Ah Skriniar ah!
Fenerbahçe Kaptanı Milan Skriniar; sen var ya sen... Herkesin kafasını karıştırdın ortaya koyduğun eserinlen!
Kocaelispor karşısında, Asensio'nun golünün sevincinde, rakip tribünlere karşı cinsel organını tutarak, bir değil iki kez sallamasının izahı bulunamaz. Provokatif, ahlak hatası, utanç vesikası...
Ancak ben olayın "hukukun üstünlüğü" boyutunu sorgulamak isterim. Onun yaptığı, her ne kadar fena hareketler arasında bulunsa da, Türkiye Futbol Federasyonu'nun bu konuda, aklı selim davranmadığını düşünüyorum.
Sosyal medya, mahalle baskısı... Herkesi esir aldığı gibi, buna TFF de boyun eğiyor. Çünkü, yöneticiler kendilerini bir şeyler yapma zorunda hissediyor. Ama hukuk, baskıyla değil, kuralla işler.
Şimdi Skriniar olayını baştan alıp, sonuna kadar gitmeli ki, durum daha iyi anlaşılsın.
Kocaelispor karşısında atılan gol sonrasında, Fenerbahçe'ye kaptan olan biri, eli mahrem yerine giderse ve bunu hakem görmezse, o zaman kim görmeli? VAR (Video Yardımcı Hakem) değil mi? Ama o sırada VAR da golü inceleme telaşında... Hakeme, orta noktayı göstermesi için sufle yapacak. Eee... Öyleyse, diğer olayları kim gözlem altına alacak? Tabi ki AVAR. Yani; Video Yardımcı Hakem Asistanı... O da görmediyse, geçmiş olsun!
Meraklısına not; bu maçın AVAR hakemi, Prof. Dr. Abdullah Bora Özkara... Hem de TFF'nin Hakem İşleri Müdürü... Hem yönetici hem de yönetilebilen...
Var mı bunun izahını yapabilen?
* * *
Ama sosyal medyada bir anda ortalık ayağa kalktı, Kocaelispor Yönetimi de, -haklı olarak- isyana başlayınca, ne yaptı Türkiye Futbol Federasyonu? Skriniar'ı Disiplin Kurulu'na sevk etti.
İşte burada bir es vermek gerekiyor. Futbol Disiplin Talimatı'nın 86. maddesinde, ne diyor biliyor musunuz? "Disiplin Kurulu, müsabaka esnasında meydana gelen olaylarla ilgili hakem kararlarının hiçbirini değiştiremez veya bozamaz."
Diyeceksiniz ki, "Hakemin verdiği bir karar yok ki!" Hakemin kart göstermemesi de bir karar değil mi?
Aynı madde şu şekilde devam ediyor: "Disiplin Kurulu, hakemin saha içerisindeki futbolculara ilişkin disiplin uygulamalarını
(sarı kart ve kırmızı kart uygulamalarını) ve sonuçlarını ancak şahısta hata hallerinde ortadan kaldırabilir."
Ne kadar açık değil mi?
Şimdi bunların ışığı altında, adı Icardi de olsa, Skriniar da olsa, Ahmet de olsa, hakemin vermediği bir kararın, PFDK marifetiyle düzenlenmesi mümkün mü?
Mesela, ciddi faul nedeniyle kırmızı kart görmemiş bir futbolcu, daha sonra görüntüler ışığında yargılanabilir mi?
Skriniar'ın yaptığı yanına kar mı kalmalı, öyleyse?
Şöyle düşünün, zina bir dönem suçtu ve cezalandırılıyordu. Ancak daha sonra ceza kanunundan çıkarıldı ve bugün herhangi bir yaptırımı yok. Öyleyse zina kötü bir hareket olmaktan çıktı mı? Tabii ki yine vicdanları yaralayan bir durum. Ancak "hukuki" anlamda sakıncası yok!
* * *
Hakem hatası ya da hakemin göz yumması, sadece burada mı yaşandı? Bu; Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, Karagümrüklü, Kasımpaşalı herkese aynı şekilde uygulanabilir olmalı...
Aynı hareketin, televizyondan verilmeyen ya da az kamerayla yayınlanan bir maçta olduğunu düşünün. Birçok kişi görmedi, sosyal medyaya düşmedi. Skriniar, PFDK'ya sevk edilirken, oradaki, bir sonraki maça elini-kolunu sallayarak çıkabilecek. Adalet bunun neresinde?
Türkiye Futbol Federasyonu, sizce "Adaleti sağlayacağım" derken, yanlış yollara sapmıyor mu?
Yargılamıyorum; sorguluyorum, vurguluyorum.
Sende Yorum yap