Toplam 3725 Haber Bulundu.

Karınca istilasına son! Evdeki malzemelerle karıncalardan kurtulmanın yolları Kategorisi için haberler

Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr – 6’ncı yüzyılda İstanbul’da hüküm süren kadim bir imparatorluk, Fatih Sultan Mehmet tarafından şehir fethedilene kadar dünyanın en güçlülerinden biri olmayı başarmıştı. O imparatorluğun en önemli hükümdarlarından biri olan Ayasofya’nın yaptırılmasını emreden ve dünyanın en büyük ibadethanesini tarihi yarımadaya diken I. Juntinianus, pek çok eserin de yapılmasını sağlamıştı. Onlar arasındaki bir köprü de haliç üzerindeki ilk köprüydü. Bugün Eminönü ve Karaköy’ü birbirine bağlayan Galata Köprüsü’nün o dönemde adı Aghios Khalinikos Köprüsüydü. Yeri tam olarak bilinmese de 12 kemerden oluşan bu taş köprünün Eyüp-Sütlüce arasında olduğu tahmin ediliyordu. Fatih İstanbul’u fethettiğinde o da halici geçmek için bir köprü yaptırmış ve bunun için demir halkalarla birbirine bağlanmış ve üzerine kalın kalaslar çakılmış dev fıçılar kullanılmıştı. Ayvansaray-Kasımpaşa arasındaki bu köprü aslında orduların kullanımı için inşa edilmişti ve mobil bir köprüydü. Elbette İstanbul’a daha heybetlisi yakışırdı. 1502-1503 yıllarında bölgeye ilk kalıcı köprüyü yapma planları konuşulurken Galata’yı sular altında bırakacak ‘Küçük Kıyamet’e, 1509 depremine de en fazla 7 yıl kalmıştı. Fatih bu hayalini gerçekleştiremeyecek olsa da Sultan II. Bayezid Haliç’i süsleyecek bu köprü için Leonardo da Vinciden bir tasarım yapmasını istemişti. Ancak da Vinci tarafından sunulan teklif Sultan’ı memnun etmeyince bu hayal asırlar sonrasına kadar rafa kaldırılacaktı. Yeniden hayal kurulup inşa edildiğinde ise korkunç bir felaket Haliç’in kemerindeydi!

Piknik, bahçe, balkon fark etmiyor! Yemeklerin üzerine kör sinek gelmesin: Keskin karanfil Kategorisi için haberler

Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr – 6’ncı yüzyılda İstanbul’da hüküm süren kadim bir imparatorluk, Fatih Sultan Mehmet tarafından şehir fethedilene kadar dünyanın en güçlülerinden biri olmayı başarmıştı. O imparatorluğun en önemli hükümdarlarından biri olan Ayasofya’nın yaptırılmasını emreden ve dünyanın en büyük ibadethanesini tarihi yarımadaya diken I. Juntinianus, pek çok eserin de yapılmasını sağlamıştı. Onlar arasındaki bir köprü de haliç üzerindeki ilk köprüydü. Bugün Eminönü ve Karaköy’ü birbirine bağlayan Galata Köprüsü’nün o dönemde adı Aghios Khalinikos Köprüsüydü. Yeri tam olarak bilinmese de 12 kemerden oluşan bu taş köprünün Eyüp-Sütlüce arasında olduğu tahmin ediliyordu. Fatih İstanbul’u fethettiğinde o da halici geçmek için bir köprü yaptırmış ve bunun için demir halkalarla birbirine bağlanmış ve üzerine kalın kalaslar çakılmış dev fıçılar kullanılmıştı. Ayvansaray-Kasımpaşa arasındaki bu köprü aslında orduların kullanımı için inşa edilmişti ve mobil bir köprüydü. Elbette İstanbul’a daha heybetlisi yakışırdı. 1502-1503 yıllarında bölgeye ilk kalıcı köprüyü yapma planları konuşulurken Galata’yı sular altında bırakacak ‘Küçük Kıyamet’e, 1509 depremine de en fazla 7 yıl kalmıştı. Fatih bu hayalini gerçekleştiremeyecek olsa da Sultan II. Bayezid Haliç’i süsleyecek bu köprü için Leonardo da Vinciden bir tasarım yapmasını istemişti. Ancak da Vinci tarafından sunulan teklif Sultan’ı memnun etmeyince bu hayal asırlar sonrasına kadar rafa kaldırılacaktı. Yeniden hayal kurulup inşa edildiğinde ise korkunç bir felaket Haliç’in kemerindeydi!

