Miçotakis’in anlamlı ziyareti, Dendias Planı’nın çöküşü…

Yunanistan Başbakanı Miçotakis 11 Şubat’ta Ankara’da olacak.
Bu geçen sene yapılması beklenen ama gerçekleşmeyen Yüksek Düzeyli İş birliği Konseyi’nin gecikmeli toplantısı olacak.

Yunanistan’da Temmuz 2027’de seçimler yapılacağı için çoğu kişi bu zirveden yeni ve ileri bir adım beklemiyor.
Kamuoyu yoklamalarına göre Yeni Demokrasi halen birinci parti durumunda ama alacağı oy tek başına iktidar olmaya yetmiyor.
Genel kanı, ikinci kez seçim sandığının kurulacağı ve Yeni Demokrasi’nin tekrar tek parti olarak iktidara geleceği yönünde.
Yani Başbakan Miçotakis her bir oyun çok önemli olduğu bir dönemde Türkiye’ye geliyor.
Yunanistan’da yağmur yağsa Türkiye’yi sorumlu tutan siyaset aktörleri de ziyaret kararından dolayı Başbakan Miçotakis’i eleştiriyorlar.
★★★
Yunanistan’ın siyaset dünyasında Türkiye ile iyi ilişkilere karşı olanlar sadece aşırı sağa kaymış partiler değil.
Yeni Demokrasi içerisinde de Türkiye ile ilişkilerin iyi olamayacağı tezi üzerinden oy avcılığı yapan dar bir grup var.
Bu grubun en bilinen yüzü de şimdinin Savunma Bakanı, gelecekte Yunanistan Başbakanı olmayı hayal eden Dendias.
Dendias siyasi hedefine ulaşmak adına Yunanistan’ın on milyarlarca Euro’sunu Fransız ve İsrail şirketlerine yağdırıyor.

