Şişirilen SDG balonu patladı, gücünün ne olduğu ortaya çıktı. SDG’nin varlığını sağlayan ya da yutturmaya çalışılan üç temel unsur vardı: YPGPKK, bazı Kürt aşiretler ve Arap aşiretleri.. Arap ve Kürt aşiretler desteği çekip bilakis Suriye Devleti’ne bağlılıklarını bildirdiğinde SDG’nin beyin ölümü gerçekleşti. Terör örgütü elebaşının “SDG, Arap ve Kürt halkları birliğinin ispatıdır. SDG ve aşiretler arasında çelişki yoktur” sözünün palavralığı çok net ortaya çıktı…Rakka, Deyrizor’da ve daha bir çok yerde, hatta ikinci ateşkes süreci devam ederken Haseke kırsalında aşiretler Suriye Ordusu’nun müdahalesine bile gerek kalmadan bölgelerindeki teröristleri temizledi... Arap ve Kürt halkı birlikte sevinç gösterilerinde bulundu. YPGPKK’nın zorbalığı ve dayatmalarına isyan hali açıkçası… Ki bu rahatsızlık, kaynama Esad’ın, daha Suriye’de karışıklık ilk başladığı zaman, teröristlerin çöreklendiği o toprakları YPGPKK terör örgütüne bıraktığı, yekten teslim ettiğinden beri süregelen bir durum... Terör örgütü Esad’ın taşeronluğunu yaparak demografik yapıyı değiştirmekle kalmadı, bugün koruyorum dediği Kürt halkını özellikle de kendisine biat etmeyen Kürt aşiret liderlerini katletti... Baskı ve korkuyla ülkenin yüzde 33’lük bir alanında zorbalık dönemi yani. Bu süreçte terör örgütü 12-16 yaş arasındaki kız-erkek çocukları insanların evlerinden zorla aldı, terörist olarak devşirmek ya da ailelerine karşı koz olarak kullanmak üzere… Bunlar da BM ve uluslararası İnsan Hakları Örgütleri’nin raporlarıyla kayıt altında...
???