CHP’de uzun süredir devam eden çoklu krizler var. Her bir kriz de çoklu nedenlerden kaynaklı.. Mutlak Butlan kararı en önemlisi olabilir ama CHP’deki siyasi manzara sadece bir mahkeme kararıyla açıklanabilecek bir mesele değil... Kılıçdaroğlu ile Özel nedeni ne olursa olsun çok kötü yönettiler, yönetiyorlar krizleri.. Gerçekle yüzleşmekten ziyade, yaptıkları, söylemleriyle kriz içinde kriz yaratıyorlar sürekli.. Her iki tarafta bir hesaplaşma ve güç mücadelesi yürütüyorlar sadece... Koltuk benim hakkım kavgası yani... Gelinen noktada CHP’den kopuşa dair bir irade, hareketlilik söz konusu ama bu iradeyi frenleyen ve parti içinde mücadeleyi savunan çizginin, kesimin de oldukça kuvvetli olduğunu görmek gerekir... Mesela Muharrem İnce, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılmayacağı ve partide kalacağı sinyalini verdi. Hemde “Ben partiden ayrılmanın zorluğunu yaşadım” diyerek... Belki daha başkaları da açıklayacaktır yakın zamanda... Özel’de bu anlamda ikircikli bir görüntü veriyor zaten.. Hem CHP’yi bırakmam hem yolumdan dönmem diyor. İkisi de mümkün... Bunu bilerek kalıp partiyi yıpratmak ya da kendisini ihraç ettirerek mağduriyet yaratmak hesapları, taktiği olarak yorumlayanlarda var, olabilir... Ama bir parti kurulacaksa bunun lideri kim olacak meselesi var bir de. Değişim hareketinin liderliği İmamoğlu ve Özel birlikteliği gibi görünsede esas karar verici kim tartışması bilinen bir durum... Biri bir şey söyler, diğeri tam aksi düşünüyorsa, birbirlerine ters düşerlerse son sözü, raconu kesecek hangisi yani... Nitekim konuşulan yeni bir partinin çizgisi denildiğinde aralarındaki farklılık ortada İmamoğlu ağırlıkla sağa çeken merkezde bir yapı, Özel ve kurmayları ise daha çok sol görünümlü bir oluşum düşünüyor...Hal böyle olunca da karar vericinin tercihine göre; CHP’den ayrılması beklenen isimlerin, kitlelerin kopuş kararında hepten zorlanacakları çok açık...
???