Galatasaray son yılların en rahat deplasman maçını oynarken sıkmadan, gerilmeden, sinirlenmeden, zorlanmadan farklı bir şekilde galip geldi.
Hakikaten böyle bir santrforun olması bir takım için büyük bir şans... Adam iki gol atıyor, bir de gol attırıyor... Erzurum defansına devamlı baskı yapıyor, kendi takımını rahatlatırken rakibi de hem dağıtıyor hem de strese sokuyor... Anlaşılan bu sezon böyle geçecek...
Galatasaray, Trendyol Süper Lig’de siftahı Erzurum’da yaptı. Geçen hafta şok bir puan kaybıyla sezonu açan sarı-kırmızılar ilk 3 puanını çok rahat aldı.
Direkt konuya dalacağım. Xteki “Sana özel” sekmesi son yıllarda Türk internet aleminin başına gelmiş en kötü şey. Böylesi nefret pompalanan, kasıtlı şekilde kırmızı çizgilerin kaşındığı, damarlara pervasızca basılan, kiminin bundan para kazandığı, kiminin bir etki ve algı yaratmak için kullandığı tam bir lağım çukuru. Ve kimse bu lağım çukurundan azade değil. Politikacıları bir kenara koyacak olursak bu çukurun en çok bulaştığı iki grup var. “Topçular ve popçular.” Bu referanslar yaşımı ortaya çıkarıyor ya neyse...
Merck ve Moderna 19 Ağustos’ta bir basın bülteni yayınladı. Buna göre kişiselleştirilmiş mRNA kanser tedavisinin, Faz 3 çalışmasında melanomun nüks etme ve yayılma riskini azalttığı görüldü. İnsanlığın kanserden büyük çok az sorunu mevcut ve bununla travma yaşamamış da çok az kişi var. O yüzden de bu hafta biraz bu konunun bazı açılarına soru cevap şeklinde bakmak istiyorum.
Yaz bitiyor. Günler serinlemeye yüz tuttu. Ortam iri konularına rağmen tuhaf denecek kadar sakin.
“Biyoloji olanak tanır, kültür yasaklar”
Yapay zekâ alanındaki gelişmeleri haber seli içinde kaybolmadan takip edebilmek her zaman mümkün olmuyor. Gözüme çarpan gelişmeleri kısa kısa aktaracağım.