Kaymaklı şöbiyet
Ne Galatasaray bir daha bu kadar kötü oynamasına rağmen bu kadar şanslı bir şekilde maç kazanabilir, ne Göztepe bir daha böyle bir Galatasaray bulabilir.
Tabii ligin böyle bir döneminde oynanan oyunun çok da önemi yok. Sonuç önemli. Yani bu kritik virajda Galatasaray üç puanı almasını bildi.
Maçın ilk yarısı sahada inanılmaz bir şekilde kötü olan Göztepe’yi hayretlerle izledik. Eğer bu kadar kötü oynarsan karşındaki takım Galatasaray olunca sonuçta golü de bir şekilde yersin. Önce Sane’nin asistinde Barış’ın rahat kafası, ardından İlkay’ın rakibe çarpıp filelere giden enteresan golü neredeyse maçın sonucunu ilk yarıda ilan etti.
G.Saray bu yarıda farkı daha da açabilirdi. Ancak Osimhen’in yokluğu, İcardi’nin kulübede oluşu nedeniyle son vuruşlarda sıkıntı olunca farkı açamadı. Ancak şunu belirtmek gerekir. Sanchez’in yanında oynayan Singo’nun olağanüstü kötü oynamasını Göztepe hiçbir şekilde değerlendiremedi. Yani ben anlamadım. Bu adam sağ bekte de kötü stoperde de.
İkinci yarıda Göztepe biraz toparladı. Bu bile Galatasaray’ın bir anda panik yapmasına neden oldu. Üstelik golü de atınca Göztepe’nin özgüveni geri geldi. 4 net gol pozisyonu yakaladı. Üstelik bu pozisyonlar öyle zor vuruşlar da gerektirmiyordu. Hele bir tanesinde boş kaleye topu gönderemediler. Ama iki topu da yine Uğurcan’ın kurtardığını unutmayalım.
G.Saray ancak 70. dakikadan sonra oyunu toparlayabildi. Duran toptan Lemina’nın golü gelince maç orada bitti.
Tamam üç puan önemli ama G.Saray’ın bu kötü oyunu ne kadar normal karşılanabilir bilemiyorum. O yüzden Trabzonspor yenilgisine hiç şaşırmamak lazım. Şu halde bu galibiyet kaymaklı şöbiyet oldu.
Göztepe içinse rezalet kelimesini kullanmak sanıyorum ağır olmaz.
Sende Yorum yap