s

Galatasaray önce oyunu sonra maçı kaybetti

Büyük takımlarla oynanan maçlar, sadece skorla değil alınan taktik kararlarla da kazanılır ya da kaybedilir. Galatasaray’ın Manchester City karşısındaki sınavı da tam olarak böyle bir maçtı. Skor tabelasından bağımsız olarak, bu karşılaşma sahaya konulan oyun planının neyi hedeflediğini ve nerede eksik kaldığını açık şekilde gösterdi.

Galatasaray, Manchester City karşısında maça yüksek presle başlamadı. Okan Buruk’un daha önce Bayern Münih ve Tottenham maçlarında tercih ettiği, rakip kaleciye kadar giden agresif baskı planı bu kez devrede değildi. Sarı-kırmızılılar oyunu orta blokta kabul etti ve kompakt kalmayı tercih etti.

Bu tercihin temel nedeni rakibin topa sahip olma kalitesi ve tempo gücüydü. Ancak orta blokta beklerken merkezde yeterli sertlik sağlanamadı. Torreira’nın yokluğu, Galatasaray’ın ikinci toplara reaksiyonunu ciddi şekilde zayıflattı. Manchester City bu boşluğu çok net okudu ve oyunu sürekli genişletti.

City hücumlarının ana yönü Galatasaray’ın sağ kanadıydı. Aït-Nouri’nin bindirmeleri ve Jérémy Doku’nun bire bir tehditleriyle tempo sürekli yukarı çekildi. Galatasaray savunma hattı geride kaldı, bek–stoper arası mesafeler açıldı. Bu da City’nin çizgiye inip ceza sahasına rahat servis yapmasına olanak sağladı.

İlk yarıda Galatasaray savunma çizgisi çok geride konumlandı. Bu durum, orta saha ile savunma arasındaki mesafenin uzamasına neden oldu. Bloklar arası kopukluk, City’nin üçüncü bölgede daha rahat oynamasını sağladı. Galatasaray topu kazandığında ise geçiş mesafesi çok uzundu, hücum sürekliliği sağlanamadı.

Jérémy Doku’nun sakatlanarak oyundan çıkması, Manchester City’nin hücum temposunu aşağı çekti. Bu an, Galatasaray adına maçın kırılma noktalarından biriydi. İkinci yarıda savunma hattı birkaç metre öne çıktı, karşılamalar daha yukarıda yapılmaya başlandı.

Bu değişiklikle birlikte oyun daha dengeli bir yapıya büründü. Galatasaray, merkezde daha fazla temas kurmaya başladı ve City’nin rahat set oyununu sınırladı. Ancak ilk yarıda verilen alan ve tempo üstünlüğü, maçın genel gidişatını belirleyen faktör oldu.

Bu maç, Galatasaray adına bir gerçeği bir kez daha net şekilde ortaya koydu: Üst düzey rakiplere karşı oyunu nerede kabul ettiğiniz, sonucu doğrudan belirliyor. Orta blok tercihi doğruydu ancak bu tercih, merkez sertliği ve ikinci top refleksiyle desteklenmediğinde kontrol rakibe geçiyor. Manchester City karşısında yaşananlar, skorun ötesinde, Galatasaray’ın Avrupa seviyesinde oyun yönetimi adına önemli bir referans maçı olarak kayda geçti.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.