Eşinden altın yerine inek istedi! Ev hanımıyken girişimci oldu: Bir inekle başladım 8’e çıkardım

Gonca Kocabaş / Milliyet.com.tr - Özlem Özcan, 17 yıllık evli ve 3 çocuk annesi. Büyük kızı Öykü 15 yaşında; yüzde 98 hem bedensel hem fiziksel engelli. Oğlu Yaman 11, küçük kızı Kumsal ise 5 yaşında. Bursa’da yaşayan Özlem, 16 yıllık ev hanımlığının ardından son 1 yıldır büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapıyor. Bursa’da doğup büyüyen Özlem’in 2 kız, 2 de erkek kardeşi var. Baba evinde kız çocuklarına değer verilmeyen bir ailede büyüdüğünü söyleyen Özlem, “Ablam hep güçlü olmak zorundaydı. Sanırım kimseye ihtiyaç duymadan yaşamayı, güçlü olmak zorunda olduğumuzu küçüklükten öğrendik. Kısa kısa çalışma hayatım bekârlıkta da oldu, züccaciyede ve kadın kuaförlüğünde çalıştım. Ancak köye evlenene kadar çiftlik hayatıyla ilgili hiçbir şey bilmiyordum" bilgisini paylaştı.

‘SANA YARDIMCI OLAMAM, KENDİ BAŞINA DA YAPAMAZSIN’
Evlilik yıldönümlerinde başlayan bir serüven Özlem’i başarılı bir besici yaptı. Hayvancılığa başlamadan 2 yıl önce eşine bu işi yapmayı istediğini söyleyen Özlem, “Bunun için çok mücadele verdim. Eşimi bile inandırmak çok zordu çünkü daha önce hiç böyle bir iş yapmamıştım ve bakımı olsun, süt sağımı olsun hiç tecrübem yoktu. Eşimin 2 işi olduğundan 'sana yardımcı olamam, kendi kendine yapamazsın' diyerek beni hep öteledi. Fakat güçlü olduğumu, zorlukların beni yıldırmadığını ben biliyor, kendime güveniyordum. Ben 20 yaşında anne oldum ve ikiz bebeklerim oldu. Erken doğumdan maalesef biri 3 gün sonra vefat etti. Diğeri hidrosefali hastası olarak yaşama tutundu. Henüz 2 aylıkken beyin ameliyatı oldu. Onun için çok mücadele verdim. Kendi ailemden ablam dışında kimsenin yardımı olmadı. Doktor bey, Öykü’yü bana verdiğinde 'Bir yıl yaşamaz, bağ kurma, çok üzülürsün' dedi. Ben 1 yıl evden çıkmadım. Onun bağışıklığı güçlenmeden izole bir şekilde yaşadım. Sonra tedavi süreçleriyle hep tek başımaydım. Cahildim ama kızım sağdı ve ondan aldığım güçle Allah’ın izniyle onu yaşatacaktım. O benim mucizem ve şu an 15 yaşında oldu. Rabbim eksikliğini göstermesin. O benim evimin bereketi. Öykü sayesinde çok daha güçlü oldum” dedi ve ekledi:

