s

Borçlusunuz

Yalan, dolan, yavan... Türk futbolunun en kısa yoldan özeti... Sadece Avrupa'da boyumuzun ölçüsünü almakla kalmıyoruz, aynı zamanda ligde de "sahte gerçeklikler" karşısında avunup duruyoruz.

Galatasaray, 36 takımın yer alıp, 24'ünün umutlandığı bir ligi 20. sırada bitiriyorsa, varın "en iyisinin" ne halde olduğunu görün. Fenerbahçe, Steaua Bükreş'ten beraberlikle ayrılıp, 19. sıradan devam için, "Acaba" diyorsa, varın "en iyi ikincinin" de geçen yıla göre çok farklı olmadığını bilin.

Şimdi yeni "emzik", Bankalar Birliği'nden çıkmak... O dönemde, davul-zurna ile girdiğimiz, 5 de yetmez 10 yıl diyerek, ana para ödemede beyaz bayrak çektiğimiz bu düzende, üç büyüklerin bilançosundaki 61 milyar liralık borç, 161'e çıkarsa şaşırmayın. Tabii kulüpler ayakta kalırsa...

Neden Trabzonspor yok? Çünkü, mazeretli! 6 aylık finansal tablosunu henüz açıklamadı da ondan...

Galatasaray, 23 milyar liraya yaklaşan borcu içinde, bankalar konsorsiyumuna ödediği ile mi harcama limitini artırdı? Fenerbahçe, 19 milyarı aşan borcu içinde ödemeyi yaptı da, ne kadar azaldı? Beşiktaş, 19 milyar liralık borç içinde bulunan Bankalar konsorsiyumuna olan bedeli bile veremedi.

Trabzonspor, Galatasaray, Fenerbahçe, Bankalar Birliği'nden çıkarak, sözüm ona "özgürlük" buldu. Bu neden kurtuluş biliyor musunuz? Bankaların daha fazla borç yapmamaları için taktıkları sanal kelepçeyi çıkarıp, daha fazla borçlanabilmekten...

Örnek mi? Galatasaray tabii ki... Çünkü ilk çıkan onlardı... Konsorsiyumdan aldıkları borcun faizi bugün yüzde 39-40 iken yine bankaların kapısını çaldı, önce yüzde 60.5, sonrasında da yüzde 64 ile iki kez kredi aldı.

Fenerbahçe henüz yeni sıyrıldı. Onlar da alacaklar kredi, el mecbur...

Üstelik kulüplerin temlik edecekleri arazi de kalmadı ya da az kaldı.

Fenerbahçe, Kerem Aktürkoğlu için UEFA'ya nasıl bir savunma verdi acaba?

Beşiktaş'ın tek tutar dalı Dikilitaş vardı. Önemli yol aldı ancak burası yara bandı...

Bu kadar ağır yükler taşıyan yönetimler, şimdi bırakın Avrupa'daki başarıyı, Süper Lig'de derece yakalamak için çırpınıyor, milyon euroları savuruyor. Değer mi?

Gördünüz işte Avrupa'dan gelen parayı... Galatasaray'a 42.5 milyon euro... Osimhen'in bonservis parası bile çıkmadı. Fenerbahçe'nin ise daha kötü; 19.5 milyon euro... 20-21 milyon euro aldığı söylenen Jhon Duran'ın maaşı bile karşılanamadı.

Ama tek bir gerçek var ki; ezeli rekabet, borçlarda hüküm sürüyor. Yönetimler çalıyor, futbolcular oynuyor. Ama hangi taraftar sahadaki futboldan mutlu oluyor?

"Bunların futbolla ne işi olur?" demeyin... Ben de onu diyorum, "Bu kadar borcun futbolla işi ne?"

Ama siz yöneticiler; suçlusunuz demiyorum, borçlusunuz. Bu kadar paralarla, bu kadar harcamalarla tribünlere daha iyi futbol izletmek boynunuzun borcu...

İnsanlığın dini, dili, ırkı yok

Manchester City Teknik Direktörü Pep Guardiola, Galatasaray maçının hemen ardından ülkesine gitti ve bir konsere katıldı.

Filistin'e destek amacıyla düzenlenen konserde kürsüye çıkan Katalan teknik adam, "Selam aleyküm" diyerek söze başladı.

Düşünebiliyor musunuz, dünyanın en iyileri arasında olan teknik adam, Arapça selamlarken, İbranice'deki selamlaşma cümlesi olan, "Şhalom aleichem" yani "Barış seninle olsun" cümlesine ne kadar da yaklaşıyor değil mi? Anlamı da aynı şekilde...

Aslında Guardiola'nın Filistin ile ilgili sözleri o kadar değerli ki: "Onları yalnız ve terk edilmiş bıraktığımızı düşünüyorum. Hep bize 'Neredeler? Bize yardım edin' diyorlar diye düşünüyorum ve şimdiye kadar yardım etmedik."

Herkesin tek bir ağızdan söyleyeceği bu sözlere katılmamak mümkün mü?

Çünkü böyle durumlarda insanlığın dini yok, dili yok, ırkı yok.

Tıpkı futbol gibi değil mi?

Categories: Borçlusunuz

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.