Toplam 4302 Haber Bulundu.

Harun Tekin’in deneyi Kategorisi için haberler

Neyle karşılaşacağımızı çok fazla bilmeden gittik pazar akşamı Zorlu PSM’ye. Sahnede Harun Tekin olacak, emin olduğumuz şey bu. “O kadar çok afişte kullanıldı ki artık benden daha gerçek geliyor” dediği o Mor ve Ötesi fotoğrafı olmadığına göre herhalde grubun bildiğimiz şarkılarını tek başına söyleyecek. Projenin adı “Test 1-2-3”, bu biraz düşündürücü. Bir şey deniyor olduğunu anlıyoruz.

‘Kıracaksan zeytin kır’ Kategorisi için haberler

Herhalde zeytin kadar anlam atfedilen başka bir bitki yoktur. Zeytin ve zeytinyağı, tarih boyunca sadece refahın, bolluğun, kutlamaların ve şifanın değil aynı zamanda bilgeliğin ve barışın da sembolü oldu. Zeytin ve zeytinyağı, tarih boyunca yalnızca refahın, bolluğun, kutlamaların ve şifanın değil; aynı zamanda bilgeliğin ve barışın da sembolü olmuştur. Oleaceae familyasından gelen bu ağaç, sayısız efsanede yer almış, neredeyse tüm kutsal kitaplarda anılmıştır.

Queen Of Albany Kategorisi için haberler

İstanbul ikinci altılısının üçüncü ayağındaki Queen Of Albanyı birinciliğe yakın görüyorum. Üç kez start alan ve bir ikincilik, iki birincilik elde eden safkanın finişi önde geçmesini bekliyorum. Queen Of Albanyin beklenen yarışını yapmaması halinde devreye Loquita girer düşüncesindeyim. Günün sürprizi olarak son ayaktaki Özgün Furkanı tavsiye ederim. Herkese bol şanslı bir gün diliyorum.