‘İNEK BAKIMINDA TAKILDIĞIM YERLERE YOUTUBE’DAN BAKTIM’
"Eşimi sonunda razı ettim"diyen Özlem, “Evlilik yıldönümümüz geldiğinde eşim, ‘Sana ne alayım? İstediğin bir şey olsun’ dedi. Ben de ‘inek’ dedim. Eşim inek istediğimi biliyordu ama evlilik yıldönümü hediyesi olarak istememe çok şaşırdı. Yine zorluklarını anlattı. ‘Kedi köpeğe benzemez, bakımı zor’ dese de ben kafama koymuştum. İkna olunca da arkadaşının sattığı ineğe bakmaya gittik. İçimdeki sevinçle hemen hazırlandım. Gittiğimiz yer çok büyüktü, çok inek vardı. Ve ilk ineğim Maya’yı gösterdi. Bu ahıra büyük geldiğini, cinsinin çok güzel olduğunu ve bir sağımda 27–28 kilo süt verdiğini söyledi. İrice hayvan, hastalık, süt vermeme durumunda kesime de gitse zarar ettirmeyen cins dedi. Ben Maya’yı gördüm ama sadece yüzünü gördüm ve 'bu benim olmalı' dedim. Hiç sorgulamadım, ayağıymış, sütüymüş, büyüklüğü falan bana hiç korkutucu gelmedi. Ve o an 'Sen benimsin ve biz seninle çok büyüyeceğiz' dedim içimden... Bu, ilk gün kendime verdiğim sözdü. Ve Maya evimizin altındaki ahıra geldi” şeklinde konuştu.
İlk başlarda ahır konusunun kendisini zorladığını dile getiren Özlem, “Evimizin altındaki ahır Maya’ya küçük geldi. Maya orada bağlanmayan, özgür bir inekken ben onu bizim ahırda bağlamak zorunda kaldım. Ve ilk ineğimin bu denli büyük olması çok zordu gerçekten. Deli cesareti derler ya, benimki biraz öyle oldu sanırım. Sağımı olsun, gübresi olsun güç isteyen şeylerdi. Tabii ki başta zordu ama ben güçlüydüm ve bunların olacağının farkındaydım. İnek bakımını çevremde duyuyordum. Erkeklerle de olsa yapan kadınlar vardı. Ben 3 çocuk annesiydim. Biz ev hanımları mutfağımızda da bilmediğimiz yemek tarifi olsun, herhangi bir konuda bilgi edinmek için YouTube’dan bakıp öğrendiğimiz şeyler hep oldu. Aklımda hep vardı. Takılırsam oradan öğrenirim diye kendimi cesaretlendirdim” ifadelerine yer verdi.

BİR İNEKLE BAŞLADI, GELEN PARAYLA İKİNCİSİNİ ALDI
Eşi ilk ineğinde Özlem’e şöyle bir söz verdi: ‘Sen cesaret ettin aldın, bakacaksın madem, benim sana fiziken yardımım çok olamayacak. O zaman ineklerin yemleri, giderleri benden. Sen aldığın süt paralarıyla biriktir, kendine harçlık yap.’ Özlem’de ilk başta bir inek diye başladı. Ondan gelen süt parası harçlık olur, çocuklarla gelir elde etmiş oluruz diye düşündü. Ama öyle olmadı. İnek bakmak ona çok iyi geldi ve yapabiliyordu da. Çevresindeki insanların yaptıkları zamanla onun aklına yatmadı. Hep YouTube’dan araştırdı. '27–28 kilo süt verir' dedikleri inekten Özlem, 40 litre süt aldı. Gelen paraları biriktirip, 2. ineğini aldı. Hamile ineğinin buzağısı oldu. Sonra 3. ve 4. inek derken işlerini büyüttü. Evlerinin altındaki yer ona yetmemeye başladı. Eşinin de desteğiyle bahçelerine yer yaptılar. Herkes bu işin yazı kışı var, tek başına yapamazsın dese de Özlem’in cesaretini kıramadı. Böylelikle küçük de olsa kendi çiftliğini kurmuş oldu.
Özlem her sabah 7 gibi evden çıkıp, ahırına gidiyor. ‘Önce çizmelerimi giyer, kapıları açar, kızlarıma günaydın derim’ diyen Özlem, “Konuşurum onlarla. ‘Geceniz nasıl geçti güzel kızlarım’ derim. Olumsuz bir şey var mı yok mu diye kontrol ederim. Sonra hemen arkalarını güzelce temizler, gübrelerini atarım. Kovalarıma sıcak su doldurup güzelce temizler, sterilize ederim. Buna çok dikkat ederim, meme hastalanmaması ve sütün temiz gelmesi açısından hijyen çok önemli benim için. Sonra süt sağma makinelerini takıp, sütümü sağıyorum. Sütüm sağıldıktan sonra buzağım var, ilk onun sütünü süt sıcakken içiririm. İshal olmaması için sıcak süt içimi çok önemli. O doyunca kızlarımın yedikleri yemleri hazırlar, önlerine dökerim. Onlar yemeklerini yerken ben sütlerimi şişelere doldurur, süt sağım makinelerimi yıkadıktan sonra sütlerimi arabaya yükler, kooperatife götürürüm” dedi ve ekledi:

