Avrupa kıtası, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana tecrübe ettiği en kritik güvenlik kriziyle karşı karşıya kalabilir. ABD’nin küresel jeopolitik önceliklerini Asya-Pasifik eksenine kaydırması ve Avrupa’nın konvansiyonel güvenliğinden aşamalı olarak çekilme sinyalleri vermesi, kıtada derin bir stratejik boşluk yaratabilir. Son dönemde Alman, Danimarka, İngiliz, Polonya, Litvanya ve Estonyaistihbarat teşkilatlarının ardı ardına kaleme aldığı raporlar, bu tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor. İstihbarat örgütlerinin ortaklaştığı en hayati uyarı, Rusya’nın Ukrayna’dan sonra Avrupa kıtasına göz diktiği yönünde. Bu uyarılar kamuoyunusavunma harcamalarının artırılması konusunda ikna etme çabası olarak değerlendiriliyordu. Ancak ABD’nin çekilmesiyle oluşacak devasa konvansiyonel boşluğun Avrupa ülkeleri tarafından vakitlice doldurulamayacağı gerçeği de yok değil. Yıllarca süren bütçe kesintileri ve lojistik hantallık nedeniyle Avrupa, tek başına bir caydırıcılık üretemiyor.