Toplam 2916 Haber Bulundu.

6 farklı ülkede yaşayıp, 37 ülke gezdik... İkizlerini Arjantin’de dünyaya getirdi: Hayatlarının en güzel hediyesi Kategorisi için haberler

Betül Topaklı Milliyet.com.tr - Damla Ülker, 1990 yılında İstanbul Üsküdar’da doğdu. Annesi muhasebeci, babası beden eğitimi öğretmeniydi ancak çok küçük yaşta ayrıldılar. “Erkek kardeşim ve bana annem tek başına ebeveynlik yaptı” diyen Damla, “Bu yüzden çocuk yaşta herkes kendi yolunu bulmak zorunda kaldı” dedi. Damla’nın eğitim hayatı da düz bir çizgide ilerlemedi, farklı deneyimler yaşayarak ve kendi yönünü bulmaya çalışarak şekillendi. Türkiye’de Konaklama İşletmeciliği eğitimi aldı ancak bu bölüm aslında onun için bilinçli bir tercih değildi. Ardından yurt dışında eğitim alma hedefiyle Polonya’ya gitti. Bu fırsatı yakalayabilmesinin, annesinin verdiği destek sayesinde mümkün olduğunu söyleyen Damla, hayatının en önemli dönüm noktalarından biri haline gelen o günleri, şöyle anlattı:

Banyo alışkanlıklarınızı değiştirecek gerçek: Küvetler bakteri yuvası mı? Kategorisi için haberler

Betül Topaklı Milliyet.com.tr - Damla Ülker, 1990 yılında İstanbul Üsküdar’da doğdu. Annesi muhasebeci, babası beden eğitimi öğretmeniydi ancak çok küçük yaşta ayrıldılar. “Erkek kardeşim ve bana annem tek başına ebeveynlik yaptı” diyen Damla, “Bu yüzden çocuk yaşta herkes kendi yolunu bulmak zorunda kaldı” dedi. Damla’nın eğitim hayatı da düz bir çizgide ilerlemedi, farklı deneyimler yaşayarak ve kendi yönünü bulmaya çalışarak şekillendi. Türkiye’de Konaklama İşletmeciliği eğitimi aldı ancak bu bölüm aslında onun için bilinçli bir tercih değildi. Ardından yurt dışında eğitim alma hedefiyle Polonya’ya gitti. Bu fırsatı yakalayabilmesinin, annesinin verdiği destek sayesinde mümkün olduğunu söyleyen Damla, hayatının en önemli dönüm noktalarından biri haline gelen o günleri, şöyle anlattı:

Vücudu yavaş yavaş taşa çeviriyor! Dünyada sadece birkaç yüz kişide var: İkinci bir iskelet Kategorisi için haberler

Betül Topaklı Milliyet.com.tr - Damla Ülker, 1990 yılında İstanbul Üsküdar’da doğdu. Annesi muhasebeci, babası beden eğitimi öğretmeniydi ancak çok küçük yaşta ayrıldılar. “Erkek kardeşim ve bana annem tek başına ebeveynlik yaptı” diyen Damla, “Bu yüzden çocuk yaşta herkes kendi yolunu bulmak zorunda kaldı” dedi. Damla’nın eğitim hayatı da düz bir çizgide ilerlemedi, farklı deneyimler yaşayarak ve kendi yönünü bulmaya çalışarak şekillendi. Türkiye’de Konaklama İşletmeciliği eğitimi aldı ancak bu bölüm aslında onun için bilinçli bir tercih değildi. Ardından yurt dışında eğitim alma hedefiyle Polonya’ya gitti. Bu fırsatı yakalayabilmesinin, annesinin verdiği destek sayesinde mümkün olduğunu söyleyen Damla, hayatının en önemli dönüm noktalarından biri haline gelen o günleri, şöyle anlattı:

Yazın herkesin buzluğunda bekleyecek! Ev yapımı sorbe dondurmadan daha pratik Kategorisi için haberler

