İnanılmaz bir lig oynanıyor Türkiyede. Dünyada eşi benzeri olmayan, sis bulutları arasında kalmış, flu bir lig...
Jorge Jesusun çok net ifade ettiği gibi sportif gerçekliği falan yok.
İsmi, Trendyol Süper Lig ama Trendyol Galatasaray Ligi olarak değiştirmek lazım aslında. Sürekli Galatasarayın şampiyon olduğu ve her koşulda el üstünde tutulduğu garip bir organizasyon nasıl olsa...
Son 3.5 sezonda Galatasaray lehine yapılan bariz hakem hatalarını yazmaya kalksanız kitap olur. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor lehine olanlar ise en fazla A4 kağıdını doldurabilir. Bu ligin sportif gerçekliği yok, adaleti yok, kalitesi yok, heyecanı yok.
Galatasaray daima el üstünde ve tek başına, diğer 17 takım ise kaderleriyle baş başa...
Her sezon aynı filmi izliyoruz ve artık çok fena sıkıldık. Galatasarayın puan kaybetmemesi için yapılanları gördükçe futboldan nefret eder olduk.
Hangi birini yazalım!
Galatasarayın Mertens, Osimhen, Icardi, Barış, Torreira, Sallai gibi top class aktörler sayesinde kazandığı onlarca haksız penaltıyı mı? Rakiplerine göz göre göre verilmeyen penaltıları mı?
Galatasaraylı oyunculara senelerdir gösterilmeyen sarı kartları, kırmızı kartları mı? Uydurma faul düdükleriyle, asla kalkmaması gereken ofsayt bayraklarıyla rakiplerin buharlaştırılan ataklarını mı?
Başka ülkede olsa ligin durdurulmasına sebep olacak maçlar oynadılar. Abdülkadir Bitigenin yönettiği iki sezon önceki Galatasaray-Antalyaspor maçı mesela. Baştan sona skandallarla doluydu. Uydurma penaltılar, çıkmayan kırmızılar.
Abdülkadir Bitigen, Antalyasporu karpuz gibi doğramıştı. Son yılların belki de en karanlık maçıydı.
Bitigen medyaya da sızan MHK değerlendirme toplantısında verdiği penaltının hatalı ve temasın çok küçük olduğunu kabul etmişti. VAR hakemi Özgür Yankaya ise atmosferden etkilendiğini ve hakemi izlemeye çağırdığı sırada hangi ruh hali içinde olduğunu hatırlamadığını ifade ediyordu!
Bitigen o sezonun sonuna kadar maç yönetmeye devam etti, sonra fişini çektiler. Yankaya mı? Hala VAR odalarında adalet dağıtmayı sürdürüyor!
Galatasaray-Samsunspor maçında yaşananlar ise pes artık dedirtti.
Her hafta bir sürü maç izliyoruz. Premier Lig, La Liga, Serie A, Bundesliga, Ligue 1 gibi büyük liglerin yanı sıra Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi ve UEFA Konferans Ligini yakından takip ediyoruz.
Soruyorum size, Galatasaray-Samsunspor maçındaki gibi bir penaltının buharlaştırıldığına hiç şahit oldunuz mu? Onur Özütoprak gibi pozisyonu tam üç dakika izleyip, hakemi izlemeye çağırmayan, kendini hakemin yerine koyan bir VAR hakemi gördünüz mü?
Üç dakika neyi izliyorsun? Elinde net bir kanıt varken, hakemi neden izlemeye çağırmıyorsun? Bu kadar kritik bir pozisyonda tek başına karar verme yetkisini kimden aldın?
Hakem Mehmet Türkmeni ekrana çağırırsan izler ve kabak gibi olan penaltıyı verir, VAR kayıtları da yayınlanır öyle değil mi? Hal böyleyken senin niyetin 90+5teki penaltıyı buharlaştırmak ve VAR kayıtlarının yayınlanmasını engellemek değilse nedir? Ligin ve takımların kaderiyle oynamak bu kadar kolay mı?
Gelelim güvenilirliği son derece tartışmalı olan Trioya...
Üç eski hakemden ikisi, Kazımcanın kolunun doğal konumda olduğunu iddia etti! İzlediğimiz şey aslında sahadaki filmin son sahneleriydi. Çünkü sahadaki karar ve uygulama o kadar yanlıştı ki birilerinin bunu mutlaka yumuşatması gerekiyordu. Yoksa ligdeki adalet terazisi sarsılır ve kafalar karışabilirdi! Yayıncı kuruluşun en istemediği ve istemeyeceği şey buydu. Haliyle daha önce birçok kez örneğini gördüğümüz gibi gereği yapıldı, Kazımcanın kolu için doğal bir gerekçe sunuldu.
Yiyenler olmuştur mutlaka ama bizim karnımız fazlasıyla tok bunlara. Hakemler ve yorumcular bu kafayla devam ederlerse film kopacak en sonunda...