CHP’de hemen her kurultay öncesinde tabana, teşkilata heyecan vermek amacıyla parti içinde dillendirilen bildik söylem neydi? Değişim… Ama CHP’de kastedilen değişim nedir? Ya da “Hangi isimle, kimle, nasıl CHP değişmiş olacak?” soruları her daim geçerli oldu... Zihniyet değişimi ise ötelendi... İsimler değişse de önceki yönetimleri eleştiren, zihniyet değişimi vaadiyle yönetime gelenler de aynı yolda yürüdüler hep. Dolayısıyla CHP’de değişmeyen değişim klasiği vizyondan hiç düşmedi. Hal böyle olunca da partinin, partilinin bütün enerjisi sokağın, vatandaşın sorunlarından ziyade kendi iç kavgasına odaklandı daha çok... Meseleleri mahkemelik olan yolsuzluk iddiaları ve davalarla sıkıntılı bir şüreçteki CHP’de 39’uncu olağan kurultay arifesinde de görüntü aynı... Tek fark değişim yerine arınma sözcüğünün popüler hale gelmesi... Arınma in, değişim out yani... Parti içi kavga daha da sertleşip keskinleşmiş ve hepten aleniyete dönüşmüş durumda... Özellikle de suskunluğunu bozan önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun arınma içeren son çıkışı ile hem yeni hem eski CHP’li bazı vekillerin aynı paralelde şimdiki Genel Başkan Özgür Özel’e ayrı ayrı yazdıkları mektuplar ve bazı eski ilçe belediye başkanlarının da buna destek vermesi nedeniyle... Bunlardan kaynaklı olarak da CHP’nin fay hatlarındaki zaten var olan hareketlilik ve stres yükü daha da artmış halde...