İsrail’in Suriye’yi istikrarsızlaştırmaya çalıştığı, bölme niyeti aleni bir durum... Dolayısıyla rahat durmayan bir İsrail var... Niyesi açık; İsrail, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge sürecinden hoşnut değil... Olmasını beklemek abes olurdu zaten... Doğrudan Türkiye’ye efelenmeyi göze alamadığı için de bildik vekiller, aparatlarıyla aşağılık oyunlar peşinde... Terör örgütü YPGPYD ya da SDG’yle koordineli olarak Suriye’deki fay hatlarını kaşıyor, tetikliyor. Pervasızca SDG’yi gazlıyor, Suriye ordusuna entegre olması için altına imza koyduğu mutabakata uymalarını engellemek amacıyla... Birilerinin koltuk altına girmeye, maşası olmaya dünden hazır SDG elebaşı da aldığı gazla Suriye’nin geleceği üzerine abuk sabuk zırvalıyor... “Tek devlet, tek orduya evet ama özerklik istiyoruz” diyerek. Hatta, teröristleri ordu yapılanmasına dönük mevkilere, komutanlıklara yerleştiriyor aklınca... Zorlamak hesabıyla da tehdit, şantaj arada bir de saldırma dahil her türlü alçaklığı deniyor... PKKYPGSDG, 10 Mart’taki sekiz maddelik mutabakatta yapmayacağım dediği şeyleri yapmaya çalışıyor yani... Bunda da ABD’nin dalgalı tavrının etkisi büyük. Açıklamalarıyla politikaları arasında senkronizasyon sorunu var zira... Mesela SDG’ye “entegre ol” diyor ama bir yandan da beslemeye, desteklemeye devam ediyor. İstiyormuş gibi davranan fakat yaptıklarıyla kafa karıştıran bir ABD söz konusu... Son olarak da Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yla görüşme hamlesi geldi Beyaz Saray’dan... Elbetteki Şara’nın Washington ziyareti, ABD Başkanı Trump tarafından kabulü, görüşmesi son derece önemli ama Amerika’nın kafasından ne gibi şeytanlıklar geçiyor kim bilir?
? ? ?