Gökmene özür borcunuz var
Gökmen Özdenak’ın ölümü, 2025’i belleğime “olumsuz” bir yıl olarak kilitledi. Işıklarda uyusun sevgili dostum…Yarım asrı çoktan geride bırakmış dostluğumuzda unutulmaz anılar biriktirmiştim. En unutamadıklarımdan biri de Fenerbahçe - Galatasaray maçı öncesi Gökmen’i alıp Kurbağalıdere’deki Fenerbahçe antrenmanına götürmem oldu. Ayak parmaklarının ucunda yükselerek duvarın üstünden “çaktırmadan” (!) idmanı izlerken efsane arkadaşı Cemil Turan’ı gördü: “Yaaa kardeşim o topa plase vuracaksın. Haydi çalış, çalış!” Gülerek el salladı Cemil… Bizim “gizli takip” (!) işi de “alenen gırgıra” dönüştü.
Baba Osman Özdenak, kardeşleri Yasin ve Doğan’la da dosttum. Valide hanımefendinin de oğlu Gökmen’e “Git, Attila beyi sofraya getir” talimatını unutamam. Özdenak ailesinin değerini ve sarsılmaz bağlarını o gün bir kez daha gözlemledim.
Gökmen Özdenak’la çok anım var. Uzatacak yerim ve keyfim yok. Bu yazıyı niye yazdım?
Süper Kupa finali: Fenerbahçe tribünündeki gençler tanımamış, duymamış, bilmiyor olabilirler. Tribünlerde heyecanlı, ateşli, taraftar grupları, son yılların hep gerginleşen maç ortamında tam da Özdenak için saygı duruşu yapılırken, münasebetsizlik, edepsizlik, saygısızlık.. Ne derseniz deyin… Küfür kafirle geleneklerin ve sosyal sorumlulukların dışına çıkıp vicdan sahiplerinin kalbini kırdılar. Buna aklı başındaki Fenerbahçeliler de dahil…
Uzun sözün kısası: O tribünlerin Gökmen Özdenak’a özür borcu var. Kadıköy’deki ilk maçta Mertçe, yiğitçe saygıyı anlatan bir bez afişle kendileriyle ve Gökmen’le barışabilirler. Bunu bekliyorum.
Atatürk Olimpiyat Stadı: Her yerde, her zaman futbol!
Atatürk Olimpiyat Stadı, İstanbul’un oyunlara hazırlık sürecinde soyut projelerin yanı sıra somut bir eserle de adaylığını desteklemek üzere inşa edildi. Projeden inşaya Paris’teki Stade De France’ı yaratan MZRCVINCI, spor dünyasında mimarların, takdirini ve saygısını kazandı. Aynı firma İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nın projesini de çizdi.
Sonrasında rüzgar, yağmur, soğuk hava şikayetleriyle ulaşım sorunları yüzünden bazı dostlar bu stadı hiç sevemedi. Hemen her defasında orada futbol oynanamadığını öne süren Okan Hocamız’ın şikayetlerini tekrarladığına tanık olduk.
Oysa 2005 ve 2023 Şampiyonlar Ligi finaline ev sahipliği yaparak övgüler kazanan stad da Atatürk Olimpiyat Stadı’ydı. Bazı dostlar unuttu… O stad 2023’de Spor Bakanlığı’ndan TFF’ye devredildi. Atletizm pisti kaldırıldı. Zemin 80 santimetre yükseltildi. Koca tesis futbolun emrine sunuldu. Şimdi kimseye yaranamıyor. Stadı ön yargılarla eleştiren arkadaşlar, özellkle projeden inşa sürecine geçilirken nelerden vazgeçildiğini, sonrasında rüzgar mücadelesinin ironik hikayelerini öğrenebilirler. (Eski Devlet Bakanı dostum Bülent Akarcalı’ya saygıyla teşekkür ediyorum.)
Beyler, futbol dünyanın her yerinde, her iklimde, her zeminde, her saat oynanan evrensel bir oyundur. Hiç değilse oyuna saygı gösterin!
Üç Büyükler’in transfer halleri
Yeniden anlaşıldı ki transfer, federasyonların belirlediği tarihlerden çok önce hazırlanan senaryoların akıl, proje ve para ile gerçekleşen en önemli yatırım alanıdır.
Kısaca söyleyelim: Fenerbahçe Musaba ve Guendouzi transferleriyle çok isabetli nokta atışı yapmıştır.
Galatasaray, vitesi boşa almış görünüyor… Sessiz ve hareketsiz durduğuna bakmayın. Gaza gelmeyin, enseyi karartmayın!
Beşiktaş’a bakarsak… Oto galerisi gibi… Eskiler satılıyor da, garaja yeni araçlar gelmiyor. Taraftar sabırla bekliyor.
Sende Yorum yap