‘ÇOCUKLARIM DA ARTIK ÇALIŞAN ANNELERİ OLDUĞUNUN FARKINDALAR’
Hayvancılığın dışarıdan görünmesiyle gerçeği arasındaki farkın çok büyük olduğuna dikkat çeken Özlem, “Emek, sabır ve fedakârlık var. Öncelikle hastalık dinlemez; cenazen varmış, düğünün varmış, bayram falan, ne olursa olsun o dama girilmesi gerekiyor. Evet biz bir iş yapıyoruz fakat yaptığımız iş birer can taşıyor. ‘O öğün süt çöpe gitsin ne olacak’ diyemiyorsunuz. Onların karınlarını doyurmak, sütlerini sağmak zorundasınız. Karşıdan her ne kadar kolay gibi dursa da gerçekte böyle zorlukları da var” şeklinde konuştu.
Çocuklarının ise en büyük destekçileri olduğunu söyleyen Özlem, “Onlar çok zorlu olarak görmüyorlar çünkü çocuklarıma zorluk çektiğimden bahsetmem. Hayvanları çok sevdiğimi biliyorlar, onlar da seviyor, gelip bana yardımcı oluyorlar. Birlikte yürütüyoruz bu işi. Biz çocuklarımla çok güçlü bir ekibiz. Eğitim hayatları dışında çocuklarım bu sürecin her alanında. Hayata bakış açılarını bence olumlu yönden etkilediğini düşünüyorum. ‘Annem de artık para kazanıyor. İstedikleri zaman annem ısmarlayacak, annem alacak’ diyorlar. Artık çalışan bir anneleri olduğunun farkındalar. Bence daha sorumluluklarını bilen birer yetişkin olacaklar. Hayvanlara merhametli, benimle çalışmanın güzelliklerini ve zorluklarını yaşayarak sorumluluk sahibi bireyler olarak büyüyorlar” ifadelerine yer verdi.

'BİR İNEKLE BAŞLADIM ŞİMDİ 8 İNEĞİM OLDU'
En büyük başlangıç maliyetinin ağıl maliyeti olduğunu dile getiren Özlem, “Biz başta Maya’yı halihazırda evin altındaki yere aldık ama orası küçüktü. Bu olduğum yerdeki çiftliğe geçtiğimizde maddi konudan biraz zorlandık. Hatta şöyle diyebilirim, süt sağma makinemi almak için paramız kalmamıştı. Çocukların bayram harçlıklarını birleştirdik. Onların onayını da olarak ve sonrasında iade ederek öyle aldık. Bu işe yeni başlayacakların ağıl maliyetini göz önünde bulundurmaları şart” dedi ve ekledi:
“Ortalama günlük 25 litrelik süt veren bir inek üzerinden söylemem gerekirse, günlük 750 TL ile 900 TL arası değişir geliri. Bu da aylık 22.500 TL ile 27.000 TL arasında olur. 9.000 TL ile 10.000 TL masrafını düşersen 17.000 TL geliri var. Bir aile bununla geçinebilir mi, göreceli bir kavram. Şu an 8 sağımlı ineği olsa, buzağılarla beraber çok rahat geçinirler. Ama 1 ya da 2 inekle geçinmek imkânsız. Bir ineğin aylık ortalama gideri, her ay değişkenlik gösterebilir. Sadece yem masrafı vardır, o da ortalama 9.000 TL’dir. Bazen bir inek için 4–5 defa aşılattığımız oluyor. Bunlar da 1.000 TL ile 1.500 TL arasında değişiyor. Bu dışarıdan hiç görünmez. Tırnakçı gelir, tırnak bakımları, buzağıların vitamin iğneleri oluyor. Bunlar da bu işin cilveleri sanırım. Hayvanlardan bakımı ne kadar esirgemezseniz o kadar verimli oluyor. Aslında bir yerden kısayım derseniz ileriye doğru size daha büyük bütçeli zarara uğratabiliyor. O yüzden benim için hayvanlarımın sağlığı çok önemli. Kendi işim olduğu için ben kendi emeğimi hesaba hiç katmıyorum ve biz büyüme odaklı olduğumuz için şu an bana göre kârlı ve yapılabilir bir iş. Bir inekle başladım, 1 yıl olmadı, 8 ineğim oldu. İneklerimin arasında şu an 3 tanesi de hamile. Her ineğin süt verimi birbirleriyle farklılık gösteriyor. Bununla ilgili net bir bilgi veremem şu an ama güncel 80 litre ile 90 litre günlük süt satıyorum. Bir inek fiyatı ortalama 200.000 TL ile 250.000 TL arasında. Buna süt sağma makinesi, yem giderleri falan dahil edilirse ortalama 350.000 TL olabilir, sıfırdan bir insanın bu işe başlamasındaki maliyeti.”

