Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: SDG teröre veda etmeli

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Hamad Al Busaidi ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Bakan Fidan, Türkiye ile Umman arasındaki ticaret hacmini 5 milyar dolar seviyesine yükseltmeyi hedeflediklerini belirterek, vize serbestisi kararının ticaret ve turizm başta olmak üzere birçok alanda iki ülkeye katkı sağlayacağını söyledi.

"VİZE SERBESTİSİ TİCARET VE TURİZME İVME KAZANDIRACAK"
Türkiye ile Umman arasındaki ekonomik ilişkilere değinen Fidan, iki ülke arasında vize serbestisi uygulamasının geçen ay başlatıldığını hatırlattı.
Fidan, "İkili ticaret hacmimizi 5 milyar dolar seviyesine yükseltmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Geçtiğimiz ay bildiğiniz gibi vize serbestisi uygulamasını başlatmıştık iki ülke arasında. Bu adım ticaret ve turizm alanları başta olmak üzere birçok alanda ülkelerimize büyük fayda sağlayacak" ifadelerini kullandı.
Savunma sanayii alanındaki iş birliğine de değinen Fidan, bu alanda yürüyen projeler bulunduğunu belirterek, "Savunma sanayii alanındaki iş birliğimizi kazan kazan anlayışıyla daha ileri taşımayı arzu ediyoruz" dedi.
"YEMEN’İN EGEMENLİĞİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLİYORUZ"
Görüşmelerde bölgesel meselelerin de ele alındığını aktaran Fidan, Yemen’deki gelişmelerin gündemin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi.
Fidan, Yemen’in güney vilayetlerinde yaşanan gelişmelerin bölgesel istikrarsızlık riski taşıdığına dikkati çekerek, "Umman dahil bölge ülkelerinin bu konudaki endişelerini ve hassasiyetlerini paylaşmaktayız. Türkiye Yemen'in egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünün muhafazasını güçlü biçimde desteklemektedir" diye konuştu.
Yemen’de kalıcı çözümün anayasal meşruiyet temelinde sağlanması gerektiğini vurgulayan Fidan, Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinin yapıcı tutumunun gerilimin büyümesini engellediğini kaydetti.

