Mahkeme “Mutlak Butlan yok” kararıyla CHP Genel Merkezi’ne rahat bir nefes aldırdı. Türk siyaseti açısından da aylardır, konuşulan tartışılan bir belirsizlik ortadan kalktı...Mahkeme kararındaki “aktif husumet yokluğu” gerekçesinden de öğrendik ki; davanın davacısı ya da davacıları yanlış kişilermiş, hiçbirisinin husumet ehliyeti bulunmuyormuş...Hukukçulara göre; bu davanın davacısı olması gereken kişi bizzat Kılıçdaroğlu’ymuş aslında. Çünkü kurultayda Özel ile Kılıçdaroğlu yarıştı, dolayısıyla Kılıçdaroğlu’nun burada bir şahsi menfaati vardı..Ancak Kılıçdaroğlu,bilgisine başvurulmak ya da mağdur sıfatıyla yapılan çağrılarda bile “Partimi, adliye koridorlarında konuşmam, tartıştırmam” diye ifade vermeye gitmedi malum...Onun içinde Kılıçdaroğlu davacı olsaydı, farklı bir durum söz konusu olabilirmiydi diye konuşmaya, tartışmaya gerek yok. Zaten geçti artık, kafa yormak anlamsız.. Dava konusu olan 38’inci kurultayla ilgili gelinen nokta; itiraz yolu açık olan yargı sürecinin tamamlanması kararın kesinleşmesi sadece...Ama aynı kurultayla ilgili “oylamaya hile karıştırma” iddiasıyla kişiler hakkında açılan ve henüz devam eden ceza davası var bir de... O davada da Kılıçdaroğlu mağdur sıfatıyla yer alıyor ve kişilerin suçlu olup olmadığına mahkeme karar verecek yine...Onun içinde 38’inci kurultay muhabbeti hepten o zaman sonlanacak ancak...Hukuksal anlamda tabii...
???