzaklaşıyor. Kısa videolar ve sürekli bildirimlerle bölünen dikkat, onun beş-on dakika bile kesintisiz düşünmekte zorlandığı bir iklim yaratıyor. Gece kullanım uyku süresini azaltarak beyin gelişimi için hayati olan uykudan onu mahrum bırakıyor.

Sosyal medya, başkalarının beğeni ve yorumlarına bağımlı bir benlik algısı da yaratıyor. Bedeni ve sosyal dünyası hızla değişen genç, kendisine güvenini zedeleyecek karşılaştırmalar karşısında çok daha kırılgan hale geliyor.

En önemlisi sosyal medya kumara benzer davranışsal bağımlılık yaratıyor. Beğen, yorum, paylaş, kaydet butonları sosyal onay üzerinden dopamin salınımını tetikliyor, zamanla ödül isteği artıyor ve kullanım ihtiyacı gelişiyor. Dürtü kontrolü ve duygu düzenleme sistemleri henüz tam gelişmediği için gençler bu döngüye yetişkinlere kıyasla çok daha hızlı giriyor.

Sosyal medya kızlara daha fazla zarar veriyor

Kızlar sosyal medyada filtrelerle oluşturulan gerçek dışı güzellik standartlarına daha çok maruz kalıyor ve bedenlerine yönelik kaygıları artıyor. Kendi görsellerini düzenleyerek paylaşım yaptıklarında da benlik algıları yapaylaşıyor ve gerçekte böyle olmamanın sıkıntısını yaşıyor.

Ayrıca kızlar sosyal medyaya girdiklerinde bedenleri ve görünümleri üzerinden daha sistematik ve acımasız eleştirilere, siber zorbalığa ve cinsel tacize daha fazla maruz kalıyor.

Çocukların 16 yaşından önce sosyal medya kullanımını engellemek gerekiyor

Tüm bu bulgular, 16 yaş altı çocukların sosyal medyadan uzak tutulmasının bir yasak değil, gelişimsel bir koruma önlemi olduğunu gösteriyor. Psikolojik açıdan sağlıklı olması için çocuğunuzun:

Kesintisiz internet erişimini geciktirin. Sınırlı uygulamaya sahip ve internet tarayıcısı olmayan telefonlar verin.

16 yaşından önce sosyal medya kullanımına izin vermeyin. Beyin gelişiminin en savunmasız döneminde bu platformların etkisine maruz kalmalarını engelleyin.

Gerçek hayatta doğal olarak gelişimini destekleyecek deneyim alanları tasarlayın.

Unutmayın, farkındalıkla gelen davranış değişikliği iyileştirir.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.