s

Umut aşı aşure

Aşure zamanı geldi. Herkes biraz farklı yapar. İçine konulan malzeme evden eve değişir. Neredeyse değişmeyen tek malzemesi buğdaydır. Kimisi bakliyat koymaz kimisi kuru meyveleri keyfine göre katar; kimisi malzemeyi yediye on ikiye, hatta kırka kadar vardırır. Ama asıl değişmeyen malzeme gizlidir: Umut. Aşure herkesin içine umudunu kattığı bir dilek aşıdır.

Aşure tam bir Anadolu aşı. Anadolu’da var olmuş pek çok inancın sembolik umut aşı. Yeni başlangıçların umudu! Aşure adını Arapça “onuncu” anlamına gelen “âşûra” kelimesinden alıyor. Çünkü İslami takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günü aşure günü olarak kabul ediliyor. Muharrem ayı ise çoğu kez “Aşure ayı” olarak adlandırılıyor.

Aşurenin kökeni olarak hep Nuh Efsanesi gösterilir. Hatta bu yüzden İngilizcede “Noah’s Pudding” yani “Nuh’un Tatlısı” olarak adlandırılır. Efsanenin öyküsü ise gerçekten güzel: Nuh Peygamber gemisine her canlıdan bir çift alır ve büyük tufandan kurtuluş umuduyla yelken açar. Ancak erzak kısıtlıdır. Tam umutlar tükenirken tufan durulur, gemiye konan bir güvercin gagasında taşıdığı zeytin dalıyla müjdeyi getirir. Zeytin dalı karanın yakın olduğunu gösterir. Ambarda kalan son malzemeyle bir şükran aşı pişirilir. Bir miktar buğday, biraz hububat ve bakliyat, birkaç avuç kuru meyve ve yemiş derken birbiriyle uyumsuz gözüken malzemeden inanılmaz bir lezzet ortaya çıkar. Bu lezzetin tadı aynı zamanda kurtuluşun, toprağa kavuşmanın tadıdır. Hayat tekrar başlayacak, şükran aşının içindeki her şey tekrar yetiştirilecek, bolluk ve bereket gelecektir.

Yepyeni başlangıcın öyküsü

Nuh Efsanesi, âdeta bir sil baştan hikâyesidir. Yepyeni bir başlangıcın öyküsü! Aşure pek çok kültürde, dinde ve inançta var. Bu yüzden aslında dinler ötesi bir anlam taşıyor. Bir anlamda insanın geleceğe dair umudunun sembolü olmuş. Bu yüzden genelde yeni bir dönemin yeni bir mevsimin veya yılın başlangıcında yapılıyor. Ermeni kültüründe yılbaşı ve Noel’de kayısı, badem ve gülsuyu ağırlıklı “anuş abur” kaynatılıyor; anlamı “tatlı çorba” demek. Yeni yılın bolluk bereket güzellik getirmesi dilekleriyle yeniyor, tıpkı aşure geleneğinde olduğu gibi konu komşuyla paylaşılıyor.

Aşureye atfedilen anlamlardan biri de yas. Alevi-Bektaşi inancındaki anlamı ise çok derin. Alevi-Bektaşi inancında ve diğer İslam geleneklerinde aşurenin farklı ve derin bir anlamı daha vardır. Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve beraberindekilerin Kerbela’da şehit edilmesi, Muharrem ayının 10’uncu gününde gerçekleşir. Aşure, Kerbela matemini anmak için tutulan 10 günlük oruçların ertesinde yapılır; aynı zamanda barış ve birlik simgesidir. Aşure ölüme isyan, şiddete hayır ve hayatı kutsama anlamlarını taşır. İnanca göre 12 imamı temsilen 12 malzeme konulmasına özen gösterilir. Bazı inançlarda ise malzeme sayısında kutsal kabul edilen 7 ya da 40 gibi rakamlar tutturulmaya çalışılır. Elbette 40 malzemeyi derlemek zor, o yüzden işin kolayına kaçmak da mümkün. Derler ki bir kaşık çiçek balı koymak en kolayı; ne de olsa arı nasılsa kırk türlü çiçeğin nektarını almıştır!

Kıbrıs’ın buğdaylı lezzeti

Aşurenin temeli olan buğday, aynı zamanda bolluk ve bereket timsali olduğu kadar yeniden doğuşun sembolüdür. Buğdayı temel alan bir Kıbrıs lezzetini anmakta yarar var. Golifa, Kıbrıs Türklerinin yılbaşında bolca yapıp dağıttıkları bir haşlanmış buğday lezzeti. Aşure gibi sulu değil, aksine Anadolu’da pek çok yerde yapılan hedik gibi kuru. İçine nar taneleri, susam, badem, kuru üzüm, ceviz, kişniş hatta anason ve “Kıbrız” ağzında “garacoçço” denilen çöreotu katılıyor. Rumların cenaze ardından helva gibi yapıp dağıttıkları koliva benzeri ama koliva gibi yas için değil, aksine yılbaşında yeni dilekler için yapılıyor ve mutlaka herkesle paylaşılıyor. Hatta Kıbrıs’ta “golifa gibi dağıtmak” gibi bir deyim de var. Bir şeyin hesapsızca, bol keseden ve bedavaymış gibi savrulduğunu ifade eden bu deyim, bir şeyi hak etmeden bedavadan elde edenler için de kullanılıyor. Hatta politikada bile sık sık tekrarlanıyor; hatta bir dönem golifa dağıtırmış gibi vatandaşlık verilmesi böyle eleştirilmişti.

Özünde tüm buğday aşları paylaşmanın ve dostluğun simgesi. İlk şükran aşından bu yana içine konulan birbirine benzemez malzemeyle bir lezzet harmanı yaratan aşure, aynı zamanda bir inanç harmanı. Tıpkı Anadolu insanı gibi binbir renkli bir mozaik. Dileyelim ki inancınız gereği aşurenizin içine kaç çeşit malzeme koyarsanız koyun, bir kap aşure yeni umutların, dostluk ve birlikteliğin simgesi olsun!

Categories: Umut aşı aşure

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.