17’sinde gittiği Amerika’da ciğerleri patladı! Sabretti, dönmedi: ‘Zorlukla geçen bir yıl beni 5 yaş büyüttü’

Betül Topaklı / Milliyet.com.tr -Tuğrul Baki Efesoğlu, 2004 yılında Kayseri'de doğdu. Annesi doktor, babası mühendis olan Tuğrul, çok zeki bir çocuktu. Okuma yazmayı anaokulunda öğrendi. İlkokulda hiç zorlanmamıştı ama dikkat dağınıklığı sorunu vardı. Ortaokulda matematik olimpiyatlarına katıldı başarılı da oldu. Bunun yanı sıra uluslararası pek çok sınavda da ailesini gururlandırdı.Tuğrul’un hayatını değiştiren gelişme ise, 14 yaşında LGS'ye girmesiyle yaşandı. Sınavdan aldığı puanla Kayseri'nin en iyi ikinci lisesinde okumaya hak kazandı. Ancak okul birincisi olduğundan ailesi ve çevresinin ondan beklentisi çok daha yüksekti. Çok çalışkandı ancak sınav heyecanını bir türlü yenemiyordu. Sonrasında Tuğrul, evreni anlamak, metafizik, frekans yasaları gibi konulara ilgi duymaya başladı. Aklını 'Hayatta nasıl başarılı olunur?', 'Amerika'da okumak için neler yapılabilir?' gibi sorular meşgul etmeye başladı.

AMERİKA’DA YAŞAMAK İSTİYORDU
Tuğrul da Amerika’da kalmak ve eğitimine burada devam etmek istiyordu. Green Card'ı olması dolayısıyla liseyi ücretsiz okuyabiliyordu. Bu durumu babasına anlattı. Ancak babası "Sen Türkiye’de Boğaziçi'ne gireceksin, sonra gelmek istersen gelirsin" diyordu. Annesi ise daha destekleyiciydi; nihayetinde Tuğrul, Amerika'da yaşamayı kafaya koymuştu bir kere... Küçüklüğünden beri tek hayali buydu. Zor olsa da babasını ikna etti. Ancak liseyi orada okuyabilmesi için koruyucu aile denilen bir sisteme geçmesi gerekiyordu. Tuğrul 17 yaşındaydı, kendisinden sadece 5 yaş büyük yani 22 yaşında bir üniversite öğrencisi, Tuğrul'un "koruyucu ailesi" oldu.
BABASINDAN SADECE 700 DOLAR İSTEDİ
Tuğrul, Amerika’da yaşamak istiyor ama ailesine de yük olmak istemiyordu. Babasından sadece 700 dolar istedi, gerisini kendisi halledecekti. Çünkü kaldığı odanın kirası 600 dolardı yani çalışması gerekiyordu. İngilizcesi B1 seviyesindeydi. Hemen kasiyer olmak için başvuru yaptı, şansı yaver gitti işe de alındı. Tuğrul, Türkiye'de İngilizcesinin iyi olduğunu düşünüyordu ancak Amerika'da durumun öyle olmadığını gördü. Dil konusunda epey zorluk çekti. Lakin okul hayatı daha rahat ilerliyordu. Ona göre Amerika’da dersler daha basitti hatta Türkiye ile hiç alakası yoktu. Ama burada onu çok daha büyük zorluklar bekliyordu.
“Hiç arkadaşım yoktu. Bu durum ben de psikolojik sorunlar yarattı. Bunun yanı sıra 18 yaşın altında olduğum için haftalık maksimum 20 saat çalışabiliyordum. Cumartesi ve pazar 8 saat işe gidiyor, çarşamba günü de 4 saatlik mesai yapıp söz konusu süremi dolduruyordum. Yani bir yıl boyunca hiç hafta sonu tatili yapmadım. Çarşambaları da okul sonrası çalışıyordum ve çok yoruluyordum. Amerika’da ehliyet alma yaşı 16. Çevremdekiler hafta sonu arabalarıyla geziyordu, ben ya otobüsle ya da yürüyerek işe gidip geliyordum. Artık Amerika’da yaşamak benim için her geçen gün daha da zorlaşıyordu. Kaldığım odadan beni çıkardılar. Psikolojim çok fena bozuldu. Yalnızlık beni günden güne daha da hasta ediyordu. Sabrediyor, dönmek istemiyordum. Çünkü yavaş yavaş İngilizcem gelişmeye başlıyordu.”