Betül Topaklı Milliyet.com.tr - Damla Ülker, 1990 yılında İstanbul Üsküdar’da doğdu. Annesi muhasebeci, babası beden eğitimi öğretmeniydi ancak çok küçük yaşta ayrıldılar. “Erkek kardeşim ve bana annem tek başına ebeveynlik yaptı” diyen Damla, “Bu yüzden çocuk yaşta herkes kendi yolunu bulmak zorunda kaldı” dedi. Damla’nın eğitim hayatı da düz bir çizgide ilerlemedi, farklı deneyimler yaşayarak ve kendi yönünü bulmaya çalışarak şekillendi. Türkiye’de Konaklama İşletmeciliği eğitimi aldı ancak bu bölüm aslında onun için bilinçli bir tercih değildi. Ardından yurt dışında eğitim alma hedefiyle Polonya’ya gitti. Bu fırsatı yakalayabilmesinin, annesinin verdiği destek sayesinde mümkün olduğunu söyleyen Damla, hayatının en önemli dönüm noktalarından biri haline gelen o günleri, şöyle anlattı:

Sınav stresi için kanlı gözyaşı döktü! Doktorları şok eden vaka Kategorisi için haberler

Betül Topaklı Milliyet.com.tr - Damla Ülker, 1990 yılında İstanbul Üsküdar’da doğdu. Annesi muhasebeci, babası beden eğitimi öğretmeniydi ancak çok küçük yaşta ayrıldılar. “Erkek kardeşim ve bana annem tek başına ebeveynlik yaptı” diyen Damla, “Bu yüzden çocuk yaşta herkes kendi yolunu bulmak zorunda kaldı” dedi. Damla’nın eğitim hayatı da düz bir çizgide ilerlemedi, farklı deneyimler yaşayarak ve kendi yönünü bulmaya çalışarak şekillendi. Türkiye’de Konaklama İşletmeciliği eğitimi aldı ancak bu bölüm aslında onun için bilinçli bir tercih değildi. Ardından yurt dışında eğitim alma hedefiyle Polonya’ya gitti. Bu fırsatı yakalayabilmesinin, annesinin verdiği destek sayesinde mümkün olduğunu söyleyen Damla, hayatının en önemli dönüm noktalarından biri haline gelen o günleri, şöyle anlattı:

Arabayı farkına varmadan bozuyor! Sistemi tehlikeye atmayın Kategorisi için haberler

Betül Topaklı Milliyet.com.tr - Damla Ülker, 1990 yılında İstanbul Üsküdar’da doğdu. Annesi muhasebeci, babası beden eğitimi öğretmeniydi ancak çok küçük yaşta ayrıldılar. “Erkek kardeşim ve bana annem tek başına ebeveynlik yaptı” diyen Damla, “Bu yüzden çocuk yaşta herkes kendi yolunu bulmak zorunda kaldı” dedi. Damla’nın eğitim hayatı da düz bir çizgide ilerlemedi, farklı deneyimler yaşayarak ve kendi yönünü bulmaya çalışarak şekillendi. Türkiye’de Konaklama İşletmeciliği eğitimi aldı ancak bu bölüm aslında onun için bilinçli bir tercih değildi. Ardından yurt dışında eğitim alma hedefiyle Polonya’ya gitti. Bu fırsatı yakalayabilmesinin, annesinin verdiği destek sayesinde mümkün olduğunu söyleyen Damla, hayatının en önemli dönüm noktalarından biri haline gelen o günleri, şöyle anlattı:

Arabadaki çizikleri 15 dakikada siliyormuş! Boyaya gerek yok: Mikrofiber bez şart Kategorisi için haberler