'BEN BU İŞE 3 ÇOCUKLA CESARET ETTİM'
Yaşadıklarını, sosyal medyada filtresiz göstermesindeki başlıca sebebinin, tek başına verdiği mücadeleyi kimsenin bilmemesi olduğunu söyleyen Özlem, “Kimse nasıl zorluk yaşadığımı bilmiyordu. Neler yaptığımı, ne zorluklar çektiğimi. Yeri geldi eşim bile farkına varmadı. Çünkü onun iki işi var ve yaptığım işi tek başıma yapıyorum, zorluklarını görmüyordu. Hem yaşadığım zorlukları hem de benim gibi cesaret etmek isteyip edemeyen kadınlara ilham olmak istedim. Evet, zorlanıyorum ama çok severek yapıyorum bu işi. Biz kadınların ne kadar güçlü olduğunu, eşim de dâhil olmak üzere herkesin görmesini istedim ve sosyal medya hesabı açmaya karar verdim. İsmini de oğlum 'Çiftliğin Kraliçesi olsun, sen kraliçesin annem' dedi” bilgisini paylaştı.
'Bu işe yeni başlayacaklara, yılmamalarını söylemek istiyorum’ diyen Özlem, “Ne kadar zorluk çekseler de pes etmemelerini istiyorum. Yıllarca çocuk bakmış, ev işleriyle uğraşmış kadınlarız biz. Aslında erkeklerden daha güçlüyüz. Bunu göstermek, örnek olmak istiyorum onlara. Ben 3 çocukla cesaret ettim, Allah’ın izniyle üstesinden de geldiğime inanıyorum. Sizler de cesaret edin ve çalışıp üretin, kendi paranızı kendiniz kazanın. Hayvan bakmaya gidiyoruz, karşı taraf hep eşimi muhatap almak istiyor. Aslında hayvanlara bakan benim, bana anlatması gerekir. Alışık olmadıkları için kadın bakıcılara zorlanıyorum. Başta gelen veterinerler bile eşime doğru anlatıyorlardı hayvanın sorunlarını. Şimdi alıştılar bana, bir şey olduğunda artık bana anlatabiliyorlar. Çevremdeki en yakınlarımdan bile destek görmedim ama bu beni daha da kamçıladı. Doğru yolda olduğumu, asla vazgeçmemem gerektiğini öğretti” şeklinde konuştu ve sözlerini şöyle noktaladı:
Categories: Eşinden altın yerine inek istedi! Ev hanımıyken girişimci oldu: Bir inekle başladım 8’e çıkardım
Sende Yorum yap