s

Kandil’in emir eri general!..

Suriye PKK’sı SDG’nin bölgeden sökülüp atılması Fırat’ın batısından doğusuna dalga dalga yayıldı... Cumhurbaşkanı Şara artık SDG’den ziyade açık ve seçik doğrudan PKK/YPG ifadelerini kullanıyor ve bu yapının Kandil’in emir komutasında hareket ettiğini söylüyor… ABD’nin utanmadan general payesi verdiği teröristbaşı Mazlum Abdi Kandil’in “emir eri” gibi... Ama buna rağmen de üst perdeden atıp tutmaya devam ediyor... Mesela “Suriye Ordusu’nun kararlılığı karşısında bozguna uğradık, bulunduğumuz yerlerden tüydük” diyemedi, “Güçlerimizi Halep’in doğusundan çekip Fırat’ın doğusuna konuşlandıracağız” dedi. “Bu kararı da dost ülkeler ve arabulucuların talebi üzerine aldık” numarasına yattı... “Aslında çekilmeyecektik ama dostlarımızı kıramadık” masalı yani... Yersen tabii... Çekildik dedikleri Fırat’ın doğusunda da nasıl bozguna uğradıklarını gördük zaten...

Yine ısrarla Esad rejimini Suriyeli muhaliflerle birlikte devirdikleri palavrasına sarılarak, Şara’nın bunu görmezden geldiği algısı yaratmaya çabaladı... Bu konudaki gerçekliği de Şara, şu sözleriyle dünyaya çok net duyurdu:

“Kürtler devrimde yanımızdaydı. Ama YPG devrimde yanımızda değildi. Bugüne kadar da hep bir oraya bir buraya yanaştılar. Biz Şam’a girip rejimi devirirken onlar rejim lehine hareket ediyordu. Deyrizor’a ilerlediler, Deyr Hafir’de bazı bölgeleri ele geçirdiler hatta Halep’in kalbine kadar geldiler.”

★★★

Şaşırtıcı mı? Değil. Terör örgütünün bu alçaklıkları, kirli bağlantıları bilinen bir durum. “Birlikte devirdik” dediği, salladığı Esad, daha Suriye’de karışıklık ilk başladığı zaman, teröristlerin çöreklendiği o toprakları PKK/YPG terör örgütüne bizzat kendisi bıraktı, yekten teslim etti. Hatta oradaki kendi halkını katliam ve zulümlerle göçe zorlayarak, terör örgütüne yardım, yataklık etti. Oradaki demografik yapıyı değiştirerek PKK/YPG/PYD terör örgütünün bu kadar rahat hareket etmesini sağladı. Bugün Suriye’de PKK/YPG/PYD ya da SDG terör örgütü yapılanmasından söz ediyorsak, bunda Esad’ın payı büyük açıkçası. ABD ve Rusya’nın, İran’ın o terör örgütü üzerinden Suriye’nin parçalanmasına dönük hesapları, faaliyetleri hiç umurunda olmadı Esad’ın... Kendi topraklarında bir terör yapılanması olmuş, olmamış önemsemedi bile... Çok daha eskilerde olduğu, babasının yaptığı gibi... Hem Esad’ın hem de terör örgütünün zulmünden çeken bölge halkının Şara etrafında kenetlenmesi ve dünyaya şaşırtıcı gelen hızlı değişimin gerçek nedeni de bu aslında... Bugünde o halk kararlı bir şekilde topraklarında terör örgütünü görmek istemiyor artık...

★★★

Köşeye sıkışan Suriye PKK’sının sarıldığı bir başka dezonformasyon, yalan faaliyeti de terör örgütünün çatı yapısı KCK’dan gelen şu bildik DAEŞ’le mücadele palavrası yine:

“Halep’te DAEŞ’i (IŞİD) yenen Kürtlere, Suriye rejimi ve Türk devletinin yeni ortak planıyla saldırması ikinci bir DAEŞ saldırısıdır. O zaman da DAEŞ, Halep’te Kürtleri katletmek ve göçertmek istemişti.”

Yahu sen tüydün Suriye’nin Kürt vatandaşları da rahata, huzura kavuştular. Zorla terörist devşirilen çocukları hayata döndü. Kaldı ki DAEŞ ile PKK/YPG/SDG arasındaki kirli ilişkileri, bağı bilmeyen yok. Şu an Suriye Ordusu’nun kontrolü ele geçirdiği Rakka, tek mermi atılmadan PKK/PYD/YPG’ye teslim edilmişti ve kentteki DAEŞ’lilerin daha sonra kullanılmak üzere kuzeye gitmelerine izin verilmişti. Onlar daha sonra TSK’nın Afrin’e yaptığı harekâta karşı kullanıldılar da. Hem de daha önce düşman gibi göründükleri PKK/PYD/YPG ile aynı safta. Üstelik bir yandan da Afrin’deki harekâtın DAEŞ’i canlandırabileceğine dönük sütre gerisinden alçak, kirli bir algı operasyonu yürütüldü o zamanlarda...

★★★

Dolayısıyla; şimdilerde zoru görünce aylardır ayak dirediği Mutabakat fırsatını bir anda hatırlayan Suriye PKK’sı SDG elebaşı ve ona arka çıkanların asla unutmamaları gereken tek gerçeklik de şu aslında:

Suriye’nin toprak bütünlüğü doğrudan Türkiye’nin de sorunu... Türkiye kendisine, halkına yönelik hiçbir tehdide izin vermedi, vermez. Bu bağlamda Türkiye’nin milli stratejisi, savunma stratejisi de çok açık ve net: Tehdidi sınırlarının ötesinde önlemek, yok etmek... Onun için de Cumhurbaşkanı Şara, Suriye Ordusu zaten bu adımı atıp terörörist temizliğini yapmasa Türkiye BM 51’inci maddesi gereği doğan meşru müdafaa haklarını kullanarak, uluslararası hukuka uygun biçimde gereğini yapacaktı, yapardı... Gelişmelere göre hala da yapabilir. SDG’nin önünde şimdi bir seçenek var:

Ya yok olacaklar, ya da silahı bırakacak, kendisini feshedip Suriye Ordusu’na katılacaklar...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.