Bu silahlanma planının son örneği de Fransa’dan ilki teslim alınan Belharra sınıfı, Kimon firkateyni.
Kimon, büyük bir törenle filoya katıldı ama bu Yunanistan’ı daha güçlü hale getirmedi.
Yeni firkateynin Salamis Deniz Üssü’ne demirlemesinden kısa bir süre sonra gemide görevli biri subay üçü astsubay 4 personel istifa etti.
Adı açıklanmayan eski bir Yunanistan Deniz Kuvvetleri Komutanı ülke medyasına “Kimon” firkateyninden istifa eden personelin yerine yenilerinin yetiştirilmesinin uzun zaman alacağını ve ciddi maliyet doğuracağını açıkladı.
Dört kişinin istifası elbette Yunanistan Ordusu’nu daha güçsüz yapmıyor ama bu yazdığım buzdağının ucundaki damla sadece.
★★★
Önümde Adalar ve Attiki Bölgesi Askerler Birliği Sendikası ile Yunanistan Silahlı Kuvvetleri personelini temsil eden Panhelenik Askeri Birlikler Federasyonu’nun 2025 yılı çalışmaları ve raporları var.
Buna göre 2025 yılında Yunanistan Deniz Kuvvetleri’nden tam 353 kişi istifa etti.
2026 Ocak Ayı’nda 22 subay ve astsubay daha istifa dilekçelerini imzaladılar ve görevlerinden ayrıldılar.
2014 ile Mayıs 2023 arasında neredeyse 10 yıllık süreçte Yunanistan Deniz Kuvvetleri’nden toplam 775 personel istifa ederken, Dendias’ın Savunma Bakanı olmasından sonra geçen sürede 781 personel istifa etmiş durumda.
Ocak’ta istifa eden 22 subay ve astsubayı da eklersek toplam sayı 803’e ulaşıyor.
Yunanistan, Fransa’dan Belharrsa sınıfı üç firkateyn daha alacak.
Bunun dışında Atina’nın, İtalya’dan da ikinci el alacağı 2’si kesin, 2’si opsiyonlu 4 Bergamini sınıfı firkateyn anlaşması var.
Bir firkateynde ortalama 400 civarı yetişmiş personel görev alır, buradan yola çıkacak olursak başka tek bir istifa olmasa bile Yunanistan Deniz Kuvvetleri’nin 2 bin 800 yeni subay ve astsubaya ihtiyacı var.
Bunu karşılamak mümkün değil, bu sene Yunanistan’daki askeri okulların kontenjanlarının çoğu boş kaldı,
Evelpidon diye bilinen Kara Harp Okulu kontenjanlarının yüzde 53’ü boş kaldı, Deniz Harp Okulu’nun mühendislik bölümü sadece 14 öğrenci alabildi, kontenjanların yüzde 62’si boş kaldı.
Son 6 yılda askeri okullara başvuru sayısının yüzde 67 azaldığı bir ortamda, durmadan yeni silahlar almak Yunanistan’ı daha güçlü yapmıyor işte.
Yetiştirilecek yeni subay ve astsubay bulmamak bir yana istifa furyasında kaybedilen kaynak aslında Yunanistan için oldukça değerli.
Adalar ve Attiki Bölgesi Askerler Birliği Sendikası’na göre, istifa eden askerlerden dörtte birini harp okulları mezunu subaylar, yine dört kişiden birini muvazzaf astsubay okulları mezunları oluşturuyor. İstifa eden üç kişiden biri yardımcı sınıf subay okulundan mezun.
Bu rakamları Yunanistan için daha da can sıkıcı hale getiren iki nokta var.
Birincisi istifa eden personelin büyük çoğunluğu genç, aralarında 20’ye yakın yetiştirme bedeli olarak devlete tazminat ödeyecek olanlar da var.
İkincisi, istifa edenlerin büyük kısmı yüzer birliklerde görevli, onlardan sonra gelenler de kıyı birliklerindeki mühendis, bakım, lojistik gibi filonun yüzmesini ve harbe hazır olmasını sağlayan personel…
★★★
Gelelim, bu istifaların sebebi olan büyük karartmaya.
Yunanistan medyası yaşanan erimenin sebebini düşük maaşlara bağlama eğilimi gösterdi.
Adalar ve Attiki Bölgesi Askerler Birliği Sendikası ile Panhelenik Askeri Birlikler Federasyonu’nun çalışmasında hayat şartlarından, düşük maaştan hiç söz edilmemiş. Ordunun nabzını tutan iki kurum da yaşananlardan Savunma Bakanı Dendias’ın reform dediği yasa tasarısını sorumlu tutmuş.,
Dendias, reform çalışmalarına gerekçe olarak onbaşıdan çok albay olmaz diyordu ama şimdi genç ve gelecek vaat eden askeri personel istifa ediyor.
Bunun Türkçesi, Savunma Bakanı’nın ortaya koyduğu doktrin ve geleceğe dair kurduğu cümlelerin askeri ikna edemediği gerçeğidir.
Nüfusu yaşlı, nüfus azalması yüksek olan bir ülkenin zar zor bulduğu subaylarını ve astsubaylarını kaybetmesinin bir siyasi faturası olacaksa, o fatura 2027 seçimlerinden sonra kesilir.
★★★
Başbakan Miçotakis bir Türk hayranı değil, tüm Türk tezlerini kabul etmiş birisi de değil.
Röportaj yaptığım, kahvesini içtiğim birisi, ülkesine duyduğu sevdanın tanığıyım.
Başbakan Miçotakis, Ankara’ya gelerek Türkiye’yi değil Yunanistan’ı savunuyor ama bunu görmek çoğunun işine gelmiyor.
Miçotakis, Fransa’ya firkateyn başına 1 milyar euro ödediğinde, Türkiye’nin aynı paraya 2,5 firkateyn üretebildiğini biliyor.
Yunanistan, firkateyn almak için Fransa’nın üretim programını bekliyor, Türkiye aynı anda 39 gemi inşa edip, bunlardan planladıklarının ihracatını da yapıyor. (Yarın Türk donanmasının durumunu yazacağım detaylı).
İlişkilerde bir ilerleme sağlanamasa bile mevcut sakin pozisyonun korunması Yunanistan halkının menfaatine ve bütçesine katkı sağlayacak.
Başbakan Miçotakis, gerek Kathimerini, gerek ABD medyasına verdiği mesajlarda, “Arabulucuya ihtiyaç yok” dedi, “Erdoğan ve ben tecrübeli liderleriz” dedi ki, zamanında ABD Senatosu’nda yapılan talihsiz konuşmanın gölgesi ilişkilerden tamamen kalkmış oldu.
Türkiye, Yunanistan’da iç siyaset konusu olmaktan çıktığında, Ege ve Doğu Akdeniz’i bölüşmeye çalışmak yerine, zenginlikleri paylaşmayı denediğimizde çözülmez denilen her sorun çözülebilir.
O zamana kadar güvercinlerin arkasında durup, akbabalara geçit vermemek lazım...
Sende Yorum yap