Grammy’ler: Nereden nereye?
Grammy ödülleri geçen hafta sahiplerini buldu ama gecenin yankıları halen sürüyor. Yılda bir kez müzik dünyası görücüye çıkıyor diyelim ve bize de genel olarak popüler müziğin nereden nereye geldiğiyle ilgili iki laf etme şansı doğuyor.
2026 en iyi şarkı adaylarına bakalım. Neden? Bunlar yılın en iyi pop şarkıları olmalı değil mi? Yani bütün yıl yayınlanan işlerin en iyileri. Krem dö la krem dedikleri.
Lady Gaga’dan “Abracadabra”. Kusura bakmayın, sıradan bir dans / pop şarkısı.
Doechii’den “Anxiety”. Bu şarkı Gotye’nin 2011 tarihli “Somebody That I Used To Know” adlı hit şarkısının sample’larının üzerine rap yapılmasından ibaret. Yani çok orijinal bir şarkı değil. Ama sıkı durun, zaten “Somebody That I Used To Know” da Luis Bonfa’nın 1967 tarihli “Seville” adlı şarkısından alıyor ritmini. Yani sample’ın sample’ının üzerine rap yapılmış ve yeryüzünde en iyi şarkı adayı sekiz şarkıdan biri.
Rosé ve Bruno Mars’ın “APT.” adlı şarkısı bir diğer aday. Bu şarkı yıl içinde büyük bir hit oldu ve güçlü bir adaydı. Melodisi en akılda kalan iki şarkıdan biri. Arkadaşlar, şarkının 11 bestecisi var. 11. Bu şarkı laboratuvarda üretilmiş âdeta. Basit bir melodisi (çocuk şarkısı gibi) basit bir armonik yapısı olan, oldukça yalın bir ritme sahip bu şarkının 11 bestecisi olması normal mi? Şimdi sık durun: Bu şarkı da başka bir şarkının sample’ı. Toni Basil’in 1982 tarihli “Mickey” isimli şarkısının ritim ve vokal sample’larını kullanıyor. 11 bestecili şarkının melodisi ve ritimleri 1982 yılında yayınlanmış başka bir şarkıdan alınmış. Başka sorum yok hakim bey.

Bad Bunny’nin “DtMF” adlı İspanyolca şarkısı. Neden aday olduğunu anlamak zor değil 1.3 milyar kez stream edilmiş. Kötü bir şarkı mı? Değil. Ama dünyada yılın en iyi şarkıları arasına girer mi? 40 yıl sonra bir golden hit olur mu? Yanıtım yok.
Huntr/x’ten “Golden”. Bu şarkı bence adaylığı en fazla hak etmiş iki şarkıdan biri. Popülerlik var mı? Var. Netflix’te rekorlar kıran Kpop Demon Hunters filmi izlenme rekorları kırmıştı. Filmden bu şarkı da dinlenme rekoru kırdı. Melodik mi? Evet. Armonisi zengin mi? Evet. Prodüksiyonu abartılı mı? Hayır. Akılda kalıyor mu? Evet. Golden hit olur mu? Kesin.
Kendrick Lamar ve SZA’nın “Luther” adlı şarkısı romantik bir rap baladı. İyi güzel ama bu da 1982 tarihli bir Luther Vandross – Cheryl Lynn sample’ı. Orijinal değil. Akılda kalıyor mu? Bu şarkıyı seneye hatırlayacak mıyız?
Sabrina Carpenter’ın müziğini seviyorum. Bence başarılı bir pop star. Ama “Manchild” sıradan bir şarkı.

Ve gelelim Billie Eilish’e. Bence “Golden” ile birlikte bu listeye girmeyi hak etmiş iki şarkıdan biri. Ve ödülü de aldı. Hak etti. “Wildflower” orijinal bir beste. 11 kişi tarafından üretilmemiş, vokal performansı şahane. Prodüksiyona boğulmamış. Ama… Kalıcı bir hit olur mu Billie Eilish’in diğer şarkıları gibi emin değilim.
Gelin 1984 yılına gidelim
Sizi 1984 yılına götüreyim. Grammy en iyi şarkı ödülü adaylarını sıralıyorum:
“Billie Jean” – Michael Jackson, “Beat It” – Michael Jackson, “All Night Long” – Lionel Ritchie, “Maniac” – Michael Cembello, “Every Breath You Take” – Sting (kazandı). Ödülü Bob Dylan ve Stevie Wonder takdim etmiş. 42 yıl sonra yaşınız ne olursa olsun bu şarkıları bilmeyen var mı? Bu şarkıların hiçbiri 11 bestecili hit şarkı mühendisiği sonucu ortaya çıkmamış. Sample içermiyorlar. Sample ayıp değil hatta sample şahane bir şey ama yılın en iyi şarkısı adaylarının yarısı daha önceki hit şarkılardan sample olmamalı bence. Burada bir orijinallik ve yaratıcılık sorunu var.
Grammy ödüllerini bu yıl 14.4 milyon kişi izlemiş. Geçen yıla göre yüzde 6.4’lük küçülme var. Bir milyon kişi azalmış sayı. Herkesin dalga geçtiği Eurovision’u 166 milyon kişi izledi 2025’te.
Yani başlığa gelelim. Grammy’ler nereden nereye…
Categories: Grammy’ler: Nereden nereye?
Sende Yorum yap