"ATEŞKESİN GEREKLERİ EKSİKSİZ UYGULANMALI"
Gazze’deki duruma da değinen Fidan, uluslararası toplumun ateşkesin tam olarak uygulanmasını beklediğini ifade etti. Fidan, "Ancak İsrail sivil halkı hedef almayı sürdürmekte ve ihtiyaç duyulan insani yardımın Gazze’ye ulaşmasına yeterli miktarda izin vermemektedir" dedi. Ateşkesin ilanından bu yana İsrail saldırılarında 420’den fazla Gazzelinin hayatını kaybettiğini belirten Fidan, sahada sükunetin sağlanması ve insani durumun iyileştirilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.
"GAZZE’NİN GELECEĞİNE DAİR ÜÇ TEMEL İLKEMİZ VAR"
Türkiye’nin Gazze’nin geleceğine ilişkin yaklaşımını üç başlıkta özetleyen Fidan, şu ifadeleri kullandı:
Birincisi Gazze’nin bütünlüğünün korunması gerekmektedir. İkincisi Gazze’nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi hukuki ve vicdani bir sorum
luluktur. Üçüncüsü Gazze’de yaşayacak olan Gazzelilerdir ve tüm imar faaliyetleri Gazzeliler için olmalıdır.
Bu ilkelere riayet edilmesi halinde gündemdeki girişimlerin desteklenmeye devam edileceğini söyledi.
"HUKUK DIŞI VE FİTNE AMAÇLI BİR ADIM"
İsrail’in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik politikalarına uzun süredir dikkat çektiklerini belirten Fidan, İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik kararını sert sözlerle eleştirdi.
Fidan, "Bu adım hukuk dışıdır. Bölgemize fitne sokmaya ve dayanışmayı zayıflatmaya yönelik bir girişimdir. Somali Federal Cumhuriyeti'nin ve Somaliland bölgesinin geleceği ancak Somalililerin iradesiyle belirlenebilir" ifadelerini kullandı.
Bu kapsamda İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi’nin olağanüstü toplantıya çağrıldığını açıklayan Fidan, toplantının önümüzdeki günlerde Cidde’de yapılacağını bildirdi.
"SDG’NİN TERÖRE VE AYRILIKÇILIĞA ARTIK VEDA ETMESİ GEREKMEKTEDİR"
Suriye konusuna da değinen Fidan, Paris’te Suriye Dışişleri Bakanı ile yapılan görüşmelerde SDG ile temasların ele alındığını hatırlattı.
Türkiye’nin beklentisinin Suriye’ye istikrar getirecek bir mutabakat olduğunu belirten Fidan, Halep’te sivillere yönelik saldırıların SDG’nin niyetine ilişkin endişeleri artırdığını söyledi.
Fidan, "SDG’nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı Suriye'nin huzur ve istikrarına kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
Umman Dışişleri Bakanı Al Busaidi, Türkiye ile Umman arasındaki ilişkilerin karşılıklı güven ve saygı temelinde doğru yönde ve emin adımlarla ilerlediğini söyledi.
Görüşmelerde bölgesel gelişmelerin kapsamlı biçimde ele alındığını aktaran Al Busaidi, bölgedeki olayların güven, refah ve istikrar açısından doğrudan önem taşıdığını dile getirdi. Bu çerçevede Filistin meselesinin Umman açısından merkezî ve kritik bir gündem maddesi olmaya devam ettiğini kaydetti. Al Busaidi, Türkiye ile yapılan istişarelerde Yemen ve Suriye’deki mevcut gelişmelerin yanı sıra Sudan ve Somali başta olmak üzere farklı bölgelerde yaşanan süreçlerin de değerlendirildiğini bildirdi.
Türkiye’nin bölgesel meselelerde üstlendiği role özel vurgu yapan Al Busaidi, "Bölgedeki diğer paydaşlarıyla beraber Türkiye'nin üstlendiği bir rol, bölgede çok önemli bir rol" dedi.
"SURİYE’DEKİ GELİŞMELER ULUSAL GÜVENLİĞİMİZ AÇISINDAN FEVKALADE ÖNEMLİDİR"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, sürecin çok yakından takip edildiğini söyledi. Fidan, "Ulusal güvenliğimiz açısından Suriye'deki olayların seyri bizim için fevkalade önemlidir. Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve ulusal ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz" ifadelerini kullandı.
"BÖLÜNMEDEN, KAOSTAN VE ZAYIFLIKTAN BESLENEN BİR GÜVENLİK STRATEJİSİ SAHİBİLER"
İsrail’in bölgedeki politikalarının bu vizyonla örtüşmediğini ifade eden Fidan, Tel Aviv yönetiminin güvenlik anlayışını sert sözlerle eleştirdi. Fidan, "İsrail'in bölgedeki yayılmacılığı bu vizyonun tersine bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Özellikle bölünmeden, kaostan ve zayıflıktan beslenen bir güvenlik stratejisi sahibiler. Bunun değişmesi lazım" şeklinde konuştu.
Suriye, ABD ve İsrail arasında yürütülen görüşmelere de değinen Fidan, bu sürecin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve istikrarı lehine sonuçlanması gerektiğini vurguladı. Fidan, "Suriye, Amerika ve İsrail arasında yürütülen görüşmelerin bölgenin lehine, Suriye'nin toprak bütünlüğüne, güvenliğine ve istikrarına olacak şekilde neticelenmesini temenni ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
"GEREKTİĞİNDE MÜDAHİL OLMAKTAN ÇEKİNMEYİZ"
Türkiye’nin süreçte pasif bir izleyici olmadığını dile getiren Fidan, "Yakından takip ediyoruz. Gerektiğinde müdahil olmaktan da çekinmiyoruz. Taraflarının hepsiyle konuşma konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Çünkü vizyonumuz çok net ve şeffaf" dedi.
Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını vurgulayan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu duruşu defalarca dile getirdiğini anımsatarak "Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yok. Hiç kimsenin de bölgede başka birinin toprağında gözü olmaması lazım" şeklinde konuştu.
"PARALEL YAPI KABUL EDİLEMEZ"
Halep’te son günlerde yaşanan olaylara değinen Fidan, bu gelişmelerin Türkiye’nin uzun süredir yaptığı uyarıların bir sonucu olduğunu ifade etti.
Fidan konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"DİYALOGLA ÇÖZÜM FEVKALADE ÖNEMLİ"
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki anlaşmazlıklara da değinen Fidan, iki ülkenin bölge açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Fidan, "Hem Suudi Arabistan hem Birleşik Arap Emirlikleri bölgemizin iki güçlü ve değerli ülkesidir. Aralarındaki meselelerin diyalog yoluyla çözülmesi fevkalade önemlidir" ifadelerini kullandı.
Bu süreçte Türkiye’nin kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu vurgulayan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlerle temas kurduğunu, kendisinin de yoğun bir telefon diplomasisi yürüttüğünü aktardı.
Sende Yorum yap