‘CİĞERLERİM PATLADI’
Tuğrul psikolojik olarak yaşadıklarıyla başa çıkmaya çalışsa da bedeni daha fazla dayanamadı ve ciğerleri patladı. Amerika’daki doktorlar bunun nedeninin zayıf ve uzun bir vücut yapısı olduğunu söylese de annesine göre, yaşadığı yalnızlık duyguları sonucu kendisini çok fazla kasması ciğerlerinin patlamasına yol açmıştı. İlk ameliyatını oldu. Sonrasında okulu biraz aksasa da ailesini görmek ve hasret gidermek için Türkiye’ye geldi. Döndüğünde biraz daha iyi olsa da antidepresan kullanmaya devam ediyordu. Çünkü yaşından büyük sorumlulukların altına girmişti. Çalışmak ve para kazanmak zorundaydı. Tuğrul bunları yaşarken bir de üniversiteye başvurma zamanı geldi.
‘ÇOK BÜYÜK BİR AMELİYAT OLURKEN, TEKTİM’
Amerika’da başvurular 12. sınıfın başında yapılıyordu. Koruyucu ailesi de Tuğrul için motivasyon mektubu yazarken üniversiteye başvuru formunu yolladılar. Ancak Tuğrul’un sağlık sorunları devam ediyor ve ikinci ameliyatını olması gerekiyordu. “O esnada yaşadıklarım hayatımın en kötü anlarıydı” diyen genç çocuk, “Tek başıma çok büyük bir ameliyat olup 7 gün hastanede yattım. Doktorlar, “Kimse yok mu? Aileni arayalım, birilerini çağıralım” diyorlardı. “Yok, tekim” diyordum. Çok değişik şeyler görüyordum. Yaşadıklarım çok ağırdı ve bana Allah'ım melekleri yardım etti. Bunu başka türlü açıklamam” diyerek anlattı yaşadığı zor günleri.
EN PRESTİJLİ ÜNİVERSİTELERDEN BİRİNE GİRDİ
Ameliyat olduktan sonra bir ay kadar okula gidemeyen Tuğrul, bu süreci evde tek başına dinlenerek geçirdi. Yaşadığı yalnızlık duygusu nedeniyle çok zor zamanlar geçirdi ancak yüzünü güldürecek haber kısa zamanda geldi. Amerika Birleşik Devletleri'nin en prestijli kamu araştırma üniversitelerinden biri olan University of Washington'dan kabul almayı başarmış, elektrikli bilgisayar mühendisliği bölümünü kazanmıştı. Ayrıca okulu yaşadığı eyalette olduğu için burslu okuyacaktı. Hem de bu burs Tuğrul’un düşündüklerinin çok ötesindeydi. Çünkü kirasını, ulaşımını, yaşam giderlerini, yeme - içme masraflarını karşılıyor üzerine bir de harçlık bırakıyordu.

TÜRK KULÜBÜ KURDU
Hayatı artık düzene giren Tuğrul, daha çok gezmeye ve Amerika'yı keşfetmeye başladı. Çocukluk arkadaşıyla aynı üniversitedeydiler. Birlikte Türk kulübü kurdular. Önce 5 kişiyle başladılar sonra bu rakamlar 25’lere çıktı, sonra daha da arttı. Çok sayıda insanla tanışıp, çok güzel anılar biriktirdi. Hatta Kahramanmaraş depremlerinde okulun ortasına stant açıp, yardım toplayıp Türkiye’ye gönderdi. Tuğrul bir taraftan üniversiteye gidiyor, diğer taraftan kasiyerlik, pizzacılık, kuryecilik gibi işlerde çalışıyordu. Bir ara e-ticaret işine girdi ancak başarılı olamadı. Sonrasında aklına bir fikir geldi.
ÖĞRENCİLERE DANIŞMANLIK HİZMETİ VERİYOR
Türkiye'den formalar getirip okulda ve açtığı tezgahlarda satmaya başladı. Satışları oldukça iyiydi. Öyle ki bir öğrencinin 20 saatte kazanacağı geliri o, 1 saatte elde ediyordu. Forma satışını büyüttü, online web sitesi açtı. Sosyal medyada içerik üretmeye geçen sene başladığını söyleyen Tuğrul, sözlerine şöyle devam etti: “Hayalim, Amerika’da içerik üreten birinin Anadolu’dan çıkmasıydı. Bunu ben başardım. Şu an dördüncü sınıfta okuyorum, aynı zamanda öğrencilere danışmanlık hizmeti (Amerika’ya nasıl gelinir?, okullara nasıl başvurulur? gibi) veriyorum. Şu anda 21 yaşındayım. Hedefim, master yapmak. Sonrasında ya bir şirkette işe gireceğim ya da kendi danışmanlık şirketimi kuracağım.”
Categories: 17’sinde gittiği Amerika’da ciğerleri patladı! Sabretti, dönmedi: ‘Zorlukla geçen bir yıl beni 5 yaş büyüttü’
Sende Yorum yap