TBMM’deki gerilimli oturumlar, farklı partiler arası tartışma, vekil kavgaları siyasette vaka-i adiye...Yumrukların konuştuğu kadın vekillerin arada kaldığı, ağza alınmayacak sinkaflı sözlerin sarf edildiği çok sayıda örnek var. Hatta geçmişte aldığı darbeyle kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden vekiller de oldu maalesef... Ama bir siyasi partinin, hele de ana muhalefet partisinin kendi içindeki farklı iki grubun TBMM kapısına dayanarak, birbirleriyle fiziki çatışma noktasına geldiğine hiç tanık olmamıştık...İki ayrı CHP’deki gerilim, kavgalarla bu da eklendi Meclis literatürüne artık.... Meselede ne? CHP Meclis Grubu’nda kim konuşacak? Kılıçdaroğlu mu, Özel mi? İki ayrı CHP’de fikri, ideolojik değil isimler üzerindeki bölünmeden kaynaklı manipülatif bir gerilim yani... Öyle ki sağduyulu, hoşgörülü diye bilinen, tanınan insanlar bile bu garip atmosfer basıncıyla, keskinleşip, ötekileştirici bir tavır içinde... Kimse kimseyi dinlemiyor, dinlese de kendi bildiğinin doğru olduğu inadından vazgeçmiyor... Nasıl bir ruh haliyle birbirleriyle çatıştıklarını da gördük. Öfkesine hâkim olamayıp görevini yapan gazetecilere saldıranlar bile oldu. TBMM Başkanı Kurtulmuş’un, Grup toplantısına ziyaretçi almama kararı olmasa ve Kılıçdaroğlu, son dakikada olgunluk gösterip, makas değiştirmese Parlamento çatısı altında Türk siyasi tarihinde hiç karşılaşmadığımız çok daha vahim bir görüntü de yaşanabilirdi... CHP’yi yönetenlerin ya da yönetmeye talip olanların bu kontrolsüz , endişe verici gidişe bir an önce dur demeleri lazım artık… Liderlik ,tansiyonun yükseldiği krizlerin derinleştiği dönemlerde, militanvari tavırlar değil soğukkanlı ve sağduyulu hareket etmeyi gerektirir...
???