Gordion düğümleri Kategorisi için haberler

Süper Lig’de derbilerin önemini zaman zaman unuttuk. Bazı hocalar, aslında 50 yıl önceki eskimiş sözleriyle hatırlanır. Brezilya’nın 1958 Dünya Kupası’nı kazanan kadrosundaki yıldızlardan Valdir Pereira Didi, 1974 ve 1975’de, Fenerbahçe tarihinde ilk kez, iki şampiyonluğu peş peşe kazanarak adeta putları (!) devirmişti. Fenerbahçe-Galatasaray rekabetinin derbi tanımıyla çok farklı, olağanüstü anlam taşımadığını anlatır, fikstürde sıradan maçlardan biri olduğunu söylerdi. Takımı kampa bile almazdı. Oysa derbilerden önce takımın kamp haberleri ve hazırlıklar, taraftarların ve basının “olağanüstü” ilgisiyle karşılanırdı. Brezilyalı teknik direktör, bu duruma gülerek bakar, “Derbilerde daha çok puan mı veriliyor?” diye dalgasını geçerdi.
Galatasaray’ın son şampiyonluklarında “boğazın karşı yakasında” geride kalan Fenerbahçe maçları önem kazandı. Beşiktaş (1-1) ve Trabzonspor (0-0) Süper Lig lideriyle deplasmanda berabere kalarak Cim - Bom’un yoluna taş koydular. Fenerbahçe de Dolmabahçe’deki derbide 2-0 geriden gelerek Kaptan Orkun ve Teknik Direktör Sergen Yalçın’ın peş peşe kırmızı kart görmesinden sonra Beşiktaş’ı 3-2 yenip puan farkını yarışa yakışır bir aralığa (4) taşıdı. Hemen anımsatayım: 7 şampiyonluk kazanmış Trabzonspor’un 3 Büyükler’le yaptığı maçları “galat-ı meşhur” sayıyor, derbi olarak kabul ediyorum.
Derbiler henüz bitmedi. Süper Lig’in ilk ve ikinci yarısında oynanacak maçlar var daha. Şurası kesin ki zafere giden yollar bu yıl derbi duraklarından geçer.
Dört Büyükler’in dışındakiler rakip değil mi? Kesinlikle en az “Dörtler” kadar önemliler. Adı üzerinde, Süper Lig bir maraton... Bunu en iyi gösteren takım da Selçuk İnan’ın yönetimindeki Kocaelispor oldu. Selçuk Hoca’nın, çok iyi bildiği ve tanıdığı Galatasaray’a karşı oyun planı başarıyla sahaya yansıdı. Lider, önde basarak rakiplerine kabul ettirdiği oyunu bu defa kuramadı. Okan Hoca’nın da anlaşılabilir zorlukları vardı. İlkay ve Yunus’un sakatlıkları, Barış Alper Yılmaz’ın onca çabasına rağmen oyunun içine girememesi, kulübedeki dar seçenekler Galatasaray’ı zor yollara itti. Okan Hoca’nın, form durumunu ve fizik kalitesindeki zayıflığı bile bile İcardi’yi Osimhen’le birlikte sahaya sürüp Kocaelispor’u çift santrforla kendi alanında sıkıştırma planı çalışmadı. Bu maçta Osimhen’in gayretiyle öfkesini birbirinden ayıramadık. Biraz sakin kalması, onu daha verimli kıracak gibi. Futbolumuzdaki “keskin sirkeler”i yumuşatmak gerekiyor.
Fenerbahçe’ye gelelim... Liderin Kocaeli’nde 3 puan kaybetmesinden hemen sonra gecenin maçına çıkıp Kayserispor’u 4-2 yenerek puan farkını minimuma (1) indirdiler. Işıklar yandı, ortalık aydınlandı… Tribünlere keyif ve coşku geldi.
Vuslat rüzgarlarıyla şarkılar söylendi. Genç arkadaşlar için yazalım: Vuslat, hayatın aşk, sevgi, özlem gibi evrelerinde “sevgiliye (şampiyonluğa) kavuşma” anlamına geliyor. Şampiyonluk özleminin biteceğine inanan sadece taraftarlar değil.. Onları inandıranlar var. En başta Başkan Sadettin Saran… Tam da sevgili Senad’ın (Ok) söylediği ve yazdığı gibi… Saran, öncelikle Tedesco’ya ve futbolcularına güvendiğini çok kısa bir açıklamayla dile getirdi. Sonrasında “güven oyu” alan İtalyan hoca da sessiz ve sakin bir sürece girip futbolcularına dokunmaya başladı. İsmail Yüksek, Fred ve sorunları olan Jhon Duran’a forma verip büyük motivasyon sağladı. Mourinho gibi sıkıntılı bir sürecin sonunda Fenerbahçe tümüyle sağlığına kavuşmuş gibi görünüyor, Tedesco henüz 40 yaşında. Gol sevinci bile eleştiri konusu olabiliyor. Bu durumu tecrübe eksikliği gibi görenlere Fatih Terim hocamızı anımsatalım. Milli Takım ilk kez 1996 Avrupa Şampiyonası finallerine katılırken teknik direktörümüz 42 yaşındaydı. Sonrasını herkes biliyor. Tedesco aynı zamanda Alman vatandaşı da olduğu için Akdeniz’in romantik, duygusal havasıyla kuzeydeki Avrupa bilim, ölçme, değerlendirme kültürünün de karakterini etkilediğini düşünüyorum.
Sadede gelelim: Bu yıl derbiler “Gordion Düğümü”... Çözebilene aşk olsun. O düğümler 1 Aralık’ta Kadıköy’de Fenerbahçe-Galatasaray, 26 Nisan 2026’da Galatasaray- Fenerbahçe maçlarında saklı. O düğümleri kesip atan kılıçları kimler çekecek? Bekleyip göreceğiz.

