Bu işin bir oluru yok mu? Var!

Diş kaybı, özellikle ileri seviyede kemik erimesi yaşayan hastalar için çoğu zaman “artık tek çare damak protezi” düşüncesine yol açar. Bu düşünce yıllarca büyük ölçüde doğruydu. Ancak bugün geldiğimiz noktada, diş hekimliğinde yaşanan gelişmeler bu durumu tamamen değiştirdi.
Eskiden implant tedavisi için yeterli kemik hacmi şarttı. Kemik yetersizliğinde ise ya ileri cerrahiler yapılır, yani vücudun uygun bir bölgesinden genel anestezi altında kemik alınıp çene kemiğine birleştirilirdi ya da hastalar hareketli protezlere yönlendirilirdi. Oysa artık alternatifler çok daha güçlü.
Özellikle ileri kemik kaybı olan hastalarda zigoma implantları, daha farklı ve sağlam kemiklerden destek alarak sabit dişlere kavuşmayı mümkün kılıyor. Benzer şekilde pterigoid implantlar, arka bölgede kemik desteği olmayan hastalar için önemli bir çözüm sunuyor. Daha da ileri vakalarda ise kişiye özel üretilen subperiostal implantlar, kemiğin üzerine yerleştirilerek adeta yeni bir temel oluşturuyor.
Bu ne anlama geliyor?
Yıllardır “benim kemiğim yok, implant olmaz” denilen pek çok hasta, artık yüz tarama teknolojileri, ileri tomografi görüntüleme ve ağız içi görüntü tarama sistemleri ile sabit dişlere kavuşabiliyor.
Elbette her hasta için tek bir doğru tedavi yoktur. Detaylı muayene, doğru planlama ve deneyimli bir ekip bu sürecin olmazsa olmazıdır. Ancak şu kesin: Artık çaresiz değilsiniz. Damak protezi tek seçenek değil. Sadece doğru seçeneği bulmak gerekiyor.
Sende Yorum yap