‘Kadızadelilerin Sivil Alana Müdahalesi’ başlıklı önceki yazımda 17.yüzyılda Osmanlı toplumunda Avrupa karşısında yaşanan kaygının yol açtığı eksikliklere ve çıkış yoluna yönelik durum tespiti tartışmalarında ortaya çıkan ve Kadızadeliler olarak adlandırılan hareketin yaklaşımını, yönetimle kurdukları ilişki üzerinden yaklaşımlarının yürürlüğe girmesiyle yaşanan tartışmaları ve sivil alan daralmasını ele almıştım. Kadızadeliler, Osmanlı toplumunda bid’at ve hurafelerle mücadele edilmesi gerektiği, böylece Müslüman toplumun yaşamında bid’at bağlamında saflaşma sağlanarak bu durumdan çıkış imkânı olabileceği iddiasıyla yeni bir tartışma ve etrafında cereyan eden bir hareket inşa etmişlerdi. Tartışılan konular oldukça ta’li konular olmasına rağmen iktidar gücü ile ciddi yasakların devreye girmesi, özellikle dergâhlar tarafından sergilenen karşı duruş ile sivil alanda oldukça yoğun gerilimlerin yaşandığı bir dönem olmuştu.