Salatalıkları kütür kütür yapan basit yöntem! Sıcaktan kuruduysa çöpe atmayın Kategorisi için haberler

Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek Milliyet.com.tr – 6’ncı yüzyılda İstanbul’da hüküm süren kadim bir imparatorluk, Fatih Sultan Mehmet tarafından şehir fethedilene kadar dünyanın en güçlülerinden biri olmayı başarmıştı. O imparatorluğun en önemli hükümdarlarından biri olan Ayasofya’nın yaptırılmasını emreden ve dünyanın en büyük ibadethanesini tarihi yarımadaya diken I. Juntinianus, pek çok eserin de yapılmasını sağlamıştı. Onlar arasındaki bir köprü de haliç üzerindeki ilk köprüydü. Bugün Eminönü ve Karaköy’ü birbirine bağlayan Galata Köprüsü’nün o dönemde adı Aghios Khalinikos Köprüsüydü. Yeri tam olarak bilinmese de 12 kemerden oluşan bu taş köprünün Eyüp-Sütlüce arasında olduğu tahmin ediliyordu. Fatih İstanbul’u fethettiğinde o da halici geçmek için bir köprü yaptırmış ve bunun için demir halkalarla birbirine bağlanmış ve üzerine kalın kalaslar çakılmış dev fıçılar kullanılmıştı. Ayvansaray-Kasımpaşa arasındaki bu köprü aslında orduların kullanımı için inşa edilmişti ve mobil bir köprüydü. Elbette İstanbul’a daha heybetlisi yakışırdı. 1502-1503 yıllarında bölgeye ilk kalıcı köprüyü yapma planları konuşulurken Galata’yı sular altında bırakacak ‘Küçük Kıyamet’e, 1509 depremine de en fazla 7 yıl kalmıştı. Fatih bu hayalini gerçekleştiremeyecek olsa da Sultan II. Bayezid Haliç’i süsleyecek bu köprü için Leonardo da Vinciden bir tasarım yapmasını istemişti. Ancak da Vinci tarafından sunulan teklif Sultan’ı memnun etmeyince bu hayal asırlar sonrasına kadar rafa kaldırılacaktı. Yeniden hayal kurulup inşa edildiğinde ise korkunç bir felaket Haliç’in kemerindeydi!

Mobbinge uğradı, mühendisliği bıraktı! Protez tırnak diye yola çıktı, oto kuaförü oldu Kategorisi için haberler

Betül Topaklı Milliyet.com.tr -İremnur Balcı Üner, 1999 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi devlet memuru, babası serbest meslek ile ilgilenen İrem’in biri gümrük denetmeni, diğeri ise anaokulu öğretmeni olan iki ablası var. Ailenin en küçüğü olduğu için el üstünde tutulan İrem, “2 yaşıma kadar bakıcı tarafından büyütüldüm. Daha sonra annemin çalıştığı iş yerinin anaokuluna devam ettim. 9 yaşımdan itibaren ise tek başıma okula gidip gelmeye başladım. Ailem her zaman arkamdaydı ve ilgileri hep üzerindeydi. Ancak hayatın bazı dönemlerinde tek başıma mücadele etmek zorunda kaldığım zamanlar da oldu” dedi. Derslerinde başarılı olan İrem, Pendik Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra veterinerlik okumak istediğine karar verdi ve bir yıl mezuna kaldı. Bir yıl sonra yeniden sınava giren İrem, o günleri şöyle anlatıyor:

Tek şişe maden suyuyla puf puf kabaran hamur! Sırrı çok basit, fırıncılar böyle yapıyor Kategorisi için haberler

Betül Topaklı Milliyet.com.tr -İremnur Balcı Üner, 1999 yılında İstanbul’da doğdu. Annesi devlet memuru, babası serbest meslek ile ilgilenen İrem’in biri gümrük denetmeni, diğeri ise anaokulu öğretmeni olan iki ablası var. Ailenin en küçüğü olduğu için el üstünde tutulan İrem, “2 yaşıma kadar bakıcı tarafından büyütüldüm. Daha sonra annemin çalıştığı iş yerinin anaokuluna devam ettim. 9 yaşımdan itibaren ise tek başıma okula gidip gelmeye başladım. Ailem her zaman arkamdaydı ve ilgileri hep üzerindeydi. Ancak hayatın bazı dönemlerinde tek başıma mücadele etmek zorunda kaldığım zamanlar da oldu” dedi. Derslerinde başarılı olan İrem, Pendik Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra veterinerlik okumak istediğine karar verdi ve bir yıl mezuna kaldı. Bir yıl sonra yeniden sınava giren İrem, o günleri şöyle anlatıyor: