YKS’de YÖK ve ÖSYM memnun, peki adaylar?
Üniversite yerleştirme sonuçları açıklandı. Görünen o ki eğitime herkes farklı bir pencereden bakıyor ve her kurum kendine göre farklı bir bakış açısı ortaya koyuyor. Kimileri eğitimdeki başarıları (!) yere göğe sığdıramıyor, kimileri de yerden yere vuruyor!
Bu yüzden de zaten karmakarışık olan kafalar da karışıyor, en basit konular bile içinden çıkılamaz hale geliyor...
Resmi bakış açısı
YÖK Başkanı Erol Özvar, yükseköğretime ve sınavlara yönelik bilgi notlarını, şeffaflığın bir gereği olarak kamuoyu ile sık sık paylaşıyor. Yine öyle yaptı. Bu davranışı, başta ÖSYM ve rektörlükler olmak üzere umarız ilgili diğer tüm kurumlara örnek olur.
Neden mi?
Şu günlerde öğrenci ve ebeveynlerin en çok bilgiye ihtiyacı var da ondan.
Çok daha önemlisi, her sınav döneminde olduğu gibi bugün de yine yoğun bir şekilde kafa karışıklığı ve bilgi kirliliği yaşanıyor! Bunun panzehiri ise doğru bilgi, sürekli bilgilendirme, olabildiğince şeffaflık ve objektif değerlendirmelerdir! Bu da öğrenci ve velilere çok görülmemelidir!..
Şimdi gelin Özvar’ın tespit ve değerlendirmelerine hep birlikte bir göz atalım:
■ Sayın Cumhurbaşkanı’mız liderliğinde yükseköğretime erişimi artırmanın yanı sıra niteliği yükselten ve gençlerimizi Türkiye’nin geleceğine hazırlayan büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik.
■ Bu dönüşüm kapsamında yapay zekâ, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital dönüşüm başta olmak üzere stratejik alanlarda yeni lisans ve ön lisans programlarını yükseköğretim sistemimize kazandırdık.
■ 2026 YKS yerleştirme sonuçlarında, bu yıl ilk kez açtığımız pek çok yeni programda kontenjanlar yüzde 100 doldu. Yapay zekâ tabanlı lisans ve ön lisans programlarımızın tamamında da yüzde 100 doluluk sağlanması, attığımız adımların gençlerimizden güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor.
■ Bu tablo, öğrencilerimizin geleceğin mesleklerine ilişkin yüksek farkındalığına işaret ettiği gibi, yükseköğretim politikalarımızın ülkemizin insan kaynağı ihtiyacıyla uyumlu biçimde ilerlediğini de ortaya koyuyor.
■ Bugün Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030) ile daha da güçlenen bu istikamette amacımız, Türkiye’yi yapay zekâ ve ileri teknolojilerde geliştiren, üreten ve yön veren ülkelerden biri hâline getirecek nitelikli insan gücünü yetiştirmektir.
■ Yükseköğretimde arz ve talep dengesini gözeterek başta hukuk, eczacılık, diş hekimliği, psikoloji ve öğretmenlik olmak üzere bazı programların kontenjanlarını bu yıl yeniden düzenledik. Uyguladığımız kontenjan politikasının 2026 YKS yerleştirme sonuçlarına olumlu yansımasından büyük memnuniyet duyuyoruz.
■ Devlet üniversitelerimizde örgün yükseköğretim programlarının doluluk oranı yüzde 99.5 ile tarihî bir seviyeye ulaştı; neredeyse boş kontenjan kalmadı. Başarı sırası barajı bulunan tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk programlarında yüzde 100 doluluk sağlanması da bu politikanın isabetini açık biçimde gösteriyor.
■ Adaylarımızın yüzde 40’ının ilk üç, yüzde 55’inin ise ilk beş tercihinden birine yerleşmiş olması da ayrıca memnuniyet verici.
■ Öğrencilerimizin başarısı ile akademisyenlerimizin birikimi birleştiğinde, önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir yükseköğretim tablosuyla karşılaşacağımıza inanıyorum.
Rakamlar ne söylüyor?
■ Her şey böylesine yolunda gidiyorsa peki o zaman üniversiteye başvuran aday sayısı son üç yılda neden 1 milyondan fazla azaldı?
■ Tercih hakkı bulunan 1 milyonu aşkın aday neden hiç tercih yapmadı?
■ Daha da ilginç olanı ilk 100 bindekilerin yüzde 20’si neden mezuna kaldı? Yüzlerce bölümü neden hiçbir aday tercih etmedi?
■ Geçen yılki sıralamalar ile bu yılki sıralamalar arasında neden derin uçurumlar oluştu? Taban puanlar neden hâlâ açıklanmadı?
■ Son sınıf düzeyindeki adaylardan ve hâlen üniversite öğrencisi olan her iki adaydan birisi, fen lisesi ve Anadolu lisesi mezunlarının da yarıdan çok fazlası tercih hakkı olmasına rağmen neden tercih yapmadı, açıkta kaldı? Neden?
■ Yükseköğrenime büyük bir özlem varsa 30 bini lisans olmak üzere 45 bin kontenjan neden boş kaldı?
■ Kazanıp da kayıt yaptırmayanlarla bu sayı 100 bine çıkabilecekken YÖK’ün açık öğretim, ön lisanslar, yapay zekâ ve barajlı bölümler doldu diye seviniyor olmasının gerekçesi ne olabilir? Diğer fakülteler, bölümler, meslekler hiç mi önemli değil?
Özetin özeti: İlk beş hatta ilk üç tercihine giremeyen biraz buruk olur. Aşağılara indikçe bu burukluk daha da artar! Tercihlerdeki birkaç sıralık kayma sizi ne çok değerli yapar ne de değersiz. Üniversiteye değer katan sizlersiniz!
Kazandığınız yeri siz tercih ettiniz, ÖSYM yerleştirdi. Sevinin. Başarı gelecektir…
Sende Yorum yap