Betül Topaklı Milliyet.com.tr - Damla Ülker, 1990 yılında İstanbul Üsküdar’da doğdu. Annesi muhasebeci, babası beden eğitimi öğretmeniydi ancak çok küçük yaşta ayrıldılar. “Erkek kardeşim ve bana annem tek başına ebeveynlik yaptı” diyen Damla, “Bu yüzden çocuk yaşta herkes kendi yolunu bulmak zorunda kaldı” dedi. Damla’nın eğitim hayatı da düz bir çizgide ilerlemedi, farklı deneyimler yaşayarak ve kendi yönünü bulmaya çalışarak şekillendi. Türkiye’de Konaklama İşletmeciliği eğitimi aldı ancak bu bölüm aslında onun için bilinçli bir tercih değildi. Ardından yurt dışında eğitim alma hedefiyle Polonya’ya gitti. Bu fırsatı yakalayabilmesinin, annesinin verdiği destek sayesinde mümkün olduğunu söyleyen Damla, hayatının en önemli dönüm noktalarından biri haline gelen o günleri, şöyle anlattı:

Ayağındaki uyuşma hayatını değiştirdi! Yapamazsın dediler yarı maraton koştu Kategorisi için haberler

Gonca Kocabaş Milliyet.com.tr - 34 yaşını yeni bitiren ve yaklaşık 4 yılı aşkın hayatını MS (Multipl Skleroz) ile yan yana, onunla bir denge kurmaya çalışarak sürdüren Mert, geçimini, çocukluğundan beri kendisini çok etkileyen ve tutkusu olan mimarlık mesleğiyle sağlıyor. Ancak kendini sadece mesleğiyle değil, sürekli üzerine bir şeyler eklemeye çalıştığı aktiviteleriyle tanımlamayı daha doğru buluyor. ‘Hayatımın en büyük önceliği her zaman spor oldu’ diyen Mert, “Çocukluğumdan beri hareket halinde olmayı, sınırları zorlamayı seviyorum. Sporun her halini sevsem de, benim için asıl tutku koşmak ve ağırlık kaldırmak. Bu iki alan dışında kendimi bu kadar güçlü ve özgür hissettiğim anlar çok sınırlıdır. Çoğu insanın aksine, bedenimin fiziksel olarak yorulduğu o anlarda zihnimin hiç olmadığı kadar berraklaştığını, düşüncelerimin sadeleştiğini hissediyorum. Spordan sonra hayatımdaki en büyük alan ise mutfak. Eğer mimarlığı seçmeseydim, yolum kesinlikle gastronomi dünyasından geçerdi. Mutfağın içerisindeki o kaotik yapıyı, sürekli bir şeyleri yetiştirme telaşını ve o hızlı tempoyu çok seviyorum. Ama beni asıl mutlu eden, günün sonunda ortaya çıkan o sonuç ve hazırladığım yemeği tadan insanların keyfine şahitlik etmek. Şu an ise tüm bu ilgi alanlarımı ve yaşam tarzımı, MS üzerine bir farkındalık yaratmak amacıyla sosyal medyada birleştiriyorum. Kendi hayatımda nelerin işe yaradığını; nasıl spor yapabildiğimi, nasıl beslendiğimi ve bu sürecin zihinsel aşamalarını şeffaf bir şekilde anlatıyorum. Amacım, benimle benzer durumları yaşayan insanlara sadece moral vermek değil, onlara harekete geçmeleri için somut birer örnek sunabilmek” bilgisini paylaştı.

Buzluktaki kıymayı bu tarifle hazırlamayan bin pişman! Leziz lazanya Kategorisi için haberler

