Terör örgütünün Suriye kolunun 15 yılda yarattığı fiili durum 15 günde dağıldı, harita değişti, SDG bitti, YPG kaldı.
Bu yazıyı okumaya başlamadan önce, iki fotoğraftaki tek benzerliğe ama daha çok farklılıklara dikkatinizi çekmek isterim. Sol taraftaki Birleşmiş Milletler’in, sağ taraftaki ise ABD Başkanı Donald Trump’ın kurduğu Barış Kurulu’nun amblemi…
Terör örgütü PKKYPG’nin yandaşları Avrupa’yı terörize etti... Almanya, Fransa ve Belçika başta Avrupa’nın birçok başkentinde yüzü maskeli gruplar Suriye’deki gelişmeler nedeniyle sokakları karıştırdı, iş yerlerini, araçları yakıpyıktı. Kamu mallarına zarar verdi, polise saldırdı. Avrupa Parlamentosu (AP) binası önünde ellerindeki terör örgütünü simgeleyen paçavralarla taşkınlık çıkaran PKKYPG yandaşlarına da polis pek nadir görülür şekilde göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale etti. Dozajın daha da artacağına yönelik terör örgütünün çatı yapılanması KCK ve bileşenleri daha kötü şeyler olabilir diye tehdit ediyorlar Avrupa’yı. Niye? Suriye’de işler bekledikleri gibi gelişmedi, Suriye PKK’sı işgal ettiği çöktüğü bölgelerden çıkarıldı, federalizm, özerklik hayalleri çöktü. Ordu yutturmacasıyla abartılan terörist güruhu zoru görünce sahadan tüydü. Dolayısıyla teröristler, kendilerine kucak açan, silah ve finans desteği sağlayan efendilerine “bizi niye sahiplenmediniz” diye posta koyuyor, halka korku salıyorlar alenen... Avrupa, terör örgütü PKK’nın gerçek yüzüyle tanışıyor yani. Biliyorlardı ama nasıl olsa hedef ülke biz değiliz düşüncesiyle her türlü alçaklığa göz yumuyorlardı. Hatta bile bile elleri kanlı teröristlere yardım yataklık yapıyorlardı… Mesela; Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV)raporunda PKK’nın Avrupa’da büyük ölçüde şiddetten uzak bir görüntü sergilemeye çalışırken Türkiye’de ve bölgede terör saldırılarına devam ettiği vurgulanıyor. Raporu açıklayan BfV’nin Başkanı hiç utanmadan bir de ne diyor? “PKK Almanya’yı daha çok bir dinlenme ve geri çekilme yeri olarak görüyor.”
Doğrudan girelim. Beto, Fenerbahçe’ye 1. tercih olsun diye mi, yoksa Jhon Duran’a alternatif olsun mu diye alınıyor? Açıkca söylemek gerekirse taraftarın beğenmediği En Nesyri’den sadece fiziksel gücü ve savaşçılığıyla daha üstün. Yoksa temiz gol vuruşu derseniz, beğenilmeyen En Nesyri, Beto’dan çok daha önde.
Miraç , Mertcan ve Hüseyin, uzun süredir arkadaşlık eden Bursalı üç işsiz gençtir...
Bir zamanlar Boğaziçi’ni tanımlayan yalılar yok olurken, bu kayıp yalnız mimariyi değil, bir kültürü de beraberinde götürdü…
Üçüncü ayakta uygun grupta start alacak olan Ak Filazof finişi önde geçebilir. Bu safkanın kötü koşması halinde Hüküm devreye girer düşüncesindeyim. Günün sürprizi olarak son ayaktaki Cankafesimi tavsiye ederim... Herkese bol şanslı bir gün diliyorum.
Bir oyuncu maçın kaderini nasıl değiştirir diye sorsalar, Onuachu gibi derim kuşkusuz. Koca cüssesi ile öyle ince işler yapıyor ki, başına üç kişi de dikseniz bildiğini okuyor. Varlığı ile arkadaşlarına güven veriyor. Sadece hücumda değil, zor anlarda savunmasında da kurtarıcı olabiliyor.