7 yaşındaki Türk deha: Genetik aktarım oldu Kategorisi için haberler
‘ANNE KARNINDA BAŞLAYAN BİR MÜZİK YOLCULUĞU’
‘ANNE KARNINDA BAŞLAYAN BİR MÜZİK YOLCULUĞU’
Duran, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü 10. Yıl Anma Programları kapsamında, 15 Temmuz Derneğince Beyoğlundaki Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen "Şehit ve Şahit" programında konuştu.
Adıyamanın Besni ilçesi Erdemoğlu Mahallesi’nde bir apartmanın giriş kapısı önünde sahipsiz bir çanta bulan 65 yaşındaki ismini açıklamak istemeyen bir kadın, çantayı açtığında içerisinde çok sayıda altın ve ziynet eşyası bulunduğunu fark etti.
Kahramanmaraş merkezli depremler Hatayda büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesinde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 39 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarılarak yaşama tutundu. Depremzede vatandaş; kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan ve depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası birçok kurumda ölü olarak gözüken Artan, banka işlemlerinde sistemdeki hatayı düzeltebilse de sağlık kurumları sisteminde Kişi ölüdür, işlem yapılamaz uyarısıyla karşı karşıya kalmaya 40 ay boyunca devam etti. Süresi dolan ehliyetini yenilemek için sağlık raporuna ihtiyacı olduğu için yaşadığını kanıtlamaya çalışan Artan, geride kalan 40 ayın ardından Sağlık Bakanlığına yaşadığını kanıtladı. Sağlık Bakanlığındaki sistemsel hatanın düzeltilmesiyle rahat nefes alan Artan; doğum tarihinin normalde 23 Ocak olduğunu ifade ederek sistemsel hatanın düzeltilmesiyle birlikte 10 Temmuz tarihinin kendisi için yeni doğum tarihi olduğunu söyledi. Yetkililer tarafından hatanın düzeltildiğinin bildirilmesi için yapılan aramada ‘Gözün aydın, sistemimizde ölü değil de yaşıyor olarak gözüküyorsun sözlerini duyan Artan bu ifade karşısında mutlu olduğunu söyledi.
Kahramanmaraş merkezli depremler Hatayda büyük yıkıma yol açmış ve 25 bine yakın insan vefat etmişti. Asrın felaketine Narlıca Mahallesinde bulunan 3. kattaki evinde yakalanan 39 yaşındaki Ahmet Artan, yarım saatlik mücadelenin ardından mahsur kaldığı evinden kurtarılarak yaşama tutundu. Depremzede vatandaş; kendisiyle aynı ismi, soy ismi taşıyan ve baba isimleri aynı olan ve depremde ölen vatandaş yerine sisteme ölü olarak girildi. İsim karmaşası sonrası birçok kurumda ölü olarak gözüken Artan, banka işlemlerinde sistemdeki hatayı düzeltebilse de sağlık kurumları sisteminde Kişi ölüdür, işlem yapılamaz uyarısıyla karşı karşıya kalmaya 40 ay boyunca devam etti. Süresi dolan ehliyetini yenilemek için sağlık raporuna ihtiyacı olduğu için yaşadığını kanıtlamaya çalışan Artan, geride kalan 40 ayın ardından Sağlık Bakanlığına yaşadığını kanıtladı. Sağlık Bakanlığındaki sistemsel hatanın düzeltilmesiyle rahat nefes alan Artan; doğum tarihinin normalde 23 Ocak olduğunu ifade ederek sistemsel hatanın düzeltilmesiyle birlikte 10 Temmuz tarihinin kendisi için yeni doğum tarihi olduğunu söyledi. Yetkililer tarafından hatanın düzeltildiğinin bildirilmesi için yapılan aramada ‘Gözün aydın, sistemimizde ölü değil de yaşıyor olarak gözüküyorsun sözlerini duyan Artan bu ifade karşısında mutlu olduğunu söyledi.
Çelik, Srebrenitsa Soykırımının 31. yılı dolayısıyla sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Srebrenitsa Soykırımında şehit edilen canlarımızı rahmetle anıyoruz. Bu soykırımı asla unutturmayacağız. Şehitlerimizi asla unutmayacağız." ifadelerine yer verdi.
Kanunla, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda değişikliğe gidildi.
Kurtulmuş, Srebrenitsa Soykırımının 31. yılı dolayısıyla sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında, şu ifadelere yer verdi:
FETÖ’nün 15 Temmuz 2016da darbe girişiminde Ankara Gölbaşındaki Özel Harekat Daire Başkanlığında şehit olan Komiser Yardımcısı Cennet Yiğitin ailesi, evdeki bahçeye ‘Bahçemizden yediğiniz her şey helal olsun. Şehidimizin ruhuna gitsin’ yazısı astı. Hain darbe girişimini unutturmamak için şehit adına yaptırılan, Cennet ve silah arkadaşlarını şehit eden misket bombasından, paramparça olan cep telefonuna, üzerindeki kıyafetlere kadar birçok obje ve eşyanın bulunduğu anı evine Cennet ve arkadaşlarının kanının döküldüğü toprağın içinde bulunduğu biblo da eklendi.
Kıyı boyunca plastik şişeler, karton bardaklar, yiyecek ambalajları, poşetler, çekirdek kabukları ve midye kabuklarının gelişigüzel çevreye atıldığı görüldü. Hemen her noktada rastlanan çöp yığınları, İstanbul’un en çok ziyaret edilen sahil alanlarından birinde çevre kirliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.