s

Uzmanlar, Suriye’deki gelişmeleri Milliyet’e değerlendirdi: Suriye’de cetvel kırıldı

Aydın HASAN - Asena YATAĞAN / ANKARA - Suriye’de 2011’de başlayan iç savaş sırasında PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG, 2014 yılınıda üç bölgeyi “kanton” ilan etti. Kantonlar, kendi öz yönetimlerine sahip olacaktı. “Terör koridoru” planı, Türkiye’ninharekatları ile parçalandı. Esad’ın devrilmesinin ardından SDG’nin yeni Şam yönetimine entegrasyonuna dair mutabakat, 10 Mart 2024’te imzalandı. Ancak SDG, bu mutabakata uymadı. SDG/YPG unsurlarının, Halep’in doğusundaki askeri mevzileri hedef alması üzerine Suriye Ordusu 6 Ocak’ta başlattığı operasyonlar ile Halep’in iki mahallesini terör örgütünden temizledi. 17 Ocak’ta Halep kırsalını terör örgütünden arındırdıktan sonra da Fırat’ın doğusuna yöneldi. Yaklaşık 44 saat süren operasyonların ardından SDG, Fırat’ın doğusundaki alan hakimiyetini önemli ölçüde kaybetti. Böylece “tek Suriye” hedefi doğrultusunda önemli bir aşama geçildi.

İlginizi Çekebilir

Üç faktör

Emekli Büyükelçi Uluç Özülker: Burada üç temel faktör büyük önem taşıyor: Birincisi, ABD’nin tutumundaki değişim. ABD, eskisi gibi doğrudan yönlendirici ve baskın bir rol üstlenmekten uzaklaşmış, daha geri planda kalmayı tercih etmiştir. Trump’ın Cumhurbaşkanı’mızla olan iyi ilişkileri zaten biliniyordu ancak gelinen noktada Türkiye’yi Orta Doğu meselelerinde güvenilir bir ortak olarak gördüğü ve bu çerçevede daha fazla rol üstlenmesini desteklediği anlaşılmakta. İkinci faktör, Türkiye’nin sahadaki kararlılığı. Türkiye’nin Suriye’deki etkinliği ve bu kapsamda yürüttüğü iş birliği, bölgesel dengeleri belirleyen başlıca unsurlardan biridir. Üçüncü faktör ise Orta Doğu’daki genel dönüşümdür. Trump, Orta Doğu’yu bir savaş alanı olmaktan çıkarıp barış alanı olarak sunmaya başlamıştır. Bu durum, Netanyahu’nun bugüne kadar ABD’den aldığı koşulsuz desteğin sona erdiğini de göstermektedir. Türkiye’nin bu süreçteki etkinliği artacaktır.

Suriye ordusu ilerliyor

‘Duvara tosladı’

ANKASAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol: Yeni bölgesel ve küresel gerçeklikler, başta Orta Doğu olmak üzere tüm aktörleri daha gerçekçi bir tutum izlemeye zorlamakta. Büyük Orta Doğu ve Büyük İsrail Projeleri dönemi Suriye’de duvara toslamıştır. ABD, İsrail üzerinden değil kendi menfaatlerini merkeze alan bir yeni bir politikayı devreye sokmuş görünmekte. ABD bölgede karşılığı olmayan, kendisini başta Türkiye olmak üzere, bölge devletleri ile karşı karşıya bırakabilecek ham hayaller yerine, tarihi, coğrafi ve konjonktürel gerçeklikleri baz alan bir tercihte bulunmuştur. Türkiye’nin kararlı ve sabırlı politikası sonuçlarınıvermeye devam edecektir.

Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin güneyinde

‘Büyük bir kazanım’

Suriye Uzmanı, Ümran Stratejik Araştırmalar Merkezi Araştırma Direktörü Ömer Özkızılcık: Bir sene vakit kaybedildi terör örgütünün irasyonel tutum sebebiyle. Aslında şu an varılan anlaşma, Ankara ve Şam’ın örgüte bir sene önce teklif ettiği anlaşmayla aynı. Ve yeni oluşan konjonktürde Ankara’nın ve Şam’ın tezleri sahada uygulanmış oldu ve son yapılan anlaşma ilanında tescillenmiş oldu. Bu hem Suriye’nin toprak bütünlüğü anlamında hem de Türkiye’deki Terörsüz Türkiye süreci anlamında çok büyük bir kazanım. Burada kaybeden maksimalist taleplere sahip olanlar, bir de İsrail oldu.

Sınırları yapay biçimde belirlendi

Bazı Avrupa ülkelerinin emperyal güç olarak tarih sahnesinde yer aldığı dönemde, bazı sınırlaretnik, tarihi ve coğrafi gerçekler dikkate alınmadan cetvel ile çizilerek yapay bir biçimde belirlendi. Bunlardan bazıları şöyle:

AFRİKA (Berlin Konferansı): Libya, Mısır-Sudan sınırı (22. paralel), Çad, Nijer, Mali, Nijerya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Somali, Sudan

ORTA DOĞU (Osmanlı topraklarının paylaşıldığı Sykes-Picot Anlaşması): Irak, Suriye, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan’ın kuzey sınırları

KÖRFEZ: Kuveyt, Katar, Bahreyn, BAE

GÜNEY ASYA: Pakistan, Bangladeş, Hindistan kuzeybatı sınırları.

Diplomalar tanındı

YÖK Başkanı Erol Özvar, Suriye’nin kuzeyinde faaliyet gösteren Türk üniversitelerinin diplomalarının Suriye tarafından tanındığını açıkladı. Özvar, Gaziantep Üniversitesi ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi mezunlarının diplomalarının tanınmasının hakların korunmasıaçısından önem taşıdığını belirtti. EĞİTİM SERVİSİ


Boğazı buz üstünden yürüyerek geçmişler! 120 yılda 2 kez geldi: 'Sibirya kışı masum kalır'

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.