s

Algı oyunlarıyla futbol bitiriliyor

Dünya futbolun tadını çıkartırken, biz birbirimizi yiyoruz. İnsanlar bölünüyor, birbirine düşman oluyor. İşin en kötüsü buna bir dur diyen yok. Yalanlar, karalamalar, hakaretler havada uçuşuyor. İnsanların kafası karmakarışık oluyor. Neyin doğru neyin yalan olduğu bilinmiyor.

Dört gündür yaşadıklarımıza bakın... Erden Timur iş adamı. Bütün iş adamlarına olduğu gibi devlet, işiyle ilgili hesap soruyor. Timur’un suçlu mu, suçsuz mu olduğunu bizler bilemeyiz. Bunun kararını hakimler verecek ama kesin bir şey var ki, bu konuyla ilgili Galatasaray’ın uzaktan yakından hiçbir alakası yok.

Bu Fenerbahçe’nin de başına geldi. Kulüplerin faal veya faal olmayan başkanlarının veya yöneticilerinin bir sorumluluğu varsa, hatalar yaptılarsa bunun da hesabını kulüpler değil, kendileri ödeyecek. Peki bizde ne yapılıyor? Algıcılar piyasaya çıkıyor. Efendim Galatasaray’ın küme düşürülmesi gerekirmiş. Son üç şampiyonluğu silinmeliymiş! Bunlar gibi kulübe bir sürü hakaretler ve iftiralar atılıyor. Bu iş nereye gidiyor biliyor musunuz? Bu algıcılar ve yalancılar yüzünden bölünmeye gidiyor.

İki büyük kulübün 50 milyon taraftarından bahsediyorum. Birisi bir yalan atıyor, birçok kişi doğruymuş gibi onun peşine takılıyor. Doğruya değil, yalana inanıyor. Bu böyle devam ederse birliğimiz, beraberliğimiz çok zarar görecek.

Şahsi sorumluluğu olan yöneticilere taraftarlar da manevi olarak destek veriyor. Benim bu desteğe itirazım yok. Çağlayan’a gidenler hakimi veya savcıyı etkilemek için gitmiyor, manevi destek için gidiyorlar. Sevdikleri insanın başına bir felaket geldiyse destek olmak istiyorlar. Bunun garipsenecek hiçbir yanı yok.

Ultraslan’lar ‘Siz Erden Timur ile aynı masada oturdunuz. Aynı kaptan çorba içtiniz, neden biriniz manevi olarak gelip, 10 dakika yanımızda kalarak destek vermediniz’ diye tepki gösteriyorlar. Başkan Özbek’in bin tane işi var. Onun Çağlayan’a gidecek hali yok. Ama hiç olmazsa Erden Timur ile çok yakın olan Abdullah Kavukçu’nun da o soğukta gidip destek vermesi gerekirdi. Ultraslan’ların isyanı buna. Kesinlikle başkana değil. Başkanın yönetim kurulu toplantısında ‘Çağlayan’a gitmeyeceksiniz’ dediği iddiası tamamen gerçek dışı.

Bu lafları Galatasaray’ı karıştırmak isteyenler sarf ediyor. Bakın, Türkiye’nin en büyük spor adamlarından birinin bana söylediği bir söz var: “Galatasaray’a bu kadar çok saldırı olduğu müddetçe Okan Buruk’un da işi kolaylaşıyor. Takımı motive etmek için çaba sarf etmesine gerek yok. Zaten yapılan hakaretler futbolcuları motive ediyor ve sahadaki performansını artırıyor.” Bana göre de çok doğru yorum. Üç senedir olduğu gibi bilhassa ligin ikinci yarılarında takımın futbolunda patlama yaşanıyor. Herhalde bu sene de aynısı olacak.

Özdenak’ı özleyeceğiz

Çok yakın arkadaşımdı. Futbolculuğundan beri hep beraberdik. Kalbi pırıl pırıl, tertemiz bir insandı. Futbolun rengi olmaz. Can Bartu’da da, Coşkun Özarı’da da, Lefter abide de, Metin Oktay’da da aynı yürek vardı. Hepsine de çok yakındım. Şimdi aynı sıkıntıyı, üzüntüyü çekiyorum.

Bu kadar iyi, namuslu, dürüst insanları teker teker kaybediyoruz. Gökmen Özdenak da nurlar içinde yatsın. Çok seveni var. Bugün Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde son görevimizi yapıp Kilyos kabristanında son yolculuğuna uğurlayacağız.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.