Bu sütunda, 28 Şubat’tan bu yana, sürekli “İran’a karşı ABD-İsrail savaşına ve sonuçlarına dayanarak herhangi bir siyasal konuda hüküm çıkartmak yanlıştır”dedim. Sebebi (a) bu savaş ahlak ve uluslararası hukuka aykırıdır; (b) İran’a verilen askeri zararla ilgili ABD ve İsrail değerlendirmelerine güvenmek yanlıştır. Ama bu değerlendirmeyi, İran’a savaşı gerçekleştirmek ve tüm Orta Doğu’yu yeniden tasarlamak için 40 yıldır çalışan NeoCon’ların araştırma kuruluşu Hudson Enstitüsü’nün bir elemanı yapacaksa, o zaman ne ahlak, ne hukuk ve ne de bilginin önemi kalır.
Trump nerede, nasıl tamam diyecek?.. Tek güç olarak dünyaya hükmetmeye karar vermiş, niyetlenmiş bir ABD görüntüsü var... Batı dahil bütün dünya ABD’nin bu tavrından, duruşundan rahatsız. Peki bunun bir sınırı olacak mı ya da Trump nerede duracak, daha doğrusu durdurulabilecek mi? Yoksa ABD belirleyici tek güç olarak dünyada bu şekilde istediğini yapacak, kafasına göre takılacak mı?...
Dünya Kadınlar Günü gelip geçerken unutulmaması gereken yiğit kadınlarımızdan birini hatırlayalım: İlk kadın savaş pilotumuz Sabiha Gökçen (1913 - 1971). Atatürk, onu, Türk kadınının neler yapabileceğini bütün millete göstermek için havacılık eğitimine gönderdi. 1937 yılı Cumhuriyet Bayramı törenlerinde Atatürk, Gökçen’den stadyum üzerinde mümkün olduğu kadar alçaktan uçmasını ister. Sebebini Sabiha Gökçen yıllar sonra şöyle anlatır:
Ramazan ayı başladığından bu yana belediyelerin iftar ve sahur programlarını yakından izliyorum. Bu sofralar sadece yemek için değil, aynı zamanda belediye başkanlarının vatandaşlarla bir araya geldiği önemli buluşmalar. Geçen hafta bu köşede Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in bin 500 öğrenciye verdiği iftar yemeğini yazmıştım. Başkan gençlerle aynı masada oturmuş, onların düşüncelerini dinlemişti.
Tüm dünyada üretken yapay zekânın rutin kullanımının bilişsel süreçlere etkilerini belirlemeye yönelik çalışmaların giderek arttığı görülmektedir. Bu araçların bir taraftan insanın bir eylemdeki failliğini olumsuz etkilerken diğer taraftan karar alma, problemlerle yüzleşme ve çözüm üretebilme, sabretme, eleştirel düşünme ve hafıza gibi en temel insani özelliklerde de kayıplara yol açtıkları artık daha somut bulgularla görünür olmaya başlamıştır. Bu araçların genellikle dijital yerliler olarak adlandırılan gençler arasında daha yaygın kullanımı, doğal olarak gençleri bu etkilere karşı daha korunmasız kılmaktadır.
Bir atasözümüz var, “Nalıncı keseri gibi hep kendine yontmak” diye. Bu söz, Okan Buruk’la müthiş örtüşüyor! Yani, devamlı kendi çıkarlarını gözetiyor, gerçekleri diline dolamıyor, tribünlere oynuyor!
Galatasaray- Liverpool maçının başlamasına az bir süre kala geldi Orhan Kaynak’ın vefat haberi. Bu acı haberi öğrendiğim andaki üzüntümü kelimelerle anlatmak zor... Ailesinin, yakınlarının, Trabzonspor camiasının ve Türk futbolunun başı sağ olsun...
Uçaklar havada, gemiler denizde, füzeler ve bombalar yağmur gibi yağıyor.