QTM nakavt oldu! Kategorisi için haberler

Nedir QTM? Açılımı; Quality Turkish Media... Yani, "Kaliteli Türk Medyası" demek!
İlk kez Fenerbahçenin Hollandalı eski golcüsü Pierre van Hooijdonk tarafından Türk medyasına alaycı bir eleştiri olarak dile getirilmişti. Ardından literatüre girdi ve çok da beğenildi!
Hooijdonkun Türk medyasına QTM yakıştırması yaptığı yıllarda bugünkü gibi bir sosyal medya falan yoktu. Pierrein hedefi geleneksel medyaydı.
Artık medyanın sosyal hali de var! Herkese açık, herkesin sesini duyurabildiği, herkesin kafasına göre atıp tuttuğu, aklına geleni yazdığı bir mecra burası.
İşini düzgün yapan meslektaşlarıma hiç sözüm yok. Fakat gazeteci görünümlü fanatikler ve kendilerini futbol uzmanı zanneden bol takipçili, mavi tıklı tiplere söyleyecek sözüm çok!
Kaliteli Türk Medyası (QTM) son dönemde üç konuda baltayı fena halde taşa vurdu. İlk olarak Domenico Tedescoya biçtikleri ömür konusunda ters köşe oldular. Ardından da şampiyonluk yarışıyla ilgili öngörülerinde çuvalladılar...
Fenerbahçe ligde 17 Eylülde Alanyasporla, 21 Eylülde Kasımpaşayla berabere kaldı. 24 Eylülde ise Dinamo Zagrebe mağlup oldu sarı-lacivertli takım. Ligdeki 4 puanlık kaybın ardından Hırvatistan deplasmanında oynanan futbol gerçekten umut kırıcıydı. Son derece kaotik bir dönemde göreve başlamış olsa da Tedesconun geleceği hemen tartışmaya açılmıştı...
Pek muhterem QTM ekibi zaten bir süredir bilemekte oldukları bıçaklarını Tedescoya cart diye sapladı! Bir kısmı, "Bu adam hoca falan değil, hemen gönderin, doğru düzgün bir teknik direktör getirin!" diye yazdı. Bir kısmı ise Mourinho dönemindeki rezalet ötesi futbolu övmeye başladı. Onlara göre Mourinho dönemi çok daha başarılıydı. Oynanan futbol ise neredeyse Manchester City seviyesindeydi!
Sonra ne oldu? Çalışkan Tedesco bu pek bilmiş QTM ekibini tabiri caizse denize döktü! Bugün aynı kişiler Fenerbahçenin fabrika ayarlarına dönmeye başladığını ifade ederek, Tedescoya övgü yağdırıyor...
Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki puan farkı 6ya çıkınca şampiyonluk yarışının çok erken bittiğini iddia edenler de fena halde duvara tosladı. Onlara göre fark daha da açılacaktı, Galatasaray üst üste dördüncü şampiyonluğunu bu kez şubat ayında ilan edecekti!
Netice? Fark bire indi, bana göre Trabzonsporun da yer aldığı yarış adeta yeniden başladı...
Kocaelispor-Galatasaray maçı ise QTMin maskesini bir kez daha düşürdü.
Kocaelisporun attığı golde hiç kimsenin göremediğini anında tespit ettiler ve "Bu nasıl gol, pozisyon net ofsayt! Neden Galatasaraydan hiç kimse itiraz etmiyor, olacak iş mi bu!" falan diye bastılar kuşun tuşlarına!
Sonra? Aut atışından ofsayt olmadığını öğrendiler!
Ardından Galatasarayın beraberlik golü geldi. Ancak VAR pozisyonu inceledi, hakemi ekran başına çağırdı ve gol doğal olarak iptal edildi.
Fakat QTM yine iş başındaydı. Zaten futboldaki bir tersliğin onların gözünden kaçması imkansızdı. İnanılmaz derecede saçmalayarak pozisyonun kesinlikle ofsayt olmadığını yazdılar! VAR hakemi ve hakemin el ele vererek, Galatasarayın buz gibi golünü buharlaştırdığını ileri sürdüler. Galatasarayın zaten yıllardır TFF ve hakemlere rağmen şampiyon olduğunu iddia edenler bile çıktı!
Sonra ne oldu?
Bu kişilerin ofsayt kuralını hiç bilmedikleri bir kez daha kanıtlandı. Oysa resmen kendilerini yırtmışlardı ama hakem haklıydı!
Bir tavsiye ile bitirelim... Futbolu bilmediklerini bile bilmeyen QTM tayfasını fazla ciddiye almayın. Gülün geçin, işinize bakın!

İSİMSİZLER VE İZANSIZLAR... Kategorisi için haberler

Ankara’daki Yunanistan Büyükelçiliği, şehitlerimiz var diye düzenlediği resepsiyondan müziği ve eğlenceyi kaldırdı.

Trump kimi kandırdığını sanıyor? Kategorisi için haberler

Barışçıdır Sayın Trump! O kadar barış-sever bir kişidir ki, Nobel Barış Ödülü’nü bile hak ediyor. Şu ana kadar 8 savaşa son vermiş! Her sayışında sayı artıyor ve şimdi sırada Araplarla İsrailliler arasında 3 bin (!) yıldır devam eden savaşa son vermek var.

BAYRAMLAR VARDI Kategorisi için haberler

Bayramlarımız vardı, her biri Atatürk hediyesi...

Necip ve Ersin mi, mevzubahis olmaz! Kategorisi için haberler

Hukuki ve de ekonomik kulvarlara girmek pek tarzım değil! Demem o ki, nu hukukçuyum, ne de ekonomistim. Ekonomiden biraz anlarım, neticede hayatın içindeyiz, dışında değiliz.

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.