s

Gazzeli çocuklar ne istiyor?

Gazze’de yeni bir süreç başladı. Ama Gazze’ye her ülkenin farklı bakışı var.

Gazze konusundabaştan beridir tek net olan ülke Türkiye. ‘Soykırım’ dedi, ‘insani yardımlar’ dedi, ‘iki devletli çözüm’ dedi.

Diğer ülkeler kendi çıkarlarına göre ya sessiz kaldılar ya da çok geç tepki gösterdiler.

Şimdi güvenliğin sağlanması ve yeniden imarı için bazı adımlar atılıyor.

Televizyonlardan izliyoruz, taş üstüne taş kalmamış, tüm dünya da görüyor.

Hepimiz sıcak evlerimizdeyiz ama ya Gazzeli çocuklar nerede?

Evleri yok, yiyecekleri yok, suları yok.

Yardım zor şartlarda gidiyor. Hâlâ sıcak yemek yiyemiyorlar. Soğukta çadırlarda yatıyorlar.

Hastane yok, oyun oynayacakları yer yok. Gökyüzüne bile rahat rahat bakamıyorlar.

Sizce ne istiyor Gazzeli çocuklar?

Bir televizyonda izledim. Sessiz çığlık atıyordu bir Gazzeli çocuk. Bir şeyler anlatıyordu ama sesi de çıkmıyordu. Bağırmak istiyordu belki ama bağıramıyordu.

“Dünyadaki çocuklar nasıl yaşıyorsa biz de öyle yaşamak istiyoruz” diyordu.

Dünya sınıfta kaldı Gazze’de. Gözlerini kapadı, kulaklarını tıkadı.

Bir soykırıma izin verdi.

Umarım yeni kurullar hızlıca harekete geçer ve adımlar bir an önce atılır.

En önemlisi de İsrail’e artık ‘dur’ denir.

Türkiye’nin önemi

Bölgemizdeki gelişmeler Türkiye’nin önemini bir kez daha ortaya çıkardı.

ABD Başkanı Trump hem Suriye konusunda hem de Gazze’de sürekli ‘Türkiye’ diyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı övüyor ve davet mektupları yazıyor.

Bölgede Türkiyesiz adım atmak da günden güne zorlaşıyor.

Öncelikle Türkiye bölgede hem oyun kurucu hem de oyun bozucu oldu.

Bölgedeki krizlerde de Türkiye’yi arabulucu olarak sık sık görüyoruz.

Hem Rusya ile hem de Ukrayna ile görüşebilen ülkelerden biri Türkiye.

Hem Putin hem de Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a büyük saygı duyuyor ve sık sık görüşüyor.

Savunma sanayindeki büyümesi birçok ülkenin korkulu rüya görmesine de neden oldu.

AB ve NATO da Türkiye’nin önemini her geçen gün daha anlıyor.

Yani Türkiye’yi dinlemeden bölgede bir adım atmak günden güne zorlaşıyor.

Suriye ve SDG

Suriye’de PKK savaş oyunları oynuyor.

Yani hem vekalet savaşı yapıyor hem de kuklalık.

Bir bakıyorsunuz Fırat’ın batısındalar bir bakıyorsunuz Fırat’ın doğusundalar.

PKK’nın uzantısı SDG Suriye yönetimine verdiği sözleri de tutmuyor. Attığı imzaları uygulamıyor.

Terör örgütüne güvenilir mi? Tabii ki güvenilmez. Yıllarca masum sivilleri öldürdü.

Ne zaman bitecek SDG’nin savaş oyunu, piyonluğu?

Vekalet savaşları bittiği zaman diyebiliriz. Biter mi sizce vekalet savaşları?

Bazı ülkeler yine piyon ve kukla olarak PKK ve uzantılarını kullanmak isteyecek.

Ama Türkiye kararlı ve bu defa terörü bitirmek için her adımı atacak.

MİT her an her yerde karşınıza çıkabilir, TSK her göreve hazır.

Dosta düşmana duyurulur. Belki yarın belki yarından da yakın.

Anlamakta zorlandıklarım...

- Venezuela muhalefet lideri Maria Corona Machado’nın aldığı Nobel Barış ödülünü ABD Başkanı Trump’a hediye etmesi

- Yunanistan’dan gelen “karasularımızı genişleteceğiz” açıklaması

- ABD’nin sürekli İran ile ilgili kafa karıştırıcı tavır içinde olması

- SDG’nin Fırat’ın batısında mı yoksa doğusunda mı olduğuna yönelik tartışmalar

- İsrail’in ABD’nin sözünü dinleyip dinlemediği ile ilgili tartışmalar

- ABD Başkanı Trump’ın Grönland’a yönelik yaptığı açıklamalar.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.