Adele, müzikten sonra sinemada Kategorisi için haberler
2009 yılındaki bir röportajında, “Ailem Türk, İspanyol ve İngiliz asıllı” diyen Adele, şimdiye kadar şarkıcı olarak birçok rekora imza attı.
2009 yılındaki bir röportajında, “Ailem Türk, İspanyol ve İngiliz asıllı” diyen Adele, şimdiye kadar şarkıcı olarak birçok rekora imza attı.
Günümüzde unutulsa da Beyazıt Yangın Kulesi’nin İstanbul şehri için çok önemli bir görevi vardır. Kulenin üst katlarında hâlâ varlıklarını koruyan ve iki yöne bakan metal uzantılar bulunmaktadır. Bir dönem bu borulara gündüzleri renkli sepetler, geceleri ise fenerler asılırdı.
Dişlerimizi çürüklerden korumak, sandığımızdan çok daha zor. Hepimiz şekerli yiyeceklerin dişlere zarar verdiğini biliyoruz. Peki ya sağlıklı olduğunu düşündüğümüz besinler? İşte tam da burada sürprizlerle karşılaşıyoruz. Çünkü uzmanlara göre, günlük hayatımızda sık tükettiğimiz bazı “masum” gıdalar, diş minesini sessizce aşındırıyor ve çürük riskini artırıyor.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), 1 Ocak’ta Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını Danimarka’dan devralacak. Danimarka dönem başkanlığının AB-Türkiye ilişkilerine olumlu bir etkisi olmadı. Aralık AB liderler zirvesi sonuç bildirgesinde Türkiye’ye atıf bekleniyor. Muhtemelen Avrupa Komisyonu’nun 4 Kasım’daki Türkiye raporundaki ifadeler, öneriler yer alacak; ancak Rum kesimi veya Yunanistan’ın eklemeleri olabilir.
BIST 100 Endeksi’nin yüzde 3.3 gerilediği haftada yatırımcı yönünü tekrar metale çevirdi. Altın yüzde 2 yükselirken, Anadolu Metal Madencilik yüzde 6.7 artışla haftanın öne çıkan adresleri oldu.
Koleksiyonerlerin harcama alışkanlıkları, aslında dönemin estetik ruhunu da gösteriyor. aBlogtoWatch anketine göre ciddi bir koleksiyoner artık tek bir saat için 10 bin euro ödemeyi doğal buluyor. Birkaç yıl önce ortalama harcama 3 bin euro civarındaydı, bugünün “normal”i ise 5 bin euro. Görünen o ki insanlar saatlerin pahalandığını kabullenmiş ve bütçelerini buna göre ayarlamış.
Deprem, sadece zemini değil, güvenlik algımızı da sarsıyor. Bir süre zihnimizin arka planına çekilen deprem korkusu, Balıkesir’deki sarsıntılarla yeniden kendini gösterdi. Geçmiş depremlerde tanık olduğumuz yıkım, enkaz, kurtarma, ölüm görüntüleriyle, yaşayabileceğimiz olası senaryoları zihnimizde yeniden canlandırmaya başladık. Kaygıyla, kontrol edilemez bir doğa olayını öngörerek çaresizliğimizi azaltmaya çalışıyoruz. Cep telefonlarına yüklediğimiz AFAD ve benzeri uygulamalarla “son depremler”i sıkı takibe aldık. Bu çaba deprem kaygısını yönetmek için makul bir yol gibi görünse de birçok insanda korku ve paniği alevlendirmekten başka bir işe yaramıyor. Üstelik korku, başka travmatik stres belirtilerinin gelişmesine de zemin hazırlıyor.
Gecenin bir yarısı yine uyandınız ve tekrar uyumakta zorlanıyorsunuz. Telaşlanmayın. Sizin gibi milyonlarca insan içinden aynı soruyu geçiriyor: “Bende bir terslik mi var?” Cevabım net: Hayır, yok.
Soran, sorgulayan, üreten, sorun çözen, halkıyla bütünleşen, çevresel koşulları dikkate alan, ilgi ve yetenekleri öne çıkartan, entelektüel ve demokrat bireyler yetiştiren, öğrenmeyi öğrenen ve öğreten, en önemlisi de ülkemin her yeri benim memleketim diyen, Cumhuriyeti ve değerlerini iliklerine kadar hisseden ve hissettiren yurttaşlar yetiştiren bir sistem mi yoksa her söyleneni sorgusuz sualsiz kabul eden itaatkar nesiller mi?