Süleyman Şah’ın eve dönüş zamanı

Suriye Ordusu’nun terörist temizliğiyle bölgedeki harita hızla değişti, değişiyor... Suriye’de olması gereken nihayet oluyor yani... Mutabakatla olmazsa fiili durumla... Suriye PKK’sının başı Kandil’in emir eri general(!) Abdi çok kısa bir süre öncesine kadar ne diyordu hep:
“100 bin kişilik ordumuz var, Şam’da ordu bile yok, nereye entegre olacağız...”
Bu palavrayla terör örgütü yandaşları da Türkiye’de algı operasyonu yapmaya çalıştılar bir yandan da...

100 bin kişilik ordusu var Türkiye buraya girerse bataklığa saplanır ya da burası Türkiye’nin Vietnam’ı olur diye ipe sapa gelmez propagandalar yaptılar akıllarınca... Daha önceki harekatlarda teröristlerin nasıl tüydüklerini unutarak... Bilerek bilmeyerek ama daha çok da isteyerek... Ki onlar ABD’ye rağmen yapılan harekatlardı üstelik. Şimdi de aynı görüntüler Türkiye’nin girmesine gerek kalmadan yaşandı, yaşanıyor... Suriye Ordusu’nun karşısında mukavemet gösteremeyen, bozguna uğrayıp kaçan bir YPG/PKK var... Deyrizor’da, Rakka’da ayaklanan halk ve aşiret güçleri, kent merkezini terör örgütü YPG/SDG’den arındırdı, Suriye Ordusu’na bile gerek kalmadan... Operasyonlarda son ateşkesin yürürlüğe girmesinden hemen önce Süleyman Şah Türbesi arazisinin bulunduğu Karakozak mevkini de teröristlerden arındırdı Suriye Ordusu...
★ ★ ★
Bölgede DAEŞ terörünün arttığı dönemlerde Karakozak köyünde bulunan Süleyman Şah Kabri de büyük bir risk altındaydı malum. 2015’in şubat ayında Şah Fırat Operasyonu’nu gerçekleştiren TSK, Süleyman Şah’ın kabrini, eşyalarını ve Saygı Karakolu’nu Türkiye sınırına yakın bir noktada olan Suriye Eşmesi’ne taşıdı. Boşaltılan bölge ise önce terör örgütü DAEŞ’in ardından da diğer terör örgütü PKK/YPG/PYD’nin kontrolüne geçti. Bildik ABD’nin kurguladığı kirli tezgâh ve bizzat yönlendirmesiyle tabii... Karakozak bölgesi PKK/PYD’nin Fırat’ın batısı ile bağlantı açısından kritik öneme sahip bir nokta çünkü. Terör örgütü Ayn el Arap ve Münbiç arasında militan ve lojistik desteğini büyük oranda bu bölgeden sağlıyordu. O nedenle de bölgedeki terör unsurlarının temizlenmesine dönük her harekatta, hamlede Süleyman Şah’ın da yeniden Karakozak’taki eski yerine taşınması hep gündemde oldu. Hem de daha ilk Fırat Kalkanı Harekatı’ndan itibaren... 8 Aralık 2024’te Esad rejiminin yıkılması, Suriye muhalefetinin iktidarı ele geçirmesi ve Münbiç taarruzundan sonra Süleyman Şah Türbesi’nin eski yerine taşınması yeniden gündeme geldi. Hatta çatışmaların ardından imzalanan ateşkes anlaşması maddelerinden birinde SDG’nin, Süleyman Şah Türbesi’nin eski yeri olan Karakozak Köyü ve çevresindeki tepelerden çekileceği yer alıyordu. O günlerde Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şöyleydi:
“Bölgedeki terörden arındırma operasyonları henüz devam etmektedir. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Sahada uygun koşulların oluşması durumunda bu konu değerlendirilecektir.”

SDG her zaman olduğu gibi anlaşma şartlarını verilen sözleri yerine getirmiyordu zira...
O zamanlardan bu yana gelişmeler ve gelinen nokta ortada... Oyun bitti artık...
★ ★ ★
Teröristler ordu gibiymişler Amerikan silahları, varmış, helikopter pilotluğu eğitimi de almışlar falan zırva... Ordu demek sadece silahlanmak ya da bölük, tabur kurmakla olmuyor. Hele de ordu algısı verilmeye çalışılan terörist güruhu fotoğraflarıyla hiç olmaz… Bir askeri kültür meydana getirmeniz ve vatanseverlik ruhu lazım. Bu olmadığı sürece siz ne yaparsanız yapın ordu falan değil, kullanışlı bir terörist güruhu, olarak kalır sadece… Nitekim ABD desteğini çekince gerçek ortaya çıktı… Birilerinin koruması kollaması olmadığında terörist güruhun tam anlamıyla bir hiç olduğu çok net görüldü...
Türkiye Cumhuriyeti Devleti sahaya öyle bir ağırlığını koydu ki ABD burada Türkiye’yi karşısına almanın faydadan ziyade çok büyük bir maliyet üreteceğini anladı. Taşlar yerine oturuyor nihayet... Zaten hep var olan, hatta 2015’te taşınırken özellikle geçici nakil vurgusu yapılan ve gelişen süreçte “eninde sonunda eski yerine gidecek” denilen “Süleyman Şah”ın Türkiye sınırları dışındaki tek Türk toprağına, eve dönüş zamanı yani...
Sende Yorum yap