s

Galatasaray’da Tehlike Çanları

Süper Kupa finalinde ezeli rakibi Fenerbahçe’ye çok kötü bir oyunla mağlup olan Galatasaray, ligin ikinci yarısının ilk maçında kendi sahasında Gaziantep FK karşısında da iki puan bırakıp şampiyonluk yarışında önemli bir yara aldı.

Esasen sarı- kırmızılıların Gaziantep karşısındaki oyununu ve maçın hikâyesini göz önüne aldığımızda iki puan kaybından çok bir puan kazandıklarını söyleyebiliriz. Gerçekten de maçı kazanmak adına hiçbir şey yapamadı Galatasaraylı futbolcular. Nitekim beraberlik golünü de Gaziantep FK futbolcusu Yusuf Kabadayı’nın bir anlık hatası sayesinde buldular.

Galatasaray’ın kazanmak adına hiçbir şey yapamadığı cümlesini biraz açayım. Evet, topa çok daha fazla sahip oldu sarı- kırmızılılar ve oyunun kimi bölümlerinde taraftarlarını heyecanlandıracak ataklar da geliştirdiler. Ancak genele baktığımızda bunları ciddi pozisyonlara dönüştüremediler ve bununla alakalı olarak da hücumda üretken olamadılar. Top kayıpları, yanlış tercihler, kötü vuruşlar ve pozisyon hataları dün geceki Galatasaray’ın genel durumunu özetleyen özelliklerdi.

Şüphesiz Osimhen ve Torreira’nın eksiklikleri çok olumsuz etkiledi sarı- kırmızılıları. Bu iki futbolcu adeta Galatasaray’ın yarısından fazlası! Nitekim Süper Kupa finalinde de Osimhen’in yokluğunu çok hissetti sarı- kırmızılılar. Gelgelelim, Gaziantep FK maçı özeline baktığımızda konuk takımın çok daha fazla eksik oyuncusu vardı. Buna rağmen oyun planlarını çok başarılı ve disiplinli bir şekilde uyguladılar. Alanları ve pas kanallarını kapatıp Galatasaray’ın top yapmasına izin vermediler. Kritik bir dakikada öne geçip sonrasında genç oyuncularının bir anlık hatasıyla beraberlik golünü yediler. 90+5’te karşı karşıya pozisyonda Bayo'nun uzak direğin dibinden auta giden şutuyla da galibiyeti kaçırdılar. Gaziantep FK’yı bu kadar eksik bir kadroyla sergilediği performanstan dolayı tebrik etmek gerekiyor.

Galatasaray’da kadro derinliği problemi her geçen gün biraz daha kendisini gösteriyor. Gaziantep maçındaki oyunun ve alınan sonucun da en temel nedeni bu. Sarı- kırmızılılar, özellikle orta saha ve hücum bölgesindeki futbolcularının kalitesiyle ciddi başarılar elde ettiler. Ama o oyuncular da performans düşüklüğü gösterince onların yerine ikame edecek oyuncu yok. Osimhen’in yokluğunda Icardi bir yere kadar fayda sağlayabiliyor. Hâlâ tam olarak hazır değil. Elbette bunun nedenleri tartışılır. Evet, büyük bir sakatlık yaşadı ama üzerinden uzun zaman geçti. Dün gece de 67. dakikada skor 0-0 iken çabuk davranamadığı için mutlak bir golü atamadı. Onun dışında Sane ve Yunus'ta da performans anlamında gerileme var. Barış Alper Yılmaz, Gaziantep karşısında çok koştu, mücadele etti, rakibin hatasıyla gol de attı ama maçın genelinde çok top ezdi. Orta sahada İlkay Gündoğan çok etkisiz. Gösterdiği performans isminin çok uzağında! Lemina’da da gerileme var. Elbette burada planlama hatası da söz konusu. Kendisiyle birlikte futbolu da olgunlaşan Berkan Kutlu rahatlıkla rotasyonun parçası olabilecekken niye gönderildi? Kısacası bu kadro derinliği problemi Galatasaray için çok pahalıya patlayabilecek ciddi bir tehlike. Fenerbahçe’nin oluşturduğu kadronun kalitesi ve zenginliği ile sarı- kırmızılıların özellikle son maçlardaki durumu ve yaşadığı sıkıntıları dikkate aldığımızda Galatasaray için tehlike çanlarının çaldığını net olarak söyleyebiliriz. Sürekli yapılacağı söylenen ama ligin ikinci yarısı başlamasına rağmen bir türlü yapılamayan transferlerin bir an önce gerçekleşmesi gerekiyor. Nitekim Gaziantep FK maçı sonrasında tribünler yönetime tepki gösterdiler. Fakat kesinlikle bu durumun etkisinde kalarak panik havasıyla takıma katkı sağlamayacak oyuncular alınmamalı. Panik transferlerinin yarardan çok zarar getirdikleri geçmişte yaşanan tecrübelerle sabit.

Son paragrafı, Galatasaray’ın Gaziantep FK maçındaki bana göre en iyi oyuncusuna ayırmak istiyorum. Yani Kazımcan Karataş’a. Oyuna 74. dakikada Eren Elmalı’nın yerine dâhil oldu Kazımcan. O andan itibaren de fark yarattı. İleride çok etkili oldu ve Galatasaray’ın hücum zenginliğini arttırdı. 84’te korner gibi kullandığı taç atışı golle sonuçlandı. Hâlâ bu genç adama dudak bükenler var. Daha ne yapsın Kazımcan? Keşke çoğu takım arkadaşı ve abileri onun gibi çalışıp mücadele etseler. Kazımcan da yeteneklerinin sınırının farkında. Ama yılmadan çalışıp didinerek formanın, armanın hakkını vermeye çalışıyor. Nitekim dün gece o ruhu taşıyan birkaç oyuncudan biriydi. Hatta onların da birincisiydi. Tebrikler Kazımcan Karataş...

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.