CD’nin yükselişi Kategorisi için haberler
40 yılda iyiden iyiye minimal olup bir akıllı telefonun içine girmiş her şey ve şimdi pazarlamacılar müziği o telefondan dışarı çekip çıkarma peşinde
40 yılda iyiden iyiye minimal olup bir akıllı telefonun içine girmiş her şey ve şimdi pazarlamacılar müziği o telefondan dışarı çekip çıkarma peşinde
Kaybetmemesi gereken bir karşılaşmayı hem rakibine büyük bir moral vererek hem de kendisini fazlasıyla güçsüz göstererek teslim etti Fenerbahçe.
Beşiktaş üç puanı almasaydı haksızlık olurdu. İlk 45 dakikada dengeli, 2. yarıda tek taraflı bir Beşiktaş oyunu izledik.
Oyuna Kırkpınar pehlivanları gibi başladılar. İkisi de birbirinden merdane idi. Yanı sıra birbirlerini ezmek, üstünlük sağlamak için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştılar… Bu tablo çok önemliydi. Tribünler ve maçı televizyondan izleyen futbol severler, gerçekten merak ve heyecanla kendilerini oyuna kaptırdılar.
Valla, pozisyon ve gollere girmeden önce, tempo, pres ve kazanma arzusu iki takımda da üst seviyede idi. Hakem Halil Umut Meler’in sıfır hatayla yönettiği, gölgesinin düşmediği mücadeleden keyif aldım. Adına yakışır bir derbi oldu.
Avrupa’da ırkçılık ve aşırı sağ günden güne artıyor.
İkisi de nur içinde yatsın; Yaşar Güvenir’in şiiri, Zeki Müren bestesi ile, 1980’lerden beri adeta atasözü niteliği kazanmış bir şarkı sözü vardır literatürümüzde: “Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli; alıştım hasretine, gel desen gelemem ki!”
Türkiye’de milyonlarca genç için tercih dönemi, yalnızca bir okul veya bölüm seçme süreci değildir. Bu dönemde verilen kararlar gençlerin gelecekteki mesleklerini, çalışma hayatına geçiş sürelerini, gelir düzeylerini ve hatta yaşayacakları şehirleri etkileyebilecek uzun vadeli sonuçlar doğurur. Buna rağmen tercihler çoğu zaman sınav puanları, başarı sıralamaları, çevreden edinilen bilgiler ve bazı mesleklere ilişkin yerleşik kabuller üzerinden şekillenir.
Sabah kahvaltısını aceleyle geçiştiriyoruz, öğle yemeğini çoğu zaman saatlerce erteliyoruz, akşam eve geldiğimizde ise günün bütün açlığını tek bir öğünde çıkarmaya çalışıyoruz. Üstelik akşam yemeğinden sonra televizyon karşısında atıştırmaya devam ediyor, gece yarısına doğru bir şeyler yemeyi de oldukça normal kabul ediyoruz. Sağlıklı beslenmenin yalnızca ne yediğimizle ilgili olmadığını, ne zaman yediğimizin de önemli olabileceğini hiç düşünmüyoruz. İşte son yıllarda giderek daha fazla araştırılan krononutrisyon kavramı tam da bunu anlatıyor.