Gonca Kocabaş Milliyet.com.tr - 34 yaşını yeni bitiren ve yaklaşık 4 yılı aşkın hayatını MS (Multipl Skleroz) ile yan yana, onunla bir denge kurmaya çalışarak sürdüren Mert, geçimini, çocukluğundan beri kendisini çok etkileyen ve tutkusu olan mimarlık mesleğiyle sağlıyor. Ancak kendini sadece mesleğiyle değil, sürekli üzerine bir şeyler eklemeye çalıştığı aktiviteleriyle tanımlamayı daha doğru buluyor. ‘Hayatımın en büyük önceliği her zaman spor oldu’ diyen Mert, “Çocukluğumdan beri hareket halinde olmayı, sınırları zorlamayı seviyorum. Sporun her halini sevsem de, benim için asıl tutku koşmak ve ağırlık kaldırmak. Bu iki alan dışında kendimi bu kadar güçlü ve özgür hissettiğim anlar çok sınırlıdır. Çoğu insanın aksine, bedenimin fiziksel olarak yorulduğu o anlarda zihnimin hiç olmadığı kadar berraklaştığını, düşüncelerimin sadeleştiğini hissediyorum. Spordan sonra hayatımdaki en büyük alan ise mutfak. Eğer mimarlığı seçmeseydim, yolum kesinlikle gastronomi dünyasından geçerdi. Mutfağın içerisindeki o kaotik yapıyı, sürekli bir şeyleri yetiştirme telaşını ve o hızlı tempoyu çok seviyorum. Ama beni asıl mutlu eden, günün sonunda ortaya çıkan o sonuç ve hazırladığım yemeği tadan insanların keyfine şahitlik etmek. Şu an ise tüm bu ilgi alanlarımı ve yaşam tarzımı, MS üzerine bir farkındalık yaratmak amacıyla sosyal medyada birleştiriyorum. Kendi hayatımda nelerin işe yaradığını; nasıl spor yapabildiğimi, nasıl beslendiğimi ve bu sürecin zihinsel aşamalarını şeffaf bir şekilde anlatıyorum. Amacım, benimle benzer durumları yaşayan insanlara sadece moral vermek değil, onlara harekete geçmeleri için somut birer örnek sunabilmek” bilgisini paylaştı.

Yemeğin tuzu fazla kaçtıysa çöpe atmayın! Sünger gibi içine çeken tek besin Kategorisi için haberler

Gonca Kocabaş Milliyet.com.tr - 34 yaşını yeni bitiren ve yaklaşık 4 yılı aşkın hayatını MS (Multipl Skleroz) ile yan yana, onunla bir denge kurmaya çalışarak sürdüren Mert, geçimini, çocukluğundan beri kendisini çok etkileyen ve tutkusu olan mimarlık mesleğiyle sağlıyor. Ancak kendini sadece mesleğiyle değil, sürekli üzerine bir şeyler eklemeye çalıştığı aktiviteleriyle tanımlamayı daha doğru buluyor. ‘Hayatımın en büyük önceliği her zaman spor oldu’ diyen Mert, “Çocukluğumdan beri hareket halinde olmayı, sınırları zorlamayı seviyorum. Sporun her halini sevsem de, benim için asıl tutku koşmak ve ağırlık kaldırmak. Bu iki alan dışında kendimi bu kadar güçlü ve özgür hissettiğim anlar çok sınırlıdır. Çoğu insanın aksine, bedenimin fiziksel olarak yorulduğu o anlarda zihnimin hiç olmadığı kadar berraklaştığını, düşüncelerimin sadeleştiğini hissediyorum. Spordan sonra hayatımdaki en büyük alan ise mutfak. Eğer mimarlığı seçmeseydim, yolum kesinlikle gastronomi dünyasından geçerdi. Mutfağın içerisindeki o kaotik yapıyı, sürekli bir şeyleri yetiştirme telaşını ve o hızlı tempoyu çok seviyorum. Ama beni asıl mutlu eden, günün sonunda ortaya çıkan o sonuç ve hazırladığım yemeği tadan insanların keyfine şahitlik etmek. Şu an ise tüm bu ilgi alanlarımı ve yaşam tarzımı, MS üzerine bir farkındalık yaratmak amacıyla sosyal medyada birleştiriyorum. Kendi hayatımda nelerin işe yaradığını; nasıl spor yapabildiğimi, nasıl beslendiğimi ve bu sürecin zihinsel aşamalarını şeffaf bir şekilde anlatıyorum. Amacım, benimle benzer durumları yaşayan insanlara sadece moral vermek değil, onlara harekete geçmeleri için somut birer örnek sunabilmek” bilgisini paylaştı.