Nankör müsünüz?
"Hava soğudukça gölge veren ağaç unutulur" derler ya, Galatasaray Yönetimi, özellikle de Dursun Özbek'in durumu aynen böyle...
Dört yıl üst üste gelen şampiyonluk; Trabzonspor, Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin yaptığı transferlerle bir anda unutulur oldu. Hava daha ayaza dönmedi ama, sanki düğmeye basılmış gibi, hep bir ağızdan, Dursun Başkan'a, "Transferler nerede?" tezahüratı başladı bile...
Taraftarın bu yaklaşımını "nankörlük" olarak mı değerlendirmeli? Galatasaray'ı her geçen gün büyüten, şampiyonluk sayısı ve yıldızlarla yücelten bir yönetim için bu yapılan vefasızlık olabilir mi?
Ya da, sarı-kırmızılılar hesap sormayı "bir hak" olarak mı görmekte? Çünkü Galatasaray'ın 20 milyar liralık hasılatının yarısından fazlası tribünden geldi.
5 milyar liradan fazla loca, kombine alan, gişeye para bırakan bu taraftar, forma, tişört, mont ve lisanslı ürün karşılığında, mağazalara 6 milyar 234 milyon lira para aktarınca, karşılığını beklemenin bir zorunluluk olduğunu mu görmekte acaba? Hesap sorma değil bu, koşulsuz yıldız arzusu...
Osimhen ve Uğurcan gibi makro transferler, geçen yıl ezeli rakiplerini kıskandırmıştı. Ama, "Dün dünde kaldı cancağzım... Bugün yeni şeyler söylemek lazım."
Bu sezon da daha fırsat var tabii ki... Transfer bitinceye kadar her şey yaşanır.
Fakat mali tablonun buna ne kadar izin vereceği tartışılır. Bunu nereden mi görüyoruz? Kendilerinin verdiği rakamlardan...
Bankalar Birliği konsorsiyumundan çıkmak tamam... Ama burada yüzde 41 dolayında bir faiz vardı, bugünkü kredilerde yüzde 62'ye ulaştı.
Geçen yıl faktoring borcu 843 milyon liraya yakınken, bugün 1 milyar 893 milyon liradan fazla...
31 Mayıs 2026 sözleşme uyarınca 3 aydan daha kısa, yani bu ayın sonuna kadar olan finansal ödeme, 11 milyar 233 milyon lira... Bu, ay sonuna kadar yaklaşık 203 milyon euroluk bir ödeme yükümlülüğü anlamına geliyor.
Gel de transfer yap!
Başkan Dursun Özbek, alkış almak için popülist davranmayacağının altını çiziyor. Eli bu kadar güçlü Özbek bile baskı altında kıvrım kıvrım kıvranırken, dört yıldır şampiyonluklara ciğerci kedisi gibi bakan diğer büyüklerin yönetimlerini siz düşünün.
Üstelik Galatasaray Yönetimi'nin toplam 2 milyar 875 milyon liralık şahsi kefaleti bulunuyor. Bunun ne kadarının hangi yönetici tarafından verildiğini ya da şirketler üzerinden sağlanıp sağlanmadığını bilmiyorum.
Neden bu kefalet? Kredi teminatı olarak...
Yöneticilere sorsanız, şahsi kefaletler bir minnet! Daha da ötesi cesaret...
Peki başarı borçlanmak mı, yoksa ayağını yorganına göre uzatmak mı? Sabır mı kazanacak, bir paniğin ardından yapılacak transferler mi?
Gölge veren ağacı unutmak kolaydır. Zor olan, o ağacı ayakta tutmaktır. Futbolda en zor transfer, sabrı kulübe taşımaktır.
Galatasaray, özellikle de taraftar şu tercihi yapmalı; geleceği ipotek altına alacak transferleri ne olursa olsun almak mı, Cim-Bom'un ilelebet ayakta kalmasını sağlamak mı?
Sende Yorum yap